Ergenlik
dönemi, çocukluktan genç kızlığa adımların atıldığı bir dönemdir. Bu
dönemde bedensel gelişim ve kişilik gelişimi çok hızlıdır. Kızlarda
9-10 yaşlarında başlayan bu değişim 18 yaşına dek devam eder.
Sağlıklı bir kadın olabilmek için gerekli olan değişimlerin
gerçekleştiği ergenlik döneminde, beyin ve üreme organları vücudun
diğer bölümlerine hormonlar adı verilen kimyasallar aracılığı ile
mesajlar gönderir. Kızlar ergenlik dönemine erkeklerden yaklaşık iki
yıl önce girer. Bu büyüme ve gelişim sürecini kişinin kendisinin
düzenlemesi mümkün değildir. Bu süreç ancak vücut hazır olduğunda
başlar.
Ergenlik
döneminin başlaması ile beraber önce kalçalar yuvarlaklaşmaya
başlar, bunu cinsel organların etrafında ve koltuk altında tüylerin
belirmesi takip eder. Göğüslerin büyüklüğü ve şekli değişir. Bu
değişiklikler kişilere göre hızlı veya yavaş olabilir. Özellikle
koltuk altından daha fazla terleme başlar. Bu dönemde hormonların
etkisi ile ciltte yağlanma artar ve sivilceler çıkar.
Ergenlik
döneminden itibaren daha fazla salınmaya başlayan cinsiyet
hormonlarının etkisi ile adet kanamaları ve adet döngüleri başlar.
Hormonların etkisi ile duygu ve davranışlar da değişir, psikolojik
yapı değişerek çocuk kişiliğinden genç kız kişiliğine geçilir.
Ergenlik
döneminde beyinden gelen uyarılar, yumurtalıklardan östrojen ve
progesteron adı verilen hormonların salınmasını sağlar. Adet döngüsü
bu hormonlar tarafından düzenlenir. Kız çocukları doğduğunda
yumurtalıklarında 400.000 civarında yumurta vardır. Doğumdan
ergenlik dönemine dek geçen süre içinde yumurtaların bir kısmı
dejenere olur. Ergenlik ile birlikte her ay bir yumurta olgunlaşarak
atılır. İlk adet kanamasına menarş denir. Adet kanaması 9-16 yaşları
arasında başlar.
1-14
Gün: Bu günler döngünün östrojen fazı olarak da
adlandırılır. Adet kanamasının başladığı ilk gün östrojen en düşük
düzeydedir. Hipofiz bezine gönderilen sinyaller ile FSH adı verilen
hormon salınır, bu hormon yumurtalıklardan östrojen üretimini
uyarır.
1.
Gün: Adet kanaması başlar. Miktarı önemli olmamakla
birlikte kanamanın başladığı ilk gün siklusun 1. günü olarak
sayılır. Kanama genellikle 28 günde bir görülür. Bu dönemde
yumurtalıklardan salınan yumurta döllenmediği takdirde rahmin iç
tabakası ile beraber atılır. Adet kanamasının başladığı ilk gün
sancılı geçebilir.
2-5.
Gün: Kanama giderek azalır.
6.
Gün: Kanama durur, bu arada yumurtalıklarda folikül adı
verilen kese içinde bulunan yumurta büyümeye devam eder.
7-12.
Gün: Yumurtayı içinde bulunduran kesecik büyür ve östrojen
üretimi devam eder. Rahmin iç tabakası giderek kalınlaşır.
13-14.
Gün: Ovulasyon (yumurtlama), olgunluğa erişen yumurtanın
yumurtalıklardan salınmasıdır. Bu dönemde cinseli ilişkide
bulunulursa gebelik gerçekleşebilir. Ovulasyonun (yumurtlamanın)
gerçekleştiği günlerde karnın alt kısmında ve kasıklarda hafif ağrı
olabilir. Çok az kanamanın da görülebildiği bugünlerde vücut ısısı
artar.
15-28.
Gün: Adet döngüsünün ikinci yarısında yumurtalıklardan
progesteron adı verilen hormon salınır. Progesteronun etkisi ile
rahmin iç tabakası kalınlaşarak gebeliğe hazırlanır.
15-18.
Gün: Yumurtalıklardan salınan yumurta tüpler aracılığı ile
rahme gelir. Bu arada östrojen düzeyi düşmeye başlar ve
yumurtalıklardan progesteron adı verilen hormon salınır.
19-20.
Gün: Rahim gebeliğe hazırdır. Progesteron endometrium adı
verilen rahmin iç tabakasının kalınlığını arttırır. Premenstrual
sendroma da ( adet öncesi gerginlik sendromu ) neden olan bu hormon
duygusal değişikliklere ve ciltte bozukluklara yol açar.
21-28.
Gün: Progesteron ve östrojen yüksekliği devam eder. Bunlar
göğüslerde ağrı ve hassasiyete, vücutta su toplanmasına ve belli
gıdalara karşı aşırı istek duyulmasına neden olur. Tuzlu gıdalar
yenildiğinde vücutta şişlik artar. Yumurta döllenmediği zaman
gebelik oluşmaz, progesteron ve östrojen düzeyi düşer ve adet
kanaması başlar.
Adet
Kanamaları Başlamamasının sebepleri nelerdir?
Adet
kanamaları 9-16 yaşları arasında başlar. Spor yapan kızların yanında
çok zayıf olan ve gelişmenin başladığı dönemlerde kilo veren
kızlarda da menarş (ilk adet kanaması) gecikebilir.Genç kız 15
yaşına gelmesine rağmen hala adet kanamaları başlamadıysa bir hekime
başvurup kontrolden geçmesi gerekir. Hekim genital organları kontrol
eder. Bazı kızlarda vajinanın girişinde bulunan zarda normalde
bulunması gereken ve adet kanının dışarı akmasına olanak veren
açıklık bulunmaz. Çok nadir vakalarda ise vajina veya rahim
gelişmemiş olabilir.
Adet
Kanamaları Hangi Sıklıkla Olur?
Adet
kanaması ayda bir olur. 25-30 gün arasında süren adet döngüleri
normaldir. Adet kanaması 3-7 gün s ürer. İlk günlerde daha fazla
olan kanama giderek azalır. Adet kanamalarının başladığı dönemlerde
bu kanamalar her ay aynı şiddette olmayabilir. Kanama bir ay daha
fazla, diğer ay çok daha az olabilir.
Adet
Kanamaları Düzensizse?
Adet
kanamaları vücut ağırlığı, diyet, heyecan, stres, egzersiz ve
hastalıklardan etkilenerek düzensizleşebilir. İlk yıllarda adet
döngülerinin uzunluğu değişir. İlk 1-2 yıl adet kanamalarının
düzensiz olması normaldir. Menarştan sonra üreme organları ve
hormonların uyum içinde çalışmasının düzene girmesi zaman alır.
Adet
Döngüsü Çok Uzunsa?
Bazı
kızlar yılda sadece 3-4 kez adet görür. Stres, ağır egzersiz, ani
kilo kaybı ve diyet nedeni ile adet döngüleri çok uzun sürebilir.
Bunun dışında hormonal dengesizlikler de bu sürenin uzamasına yol
açar. Polikistik over sendromu adı verilen kilo fazlalığı, aşırı
tüylenme ve adet düzensizliklerinin görüldüğü durumda yılda sadece
3-4 kez adet görülür.
Adet
Döngüsü Çok Kısaysa:
Stres,
bazı tip egzersizler ve yaşam tarzındaki değişiklikler nedeni ile
adet döngüleri 21 günden daha kısa sürebilir. Bu durumda hekime
başvurarak kontrolden geçmek gerekir. Fazla kanama kansızlığa neden
olur. Kansız olan kişiler demir içeren besinlerden daha fazla yemeli
veya demir hapları kullanmalıdır. Adet kanamalarının kaç günde bir
olduğu, kanamanın kaç gün sürdüğü, kanama miktarı ve kramp gibi
şikayetler not edilerek hekime iletilmelidir.
Bir ay
adet görmemek önemli midir?
Stres,
hastalık, kilo kaybı gibi nedenlere bağlı olarak birkaç ay adet
görülmeyebilir. Birkaç ay adet kanaması olmadığında hekime
başvurulması gerekir.
Adet
kanaması sırasında ne gibi ürünler kullanılmalıdır?
Adet
kanaması sırasında en sık kullanılan ürünler pedlerdir. Bunlar iç
çamaşırına yerleştirilen ve emiciliği fazla olan ürünlerdir. Bunlar
adet kanını emerek, pedin iç katlarına alır. Bir diğer yöntem ise
tampon kullanımıdır. Tampon ülkemizde çok yaygın kullanılmayan bir
üründür. Genç kızlar için üretilmiş ve vajinanın girişindeki zara
zarar vermeyen tipleri de vardır. Cinsel hayatı aktif olan kişiler
tamponu daha rahat kullanır. Tampon kullanırken dikkat edilmesi
gereken önemli noktalar vardır. Tampon kullanılması Toksik Şok
Sendromu olarak adlandırılan önemli bir sağlık sorununa neden
olabilir. Tampon kullanan kişilerin tamponu mutlaka 4-6 saatte bir
değiştirmeleri ve temizlik kurallarına çok dikkat etmeleri gerekir.
Adet
kanaması sırasında denize girilebilir mi?
Eskiden
bu dönemde denize girilmemesi, spor yapılmaması ve normalde yapılan
bir çok aktiviteden uzak durulması gerektiğine inanılırdı. Gerekli
korunma sağlandığında yüzme ve diğer sporlar yapılabilir. Ağrı ve
krampları olan genç kızlar bu aktiviteleri yapmaktan kaçınmalıdır.
Adet
kanaması sırasında görülen kramplara ne yol açar?
Genç
kızların bir kısmı adet kanaması başlamadan önce ve kanama sırasında
karın ve kasık bölgesinde şiddetli ağrılardan yakınır. Bu kramplar
genellikle hafif olmasına rağmen bazen genç kızların günlük
yaşantısını devam ettirmesini engelleyebilecek kadar şiddetli
olabilir. Genç kızların yarısından çoğu kramplardan yakınırken, her
7 genç kızdan birinde ağrılar çok şiddetlidir. Adet kanaması ile
rahmin iç tabakası dökülmeye başlar ve prostoglandin adı verilen
maddeler salınır. Prostoglandinler rahimdeki düz kasların
kasılmasına neden olur. Rahimdeki düz kasların kasılması sırasında
şiddetli kramplar hissedilebilir. Prostoglandin düzeyi bazen çok
yükselir bu durum ağrının çok fazla olmasına neden olur. Rahim ile
rahim ağzı arasındaki kanalın dar olduğu genç kızlarda bu kramplar
daha şiddetli olur. Ayrıca stres de bu krampların şiddetini
arttırabilir.
Adet
kanaması sırasındaki kramplara başka yakınmalar da eşlik eder mi?
Bu
kramplara baş ağrısı, bulantı, kusma, sık idrara çıkma ve barsak
hareketlerindeki değişikliklere bağlı ishal veya kabızlık eşlik
edebilir.
Kramplar nasıl tedavi edilir?
Yeteri
kadar dinlenme, uyku ve düzenli egzersiz yapılması krampların
şiddetini azaltır. Karın bölgesine sıcak pedlerin yerleştirilmesi de
ağrıyı azaltabilir. Karın bölgesine sıcak su torbası uygulanabilir,
fakat kullanılan su çok sıcak olmamalıdır. Prostoglandin üretimini
azaltan ağrı kesiciler kullanılabilir. Ağrı kesicileri kullanmaya
kramplar şiddetlenmeden başlamak gerekir. Ağrı kesicileri kullanmaya
tahmini adet kanamasından bir gün önce başlanması ve ilaca kanama
başladıktan sonra 1-2 gün daha devam edilmesi önerilir.
Ağrı
kesiciler adet kanamasının artmasına neden olur mu?
Aspirin
dışındaki ağrı kesiciler kanamanın artmasına neden olmaz. Ağrı
kesicileri kullanmadan önce hekime danışılması ve ilacın yan
etkilerinin öğrenilmesi gerekir. Başkalarında herhangi bir probleme
neden olmayan bir ilaç size zararlı olabilir.
Adet
döneminde sigara içmek zararlı mıdır?
Sigara
içmek sağlığınızı olumsuz etkiler. Yapılan bilimsel çalışmalarda
sigaranın üreme sağlığını da olumsuz etkilediği gösterilmiştir.
Sigaranın içerdiği nikotin kan damarlarının büzüşmesine ve
organların oksijen ihtiyacının karşılanamamasına yol açar. Sigara
adet döngülerinin düzenini bozarak ileride çocuk sahibi olmayı
zorlaştırabilir.
Adet
kanaması sırasında pıhtıların gelmesi normal midir?
Kanamanın
fazla ve krampların olduğu ilk günlerde pıhtıların gelmesi
normaldir. Vücudunuzda pıhtılaşmayı önleyen faktörler üretilir.
Kanamanın çok yoğun olduğu günlerde üretilen bu faktörler yetersiz
kalabilir ve pıhtılaşma olur. Fakat her zamankinden büyük pıhtılar
geliyorsa hekime başvurulması gerekir.
Adet
kanamaları arasındaki dönemde de kanama olur mu?
Adet
kanamaları arasındaki dönemde lekelenme şeklinde kanamalar olabilir.
Ara kanamaların en sık nedeni yumurtlama döneminde (yumurta
çatladığında) görülen kanamadır. Bu durum endişelenmeyi gerektirmez.
Üreme organlarındaki enfeksiyonlar ve tümörler de ara kanamalara ve
lekelenmelere yol açar.