|
Boyun Tıkanıklığı ve Akıntısı
::::::::::::::::::::::::
Burun
tıkanıklığı, nefes almada zorluk çekme insanoğlunun en eski
şikayetlerinden biridir. Bazıları için bu çok önemli olmasa bile
kimileri bu şikayetlerden dolayı çok zorluk çeker.
Doktorlar burun tıkanıklıklarının nedenlerini dört bölümde inceler
ve bunlar arasında bazen benzer noktalar da olabilmektedir.
Özellikle şikayetlerine birden fazla şeyin neden olduğu hastalarda
bu ortak noktalar artmaktadır.
Yapısal
Bu sınıf içinde, burun ile ince bir kıkırdaktan oluşan ve burnu
iki ayrı bölüme ayıran burun septumunun bozuklukları incelenir. Bu
bozukluklar genellikle insanın hayatında geçirdiği herhangi bir kaza
sonucu oluşmaktadır. Kaza çocukluk çağında olmuş olabileceği gibi
unutulmuş da olabilir. Yenidoğan bebeklerin yüzde yedisinde doğum
esnasında burun zedelenmesi olabilmektedir. Şu bir gerçektir ki,
insan hayatı boyunca en az bir kere burnunu bir yere çarpar. Bu
nedenlerden dolayı burun deformiteleri ve septum deviasyonları çok
sık görülen nedenlerdir. Eğer bunlar soluk almayı güçleştirirse
cerrahi olarak düzeltilebilir.
Çocuklarda en sık rastlanan burun tıkanıklığı nedeni geniz etinin
büyümesidir. Bu, bademciğe benzeyen ve damağın gerisinde, burnun
arkasında yer alan bir dokudur. Böyle problemi olan çocuklar
geceleri sesli nefes alırlar, hatta horlarlar. Bunun yanısıra
sürekli olarak ağızlarından nefes alırlar, yüzlerinde bir mutsuzluk
ifadesi vardır. Dişlerinde de bozukluklar söz konusu olabilir.
Geniz etini almaya yönelik cerrahi girişimler önerilebilir. Bu
kategori içinde yer alan başka nedenler arasında burun tümörleri ve
yabancı cisimler de vardır. Çocuklar küçük parçacıkları burunlarına
sokma eğilimin-dedirler. Bunlar; düğme, çengelli iğne, oyuncak
parçaları, bezelye veya nohut olabilir. Tek taraflı kötü kokulu
akıntı duyduğunuzda dikkatli olun çünkü bu yabancı cisim tarafından
tıkalı bir burnun uyarıcısı olabilir. Bu durumda muhakkak bir
doktora başvurulmalıdır.
Enfeksiyon
Normal bir insan yılda ortalama bir iki kez soğuk algınlığı
geçirebilir. Bu gençlerde daha fazla, bağışıklık sistemi gelişmiş
yaşlı kişilerde ise daha azdır. Soğuk algınlığı virüsler tarafından
oluşturulan bir hastalıktır. Bazı virüsler hava yoluyla geçerken
çoğunlukla el ve burun yoluyla bulaşır. Virüs bir kere buruna
yerleşince vücutta bulunan histamin adında bir kimyasal maddenin
salgılanmasına neden olur. Bu madde sonucunda buruna giden kan
miktarında dramatik olarak artış gözlenir, sonuç olarak burun
zarları şişer. Diğer taraftan burun zarlarından sıvı salgılanması da
artar. Antihistaminikler ve dekojestanlar bu şikayetlerin
azaltılması için kullanılabilir. Fakat soğuk algınlığı zaman içinde
kendi kendine geçer. Virüs enfeksiyonları sırasında burnun ve
sinüslerin bakteri enfeksiyonlarına olan direnci azalır. Bu da soğuk
algınlığı sırasında neden sıklıkla burun ve sinüs enfeksiyonu
görüldüğünü açıklar. Burun akıntısının berrak görünümünden sarı veya
yeşile dönmesi bakteriyel enfeksiyonun göstergesidir ve muhakkak
doktora başvurulmalıdır.
Ani sinüs enfeksiyonlarında burunda tıkanıklık, koyu bir akıntı,
hangi sinüsün etkilendiğine bağlı olarak yanaklarda, üst dişlerde,
gözler arasında, gerisinde ya da üzerinde ağrı ve hassasiyet
bulunur.
Kronik sinüs enfeksiyonları ağrı yapabilir veya yapmayabilir. Fakat
burun tıkanıklığı ve burun akıntısı sürekli vardır. Bazı hastalarda
sinüslerden polip denilen yapılar gelişir. Hastalık aşağı hava
yollarına da yayılarak kronik öksürük, bronşit ve astıma neden
olabilir. Akut sinüzit genellikle antibiotik tedavisine cevap verir,
kronik sinüzit için ise genellikle cerrahi tedavi önerilir.
Alerji
Saman nezlesi allerjik rinite verilen isimdir. Allerji burun
tıkanıklığında olduğu gibi, yabancı bir cisime, polen, ev tozu
akarı, hayvan atıkları veya ev tozundaki bazı parçacıklara karşı
oluşan aşırı enflamasyon yanıtıdır. Bazen besinler de rol
oynamaktadır. Polenler ilkbaharda veya sonbaharda problem
oluşturmaktadır. Bunun yanında ev tozu bütün bir yıl boyunca
rahatsız edebilir. Bunun ideal tedavisi şikayetlere neden olan
şeylerden uzak durmaktır, ancak çoğu zaman bu pratik değildir.
Allerjik hastalarda, soğuk algınlığında olduğu gibi, vücutta
histamin salgılanmasına neden olan parçacıklar sonucunda burun
tıkanıklığı ve akıntısı oluşur. Antihistaminik ilaçlar histaminin
etkisini önleyerek şikayetleri ortadan kaldırabilir. Dekonjestanlar
genişlemiş kan damarlarını büzerek burnun açılmasını sağlarlar.
Antihistaminiklerin büyük çoğunluğu uykuya meyili artırırken
dekonjestanlar tam bunun aksi olarak uyarıcı etki gösterir. Bu
nedenle ilaçları bir arada kullanmak en doğru seçim olacaktır.
Ana Sayfa
Benzer Sayfalar
Abse
Alerji
Apandisit
Yüksek Ateş
Topuk Ağrısı
Ayak Şişmesi
Ayak Terlemesi
Baş Ağrısı
Baş Dönmesi
Bayılma
Bel Ağrısı
Boyun Tutulması
Boyun Ağrısı
Burun Tıkanıklığı ve Akıntısı
Diş Ağrısı
Dolama
Aşırı Terleme
Fıtık
Fil Hastalığı
Fistül
Halsizlik
Havale
Hıçkırık
İştahsızlık
Kan Tükürmek
Kanser
Karın Ağrısı
Kaşıntı
Kırıklar
Kulunç
Kusma
Kıl Dönmesi
Ödem
Sık İdrara Çıkma
Şarbon
Tifüs
Yanık
Organ Bağışı
|
HASTALIKLAR
AKCİĞER HASTALIKLARI
KARACİĞER HASTALIKLARI
KALP VE DAMAR HASTALIKLARI
MİDE HASTALIKLARI
BEYİN VE SİNİR HASTALIKLARI
KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI
GÖZ HASTALIKLARI
CİLT HASTALIKLARI
AĞIZ VE DİŞ HASTALIKLARI
EKLEM HASTALIKLARI
KADIN DOĞUM HASTALIKLARI
RUH HASTALIKLARI
KEMİK HASTALIKLARI
BAĞIRSAK VE ANÜS HASTALIKLARI
CİNSEL HASTALIKLAR
BESLENME HASTALIKLARI
KAN HASTALIKLARI
SOLUNUM HASTALIKLARI
HORMON HASTALIKLARI
ERKEK HASTALIKLARI
KAS HASTALIKLARI
ÇOCUK HASTALIKLARI
BÖBREK VE İDRAR YOLLARI
HASTALIKLARI
İLKYARDIM
|