|
Cinsel Oyunlar
::::::::::::::::::::::::
|
Cinsel isteğin uyanması, ya da cinsel coşku, erkek ve kadın
vücutlarının cinsel birleşmeye elverişli hale gelmesini sağlar.
Bu, bütün vücutta oldukça karmaşık değişimlerin olması
demektir.
Erkekte cinsel isteğin uyandığını gösteren en belirgin dönüşüm,
penisin sertleşmesi ve dikleşmesi, kadındaysa dölyolu ağzının ve
çeperinin nemlenmesidir. Aynı zamanda kadının dış üreme
organları (dış ve iç dudaklar) şişer ve klitorisi de iç
dudakların arasından görünür hale gelir.
Bu fızyolojik dönüşümlerin kaynağı beyindir. Açlık, susuzluk ve
uyku isteği gibi
cinsel istek de beyinden kaynaklanır.
Cinsel
arzu, beynin duyguları kontrol eden bölgesindeki bir merkezin
uyarılmasıyla ortaya çıkar. Beyindeki cinsellik merkezleri
çocuklukta görece hareketsizdir, ama ergenlikte hormonların ve
özellikle androjen düzeyinin yükselmesi beynin bu merkezlerini
harekete geçirir ve böylece bir yetişkinin cinsel istek duyması
mümkün olur.
Beyindeki seks merkezlerini harekete geçiren uyarıcılar fiziksel
de olabilir psikolojik de. İnsan hastaysa, sıkıntılı ya da
kaygılıysa, aşırı alkol veya uyuşturucu madde tüketiminden ötürü
bir çöküntü içindeyse ya da reddedilmiş ve incitilmişse, cinsel
istek duyması da beklenemez. Buna karşılık, insanın sağlığı
yerindeyse, keyifli ve huzurluysa, cinsel konularda herhangi bir
olumsuz ön yargısı yoksa ve özellikle birine aşıksa, kendini
"seksi" hissetme olasılığı da o kadar yüksek olacaktır. Cinsel
isteği uyandıran etkenlerin başında, cinsel organların ve erojen
bölgelerin uyarılması gelir. Ama her iki cins de doğrudan bir
fiziksel temas olmaksızın da uyarılabilirler. Cinsel istek ve
heyecan çok zaman erotik hayal ve düşüncelerin ürünüdür. Karşı
cinsin yer aldığı bir erotik görüntü, bir resim, bir film de
cinsel isteği uyandırır.
Erkekler kadar kadınlar da cinsel istek duyarlar. Ama toplumsal
koşutlanmalardan ötürü, istek duyma ve heyecanlanma biçimleri
farklıdır. Genç erkeklerin cinsel dürtüleri, genç kızlarınkinden
daha güçlü gibi görünür. Ama yaşlanmayla birlikte bu durum
değişir. Orta yaşa doğru, gençliklerinden itibaren doyurucu bir
cinsel deney yaşamış kadınların cinsel istekleri erkeklerinkine
eşitlenir, hatta kimi zaman erkekleri aşar. Bununla birlikte
kadınlarla erkekler arasında daha kalıcı bazı cinsel duyarlılık
farkları da vardır. Erkeklerde cinsel hayalgücü daha işlektir:
günün değişik zamanlarında, yürürken, çalışırken, okurken de
erotik hayallere dalabilirler.
Bu, olgun yaşlarda kadınlarda da görülmekle birlikte erkeklerde
olduğu kadar sık değildir. Kadının heyecanlanması için çoğu
zaman eşinin orada bulunması, hatta okşama,
sarılma gibi ön oyunların başlamış olması gerekir.
Kişinin eşiyle olan ilişkisinin cinsel isteğe yansıması
açısından da erkeklerle kadınlar arasında fark vardır. Kadın da
erkek de genellikle bir yabancı yerine,aşık oldukları ya da
sevdikleri biriyle sevişmeyi tercih ederler. Ama ortalama
erkeğin, tanımadığı bir eşten de zevk alma olasılığı kadınlara
göre daha yüksektir: kadınlar için asıl uyarıcı çoğu zaman
sevginin kendisidir. Çoğu kadın, sevişme ve cinsel birleşmeye,
sevilen ve güvenilen bir eşle yaşanmış güzel bir günün sonucu
olarak, tamamlanması olarak bakar. |
|
HAZ İLKESİ
|
|
Seks kılavuzlarında ve cinsel teknik kitaplarında
cinsel
birleşme üç kısma ya da üç aşamaya ayrılır. Birinci aşama,
cinsel isteğin ve gerilimin artmasını sağlayan öpüşme, okşama
gibi "aşk oyunlarıdır"; buna, "Ön Oyunlar" da denir. İkinci
aşama, cinsel birleşmenin kendisidir ("çiftleşme"), Üçüncü ise,
eşlerin orgazmdan sonraki cinsel davranışlarıdır; buna da "Son
Oyunlar" denmektedir. İlk bakışta, böyle bir ayrım biraz mekanik
görünebilir. Çoğu kez bu aşamalar arasında kesin bir ayrım
çizgisi yoktur. Birinden öbürüne geçiş çok yumuşak ve
"tedricidir". Hatta bazen hiç bir ön oyuna gerek duyulmadan
doğrudan doğruya birleşmeye geçildiği de olur: işyerlerinde,
parklarda ve genel olarak uzun süreli bir sevişmenin olanaksız
olduğu yerlerde yapılan birleşmeler zorunlu olarak bu türdendir.
Yine de üç kısımlı sevişme şemasının bilimsel bir temeli olduğu
kabul edilmelidir. Freud'a ve klasik psikanaliz teorisine göre,
cinsel eylemin verdiği haz ikiye ayrılabilir:
(1) temas ve sevişmenin başlangıcında gerilimin sürekli olarak
artmasıyla sağlanan "ön haz" ve (2) doyumun yani boşalma sonucu
gerilimin azalmasının getirdiği "son haz". Freud, öpüşme,
sarılma, kucaklama gibi ön haz öğelerinin, çocuk cinselliğinin
yetişkin yaşamında da sürüp giden uzantıları olduğunu söyler.
Bebeklerde ve çocuklarda cinsel haz, esas olarak cinsel organın
dışında kalan erojen bölgelerden (ağız, makat, cilt yüzeyi) elde
edilir. Daha sonra asıl haz kaynağı olarak cinsel organ
öne çıkar ve diğer erojen bölgeleri kendine bağımlı kılar ama,
bunlar da ikincil haz kaynakları olarak varlıklarını
sürdürürler. Freud'a göre, erojen bölgelerin uyarılmasından
alınan ön hazın yetişkinlerin cinsel yaşamındaki işlevi,
gerilimi yeterli ölçüde arttırarak sonunda doyuma (orgazma)
ulaşılmasını sağlamaktır. Ancak Freud'un bu açıklaması, yine de
kendi geliştirdiği haz ilkesi düşüncesiyle çelişmektedir. Buna
göre insan davranışlarına yön veren temel ilke haz ve acı
ikilemidir bu, özellikle yaşamının ilk yıllarında kişinin
içgüdüsel gerilimlerden kaynaklanan acı ve sıkıntılardan
kaçınmasına yol açar. Ama Freud'a göre cinsel gerilim, diğer
gerilim türlerinden farklı olarak acı değil, haz vermektedir.
Daha sonra, Freud'un öğrencilerinden Wilhelm Reich, bu
görünürdeki çelişkiyi şöyle çözmüştür; birleşmeden önceki aşk
oyunlarında bir gerilim oluşur; bu aşk oyunlarının ardından şu
ya da bu biçimde bir doyum gelmediği takdirde, her gerilim gibi
bu da sıkıntı ve acı verecektir. Ama doyumun sağlayacağı hazzın
beklentisi yalnızca gerilim yaratmakla kalmaz, aynı zamanda az
miktarda bir cinsel enerjinin oluşmasına yolaçar. İşte bu cinsel
enerjinin verdiği kısmi doyum ve büyük son haz beklentisi,
başlangıçtaki gerilimin sıkıntısına ağır basar ve cinsel coşkuyu
arttırır.
Reich, orgazmla sağlanan hazzın yoğunluğunun da, ön oyunlar
sırasında cinsel organlarda ve bütün vücutta biriken cinsel
gerilim miktarının büyüklüğüne bağlı olduğunu söylemektedir.
Uyarılma ve gerilim ne kadar fazla, çıkılan doruk ne kadar
yüksek ve düşüş de ne kadar keskin ve şiddetli olursa, alınan
haz da o kadar büyük olacaktır. Öyleyse ön oyunlar cinsel
yaşamda vazgeçilebilecek bir lüks, çiftleşme edimine insanların
sonradan kattığı bir eklenti değil, doyurucu ve bütünsel bir
cinselliğin zorunlu bir parçasıdır.
|
|
ÖN OYUNLAR |
|
Son yılların cinsel özgürlük ortamı, insanları cinsellik
konusunda daha çok bilgilenmeye yöneltti. 1960'ların sonuna
doğru, çeşitli cinsel teknik kitapları ayın en çok satan
kitapları arasına girdi. Gerek Kama Sutra gibi çok eski
klasikler (bu yapıtın Milattan sonra 100 ile 400 yılları
arasında Hindistan'da yazıldığı sanılmaktadır.) gerekse daha
yeni ve daha ticari seks kılavuzları, cinselliğin de öğrenilmesi
gereken bir sanat, bir teknik olduğu düşüncesini yansıtıyordu.
Bir anlamda, sevişmenin bir teknik olduğu doğrudur: bütün
sanatlar gibi o da duyarlılık, incelik, beceri, hayalgücü ve
yaratıcılık gerektirir. İşini seven ve dikkat eden bir
sanatkarın ürünleri nasıl kaliteliyse, seviştiği kişiyi ve
sevişme eylemini seven birinin aldığı ve verdiği haz da o ölçüde
büyüktür. Üstelik bütün teknikler gibi aşk teknikleri de zamanla
gelişir. Ancak burada unutulmaması gereken bir nokta vardır:
cinsel uzmanlık her zaman iyi sevişmek anlamına gelmeyebilir.
Nasıl sanat, kullanılan tekniklerin toplamından daha fazla bir
şeyse, kişisel bir üslup ve insani bir boyut içermek zorundaysa,
doyurucu bir cinsel ilişki de kullanılan aşk tekniklerinin
ötesinde bir şeyi gerektirir. İnsan en yeni seks
kılavuzlarında, Legman'ın Oragenitalism adlı kitabında
gösterilen 3780 çeşit cinsel oyunu, ezberlemiş olabilir ama bu
cinsel yaşamının tekdüzelikten kurtulmasına yetmeyebilir. Bunun
için eşler arasında uyum ve her iki eşin de sevişmeye aynı
ölçüde katılması gereklidir. Kişinin kendine güvenmesi ve
karşısındakinde de güven yaratması gereklidir. Ve herşeyden çok
eşinin ruhsal durumuna, tepkilerine ve isteklerine karşı duyarlı
olması gereklidir.
Ünlü aşık Kazanova kadınları gerçekten sevdiğini, onlara birer
insan birer arkadaş olarak baktığını söylemiştir. Bu önemli bir
noktadır, çünkü erkek egemenliğine dayalı toplumlarda ve
özellikle çağımızın rekabetçi toplumlarında her iki cinsten
insanlar sevişmeyi karşı cinse karşı bir savaş alanı olarak
kullanabilmektedir. Bencilliğin ve "fethetme" arzusunun
sağlıklı
bir cinsel yaşamda yeri yoktur; cinsel teknik ne kadar gelişmiş
olursa olsun, bencil ve saldırgan bir sevişme tarzının eşinizde
yarattığı düş kırıklığını silemez.
Cinsel tekniklerin sevişmedeki rolü ; herşeyden önce, değişiklik
ve çeşitlilik sağlayarak cinsel birleşmenin tekdüzeleşmesini
önleyebilir. Eşlerin deney yapmasını ve böylece kendilerindeki
bir takım iç yasaklama ve tutuklukları aşmalarını sağlar. Daha
önce hiç tanımadıkları yeni doyum ve hazları tatmalarına, kendi
içlerindeki keşfedilmemiş eğilimleri bulmalarına yardımcı olur.
Çok abartmamak ve yukardaki uyarıları unutmamak koşuluyla,
cinsel tekniklere bir yemek listesi gibi bakılabilir. Nitekim
Batı'da en çok beğenilen seks kılavuzu da Dr. Alex Comfort'un
Aşk Sevinci: Sevişmenin Yemek Kitabı adlı yapıtıdır. Kuşkusuz,
nasıl herkesin erojen bölgeleri aynı değilse, bazı teknikler ve
oyunlar da bazı çiftlere diğerlerinden daha çok zevk verecektir.
Ayrıca, kişilerin yaş, kilo, boy uzunluğu ve genel sağlık
durumlarına göre, zevkle deneyebilecekleri oyunlar da değişik
olacaktır.
Birçok çift, erotizmin bütün olanaklarını denemeden
ilişkilerini tamamlar. Oysa kişisel ve karşılıklı araştırma
yoluyla zaman içinde aşk repertuvarını yenilemek hiç de yabana
atılacak bir şey değildir. Elli yaşlarında oral seksin
keşfedilmesi, insanın onyedisinde öpüşmede dilin
kullanılabileceğini keşfetmesi kadar heyecan verici olabilir.
Kuşkusuz, hiç bir aşk ölümsüz değildir; zamanla tutkular
tükenir, alışkanlıklar kemikleşir ve aşkın tersi demek olan
tekdüzelik yerleşir. İşte o zaman cinsel teknik bilgisi, sönmüş
bir aşkı yeniden alevlendirmez ama, ilişkinin büsbütün çekilmez
hale gelmesini önleyebilir, geciktirebilir.
Cinsel ön oyunların en önemli öğesi, eşinizin cinsel bakımdan
duyarlı bölgelerini
- erojen bölgelerini - tanımak ve bunları uyarmasını bilmektir.
Cinsel birleşmenin "uyanma" evresinde eşler birbirlerini sırayla
ya da eşzamanlı olarak uyanrlar. Eğer birbirlerinin
gereksinimlerine karşı duyarlıysalar ve birbirlerinin
tepkilerini doğru yorumlayabiliyorlarsa, uyanma ve coşkulanma
tempoları hemen hemen birbirlerine eşit olacak ve orgazma aynı
anda ulaşabileceklerdir. |
|
ERKEKTEN KADINA
|
|
Çoğu erkeğin cinsel duyarlığı üreme organlarında toplanmış
olduğu için, sevişme ilerledikçe kadının bütün vücudunun tek bir
erojen bölge haline geldiğini genellikle farketmezler. Eğer
kadın zaten heyecanlanmamış ve arzulu değilse, ilk baştan
doğrudan doğruya cinsel organların ve göğüslerin uyarılması ona
fazla haz vermeyecek, hele hele erkeğin sandığı gibi onun doruk
noktasına çıkmasına hiç yardım etmeyecektir. Kadınların cinsel
coşkuları ağır ağır artar. Başlangıçta hafif temas, okşama ve
öpüşme cinsel heyecanın uyandırılması için en uygun
yöntemlerdir; sevişmenin başında, erkeğin temel erojen bölgeleri
(cinsel organlar ve göğüsler) değil, ikincil olanları (yüzü,
boynu, kolları, sırtı, belkemiğini, kalçaları, ayakları)
uyarması doğru olur. Ağız son derece duyarlı bir organdır ve
temposu ağır ağır ama sürekli hızlanan bir öpüşme, özellikle
tutuk kadınların rahatlaması ve heyecanlanması açısından yararlı
bir yöntemdir. Kuşkusuz burada katı ve genel bir kural yoktur;
Çoğu kadın yüzden başlayan ve boyundan göğüslere, oradan da daha
aşağılara ağır ağır inen bir uyarmadan hoşlanır: buna karşılık
ünlü Penthouse dergisinin cinsel danışmanı, Süper seks adlı bir
cinsel teknik kılavuzunun yazarı, deneyimli fahişe Bayan Xaviera
de Hollander de ayaklardan başlayıp yukarı doğru çıkan bir
yaklaşımı yüzde yüz daha heyecan verici bulduğunu söylemektedir.
Erkeğin bunu kendisinin keşfetmesi ama aynı zamanda eşine
değişik yaklaşımları tatma fırsatını da vermesi gerekir.
Göğüsler de son derece duyarlı organlardır; bu yüzden
uyarılmaları kadar inciltilmeleri de kolaydır. Erkeğin bu
bölgede biraz dikkatli olması ve kadın vücudunun diğer bölgeleri
için de geçerli olan şu kuralı özellikle gözönünde tutması
gerekir: uyarma önce yumuşak dokunma, okşayış ve öpüşler
biçiminde başlamalı ve basınç ağır ağır artmalıdır. Erkek,
eşinin göğüslerinin ve diğer bölgelerinin daha kuvvetli ve
basınçlı uyarmaya hazır hale geldiğini, bu organların
dirileşmesinden ve sertleşmesinden anlayabilir. Eğer göğüsler ve
göğüs uçları yeterince dirileşmiş ve şişmişse, zaten uyarım
ancak daha kuvvetli bir temasla devam edebilir . Ama kuvvetli
temasın sertlik ve kabalık olmadığı da bilinmelidir. Isırmanın
da aşk oyunlarında bir yeri vardır: biraz acı, duyulan heyecanı
arttırabilir ve coşkulanma sürecinde, belli bir şiddetin (
kabalığın değil ) olumlu bir etki yapacağı bir an gelir. Ama
eşlerin bu türden ısırma, vurma, tırmalama ve çimdikleme gibi
temas biçimlerini vücutlarının daha dayanıklı bölgeleriyle,
sırt, bacaklar, kalçalar ve omuzlarla sınırlı tutmaları yerinde
olur. Kadın yeterince uyarılmış ve heyecanlanmışsa, dölyolu
dudakları da şişecek ve salgılamadan ötürü ıslanmış olacaktır.
Erkek kadının bu bölgesine yöneldiğinde ilkin bütün bu alanı
yumuşakça okşaması ve ovması ve ancak bundan sonra dudakları
aralaması gerekir. Özellikle hemen klitorisi uyarmaya
geçmemelidir; bunun için dölyolu ağzının mutlaka ıslanmasını
beklemek gerekir , çünkü kuru bir klitorisin ovulması kadına acı
verebilmektedir. Eğer kadının cinsel organ bölgesi yeteri kadar
ıslanmış değilse ya da kurumuşsa, uyarma sırasında erkek, bir
sıvı da ( tükrük gibi) kullanabilir.
Cinsel birleşmeye geçmeden önce erkeğin, dölyolu ağzını ve
klitorisi parmaklarıyla uzunca bir süre uyarması doğru olur.
Bunun en iyi yolu önce tüm avuçla ovmak, sonra da avuç yukarıya
gelecek şekilde orta parmakla veya iki parmakla dölyolunu
uyarmaktır. Bazı çiftler, ellerin yapabildiği herşeyi ağzın ve
dilin daha iyi yapabileceği görüşündedir.
Cinsel organlarla ağız teması, bir yasağın aşılması duygusunu
içerdiğinden, en heyecan verici ön oyun tekniklerinden biridir.
Aynı zamanda, bu iki organın teması, hayvani bir cinsellikle
şefkatin kaynaşmasını temsil ettiği için, erkeklere de kadınlara
da daha bütünsel bir haz vermektedir. Vücudun çeşitli
bölgelerinin öpülmesiyle başlamak, sonra da cinsel organa, dış
ve iç dudaklara yönelmek ve klitorisin dille uyarılmasının
ardından da dölyoluna hızlı dil darbeleriyle girmek, kadının
orgazmdan önce en yüksek cinsel haz noktasına çıkmasını sağlayan
yöntemlerden biridir. |
|
KADINDAN ERKEĞE |
Görsel uyarıcılar
genellikle erkeği kadından daha çok etkiler; bu, ön oyunlar
sırasında kadının unutmaması gereken bir noktadır. "Tahrik
edici" giysiler ve tavırlar,
çıplaklık ya da yarı giyiniklik, cinsel bölgelerin apansız
açılması ve bu türden bütün "baştan çıkarıcı" davranışlar,
yorgun bir erkeği bile heyecanlandıracak cinsel tekniklerdir.
Cinsel duyguların sözle belirtilmesi de kadınlar için olduğu
kadar erkekler için de önemlidir. Bazı erkekler, penislerinin
büyüklüğü konusunda özelikle duyarlıdır; bunu erkekliklerinin
göstergesi olarak görürler. Bununla ilgili olarak kadının
söyleyeceği sözler, erkeğin ön oyunlar sırasında daha rahat,
daha güvenli olmasını sağlayacağı için aldığı hazzı da arttırır.
Erkeklerin cinsel duyarlılığı daha çok cinsel organlar
bölgesinde odaklanmıştır. Vücutlarının diğer tarafları,
kadınlarda olduğu gibi okşama ve uyarma karşısında fazla duyarlı
değildir. Bu yüzden sevişmenin başlangıcında kadının dikkatinin
erkeğin bu bölgesinde toplanması yerinde olur. Başlangıçta kadın
eşinin penisiyle hafifçe oynayabilir ve yumuşakça okşayabilir;
ama fazla gecikmeden daha güçlü bir uyarıma geçmesi gereklidir.
Kadına, bir erkeği nasıl uyaracağını tanışıklık ve deney
öğretecektir. Eğer bu yoksa, erkeğin ona açıkça yol
göstermesinde bir sakınca yoktur. Çoğu zaman deneysiz bir kadın
eşinin penisini bütün avucuyla ve sıkıca kavrayarak ve şiddetle
çekecektir. Bu, çoğu erkeğin tatsız bulduğu bir yöntemdir. Çok
zevkli bir yöntem, penisin parmaklarla önce hafifçe sonra da
kuvvetlice bastırılmasıdır. Ama bunu yaparken erbezlerinin
incitilmemesi gerekir.
Kadının ayağıyla eşinin
penisini uyarmasıysa her iki taraf için
de heyecan verici bir cinsel tekniktir. Bu başlangıçtan sonra
kadın , yüzü erkeğe gelecek şekilde oturarak iki elini birden
kullanabilir. Bu şekilde erkek de kadını görebilecek ve onu
uyarabilecektir. Burada kadın bir eliyle penisin kökünü
kavrayarak erkeğin kasığına doğru hafif bir basınç uygulayabilir
ve öbür eliyle de penisin başını sıkarak, uyarabilir. Ya da tüm
organı iki avucu arasında ovabilir. Bazı erkekler de penislerini
kadının iki göğsü arasına sürtmekten haz duyarlar. Ancak bu
arada kadın, sevişmenin sürmesini istiyorsa, erkeğin boşalma
durumuna gelmemesine dikkat etmelidir.
Orgazm durumuna
yaklaşmış bir erkeğin boşalmasını geciktirmenin en iyi yolu,
penisin kökünde idrar kanalının bulunduğu yerin kuvvetlice
sıkılmasıdır.
Kadın aynı şeyleri ağzıyla da yapabilir. Bir çok evli erkeğin
fahişelerle ilişki kurma nedeninin fellasyo arzusu olduğu
söylenir:
erkek, evli, olduğu kadına söylemekten çekindiği ya da söylediği
halde reddedilmiş olan fellasyo isteğini para karşılığında elde
etmektedir. Ağzın vereceği haz, bu organın son derece esnek bir
yapıda olmasından kaynaklanmaktadır. Kadın bu arada dilini de
kullanabilir |
Cinsel Sorunlar
Adet Görme
Ağrılı Cinsel İlişki
Aids
Aile planlaması
Akraba Evliliği
Andropoz
Bel Soğukluğu
Boşalma Güçlüğü
Birleşmenin Uzatılması
Bayanlara Öneri ve Uyarılar
Birlikte Orgazm
Biseksüalite
Cinsel Roller
Cinsel Çekicilik
Cinsel Hayatta Riskler
Cinsel Terapi
Cinsel Oyunlar
Cinsel Uyarıcı Maddeler
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar
Çıplaklık
Cinsel Anlaşma
Cinsellik ve Beyin
Cinsel Birleşmeden kaçma
Cinsel Birleşmede Ortam
Cinsel Birleşmenin Yeri
Cinsel Birleşmenin Zamanı
Cinsiyet Nasıl Belirlenir
Çocuklarda Cinsel Gelişim
Cinsel işlev Bozukluklarının Tedavisi
Cinsel Uyarılma Cinsel
İlişki Çeşitleri
Cinsellik ve Gen
Cinsel Organlarda Yara
Cinsel Şakalar
Cinsel Şiddet Cinsellikte
Heyecan
Cinsel İletişimsizlik
Cinselliğin Safhaları
Cinselliği Etkileyen Faktörler
Cinsel Oyuncaklar
Cinsel Birleşme Olmuyorsa
Cinsel Doyum
Cinsel İsteksizlik
Cinselliğin Yöneticisi Erkek midir?
Cinsellik Ve Olumsuz Önyargılar
Cinsel Tedavi
Cinsel Dönemler
Cinsel Özgürlük
Cinsel Eylem
Cinsel Zevk Sınırları
Cinsel Doyumsuzluk
Cinsellikte Çiftlerde Sorun
Çocuklara Cinsellikle İlgili Bilgi Verme
Doğum Kontrol Hapları
Eşlerde
Cinsel Uyumsuzluk
Ergenlik
Erkekte Orgazm
Empotans (Sertleşme Bozukluğu)
Evlilik Öncesi Cinsellik
Erkeklerde Cinsellik Sorunları
Erkeklerin Cinsel Organı
Erken Boşalma
Ereksiyon Sorunu
Eşcinsellik
Frengi
Güçlü Seks İçin Beslenme
Gebeliği Önleme Hapları
Göğüsler
Gebeliği Koruyucu İğneler
Geç boşalma
Homoseksüellik
İktidarsızlık ve Cinsel Terapi
İktidarsızlığa Testesteron Kremi
İlk Cinsel İlişki
İktidarsızlık Bahane
İyi
Seksin Zamanı
Sabah Sekiz
İlk
Gece
Kısırlık
Kadın Orgazmı
Kadınlarda İlişkiye Girememe
Kızlık
Zarı-Hyman
Kadınlarda Cinsel Sorunlar
Kalçalar
Kondom Klamidyoz
Kama Sutra
Kısırlık Nedenleri
Koku Ve Seks
Kadında Cinsel Sorunlar
Kadının Cinsel Organları Ve İşlevleri
Kadınlarda Orgazm Sorunları
Mastürbasyon
Mastürbasyon Ve Sağlık
Mastürbasyon Ve Cinsel Gelişim
Minihap Nedir?
Mesir Macunu
Menapoz Sonrası
Nasıl sevişilir? Sevişme Önerileri
Orgazm
Uykuda Orgazm
Öpüşme
Özürlülerde Cinsel Yaşam
Ön Sevişme
Penis Eğriliği
Penis Ağrısı-Şişmesi
Penis Büyüklüğü
Spiral
Spermisit Nedir?
Sperm
Alerjisi
Şehvet
Sex
Tavsiyeleri
Sevgi
Ve Cinsellik
Temel
Cinsiyet Özellikleri
Cinsel Temas
Tüp Ligasyonu Ne Demek
Uyarılma Bölgeleri
Üreyememe Sorunu
Vazektomi
Viagra
Yaşlılık Ve Cinsellik
Yanlış Cinsel İnanışlar
Evlilikte Cinsellik
Gebelikte Cinsellik
Cinsellik Haberleri
Cinsel Sözlük
cinsellik
Ana Sayfa
|
|