Aşk yanlışları
::::::::::::::::::::::::
Sonu hiç gelmeyecekmiş sandığımız aşk
hikayeleri yaşarız. Aşk üzerine bir sürü kitap okur, aşk üzerine durmaksızın
konuşuruz.
Aşk biter mi, aşkın ömrü kaç yıldır,
aşk herşeyi affeder mi?..
Bütün bu soruların yanında,
bildiğimizi sandığımız ya da aslında hiç bilmediğimiz bazı gerçekler vardır.
İşte 'sorun yok' sandığınızda, ilişkileri çıkmaza sokan beli başlı
yanlışlar...
YANLIŞ: Eski partnerinize karşı hala
güçlü hisleriniz varsa, yeni partnerinize aşık olamazsınız.
Bu aslında yanlış bir tez. Çünkü
insanlar yaşamları boyunca birden fazla kişiye aşık olabilir. Eski
partnerinize karşı hala güçlü hisler besliyorsanız, bu sizin kabahatiniz
değil. Bu belki de yeni partnerinizde bulamadığınız ve alışkın olduğunuz bir
takım özelliklerle ilgilidir. Bu sizin yeni partnerinize aşık olamayacağınız
göstermez.
YANLIŞ: Doğru insan' ile karşılaşınca
bunu kesinlikle anlarsınız.
Bir partiye katılırsınız ve salonun
öbür ucunda ayakta duran ve gözlerinizin içine bakan kişiyle birbiriniz için
yaratıldığınızı düşünürsünüz. Peki ya buna inanıp ta sonradan yanıldığını
görenler? Tanıştığınız birinin sizin ruh ikiziniz olduğunu düşünüp te hemen
harkete geçmeyin, yanılma ihtimaliniz çok yüksektir çünkü.
YANLIŞ: Evlenmeden öncce birlikte
yaşamak, aranızdaki bağı sağlamlaştırır.
Çiftlerin yüzde 50'si evlenmeden önce
birlikte yaşıyor. Fakat bu, boşanma oranını düşürmüyor. Hatta araştırmalar,
evlenmeden önce aynı evi paylaşanların bo
şanma oranlarının daha yüksek olduğunu
gösteriyor.
YANLIŞ: İdeal erkeğiniz birçok açıdan
size benzer .
Evlilik uzmanları, etnik, dini ve
başka benzerliklerin, uzun süreli ilişkilerin anahtarı olduğunu söyleseler
de, bu gerçek değil. Bir ilişkinin süresi, ortak amaçlar ve birbirini
tamamlayan karakterlerin buluşmasından geçiyor.
YANLIŞ: Eşinizi seçerken gözü doymuş
birini seçmek daha doğrudur.
Kadınlar, hayatlarına giren erkeklerin
kendilerinden önceki yaşamlarını dolu dolu yaşamalarının avantaj olduğunu
düşünürler. Bundan emin olmayın, unutulmaması gereken bir nokta var ki,
huylu huyundan vazgeçmez...
YANLIŞ: Kıskançlık, onun size değer
verdiğinin en temel göstergesidir.
"Erkek, sevdiği kadını sahiplendiği
için kıskanır, normaldir" diye düşünenler vardır mutlaka. Kıskançlık, sevmek
ve sahiplenmekten değil, kaybetme korkusu ve güven eksikliğinden
kaynaklanır.
YANLIŞ: İlişkinin başında kötü olan
seks iyi yaşamı zamanla harika olur.
Bir ilişkinin başlangıcının en tutkulu
dönemi olduğu düşünülürse ve bu dönemde seks kötü gidiyorsa, ilişkinin
devamında aynı kalması muhtemeldir.
Ana Sayfa
|