Adet

::::::::::::::::::::::::

Âdet, 3 evreye ayrılır: Folikül evresi ya da gelişme evresi; lütein evresi ya da salgı evre­si; âdet kanaması. Âdetin 1. günü, âdet kanamasının 1. günü başlar ve bir sonraki âdet ka­namasından bir gün önce sona erer.

 

Folikül evresi ya da gelişme evresi

Âdet kanamasının hemen sonunda, yani âdet çevriminin 5. ya da 6. gününe doğru başlar ve yumurtlamaya (14. güne doğru) kadar sürer. Bu evre, yumurtalık folikülleri tarafından salgılanan östrojenlerin etkisi altındadır.

Başlangıçta, yüzey epiteli incedir ve bezler yoktur. Mukozanın toplam kalınlığı azdır ve yalnızca derin tabakaya uyar.

Koryon düzeyinde olduğu kadar, salgı bezleri düzeyinde de birçok hücre bölünmesi (mitoz) vardır. Yavaş yavaş mukoza kalınlığı artar ve salgı bezleri, daha derin hale gelir. Başlangıçta düz iken, sonra kıvrıntılı olurlar.

Salgı bezi epitel, pek çok hücre bölünmesi (mitoz) gösteren birbiri üstüne oturmuş hücrelerden yapılıdır.

Koryon düzeyinde ödem bulunduğu ve gene birçok hücre bölünmesi (hücrelerin etkin biçimde çoğaldıklarının belirtisidir) olduğu gözlenir. Bu gö­rünüm, en yüksek düzeyine, yumurtlama günü olan âdet çevriminin 14. günü (28 günlük bir âdet çevrimi için) ulaşır.

 

Lütein evresi ya da salgı evresi

Bu dönem, yumurtlamanın ertesi günü başlar. Yumurtalık sarı cismi tarafından salgılanan östrojen ve progesteronun etkisi altındadır. «Salgı evresi» diye adlandırılmasının nedeni, progesteron etkisiyle rahim bezlerinin glikojen salgılamasıdır.

Bu glikojen salgısı, âdet çevrimi sırasında döllenen yumurtanın yaşaması ve yuvalanması için mutlaka gereklidir.

15. güne doğru, bez hücrelerinin tabanında glikojen damlacıklarının belirdiği görülür. Yavaş yavaş bu damlacıklar, hücrenin tepesine doğru çıkan iri boşluklar haline dönüşür.

Bu evrede, gerek bezlerde, gerekse koryonda. hücre bölünmeleri ortadan kalkar.

24. gün, mukoza kalınlaşır ve bezlerin yüzeyleri çok dalgalı ve kıvrıntılı hale gelir. Çeperleri, testere dişi görünümü alır. Hücrelerse, bol glikojen salgısı nedeniyle biçim değiştirmiş ve uzamışlardır. Böylece, «Rahim dantelası» görünümü gerçekleşmiş olur. Hücreler daha az yüksektirler; hücrenin yukarı bölümünde ve bezlerin boşlukları içinde glikojen bulunur. Bu görünüme, sarmal atardamarların (Rahim mukozasının özel damarlanmasını nitelerler) gelişmesi de eklenir.

28. gün, östrojen ve progesteron salgısının belirgin olarak azaldığı sırada, âdet kanaması öncesi evre belirir. Rahim mukozası, bozulmaya başlar; yüzey çok dalgalıdır ve bezlerin birbirleri üstüne katlanmasıyla, kıvrıntılı görünümleri daha da artar. Yer yer, mukozanın kötü kanlandığını gösteren kan toplanmaları, doku ölümleri saptanır. Aynı zamanda koryon içinde, kan damarlarından gelen hücreler olan akyuvarlar ve parçalı çekirdeklerin önemli ölçüde çoğaldıkları saptanır.

 

Âdet kanaması

Çevrimsel biçimde gelen, yüzde 75 oranında pıhtılaşmayan değişmiş kan ve yüzde 25 oranında Rahim mukozası artığı, mukoza ve sudan oluşan kanlı bir akıntıyla tanımlanır.

Bu olay kadınlara ve bazı dişi maymunlara (makak, şempanze) özgüdür. Kadınlarda, rahim mukozasının özel damarlanmasına ve sarmal atardamarların varlığına bağlıdır. Sarmal atardamar, Rahim damar ağının uç dalıdır. rahim mukozasının işlevsel tabakasını kanlandırır. Ayrıca, salgılama evresi sırasında, mukozanın bütün öğelerinin genel gelişme olayına karışır; ama, bezlere ve mukozaya göre daha hızlı gelişir ve yavaş yavaş, adını aldığı kıvrıntı ve sarmallar gösterir.

Âdet kanaması öncesi dönemde, rahim mukozasının belirgin olarak kendi üstüne katlandığı saptanabilir: Mukoza kalınlığı, aşağı yukarı yarıya iner. Sarmal atardamarcıklar da, kendi üstlerine katlanmışlardır; aynı zamanda, bu atardamarlar düzeyinde, uzun kasılmalar da oluşur. Mukozanın damarlanmasında, önemli düzensizlikler ortaya çıkar. Kan dolaşamaz hale gelir; mukoza solgunlaşır, doku ölümüne uğrar ve yerinde, yalnızca bez diplerinin epitelini ve derin tabakayı bırakarak, yapraklar halinde dökülür. Bu olay, 2-3 gün sürdükten sonra, bütün Rahim mukozası, yaprak yaprak ayrılır ve atılır.

Geçen bütün bu olaylar, sarı cisim salgısının ortadan kalkmasına, özellikle de Rahim mukozasının korunmasından sorumlu olan progesteronun yitmesine bağlıdır.

Sonraki günlerde, atılmadan yerinde kalmış bez diplerinin epiteli, yeni Rahim mukozasını yapar. Bir sonraki âdet çevriminde, aynı koşullar ortaya çıkar ve bu böyle sürüp gider.

 

ÂDET KANAMASININ ÖZELLİKLERİ

 

Kanamanın hacmi, kadından kadına değişir: 10-130 mit (ortalama değerle 50 mit) kadar. Yaklaşık olarak 35 yaşından sonra, önemli ölçüde azalır.

Aynı biçimde, kanamanın süresi de kadından kadına değişir. 3-6 günlük bir süre, aybaşının 2. ya da 3. günü, azami kanamayla birlikte normal kabul edilir. Aynı kadında bile âdet kanamasının süresi değişebilir.

Âdet kanamasının ritmi de değişkendir. En sık raslanan, 28 günlük dönemlerdir; ama, 25-32 gün arasında oynayan bir süre de normal gibi kabul edilebilir.

Kahverengimsi renkli âdet kanaması, genellikle pıhtılaşmaz. Gerçekten, âdet kanamalarında normal durumda pıhtı yoktur. Pıhtı bulunması, bir âdet anormalliğinin kanıtıdır; özellikle de çok aşırı ve kanamalı âdet belirtisidir.

 

 

Ana Sayfa

 

 

HASTALIKLAR

AKCİĞER HASTALIKLARI

KARACİĞER HASTALIKLARI

KALP VE DAMAR HASTALIKLARI

MİDE HASTALIKLARI

BEYİN VE SİNİR HASTALIKLARI

KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI

GÖZ HASTALIKLARI

CİLT HASTALIKLARI

AĞIZ VE DİŞ HASTALIKLARI

EKLEM HASTALIKLARI

KADIN DOĞUM HASTALIKLARI

RUH HASTALIKLARI

KEMİK HASTALIKLARI

BAĞIRSAK VE ANÜS HASTALIKLARI

CİNSEL HASTALIKLAR

BESLENME HASTALIKLARI

KAN HASTALIKLARI

SOLUNUM  HASTALIKLARI 

HORMON HASTALIKLARI

ERKEK HASTALIKLARI

KAS HASTALIKLARI

ÇOCUK HASTALIKLARI

BÖBREK VE İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI

İLKYARDIM

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sağlık ve Tıp