|
CİNSEL SÖZLÜK
ADET GÖRME
Hamile olmayan kadınlarda, ergenlik
çağından menopoza kadar ayda bir vajinadan gelen kan.
AĞIZ YOLUYLA İLİŞKİ
Bir eşin cinsel organlarına öbür
eşin ağızla temas etmesi.
ANAL
Makat veya makat bölgesiyle ilgili.
Psikanaliz teorisinde, psikoseksuel
gelişmenin ikinci aşaması olup, makat bölgesinden haz duyma duygularının
algılanmasının başladığı dönem olarak tanımlanır.
ANAL İLİŞKİ
Bir eşin cinsel organlarının, öbür
eşin anüsüyle temas etmesi.
ANALİNGUS
Ağızla anusun yalanması, okşanması.
ANUS
Makat.
AREOLA
Meme başı etrafındaki renkli halka.
ASEKSÜEL
Sekse karşı ilgisiz veya isteksiz
olan.
AVUÇLAYIŞ
Bütün bir eli vajinaya veya anüse
sokmak.
BAKİR
Cinsel ilişkide bulunmamış erkek.
BAKİRE
Cinsel ilişkide bulunmamış kadın.
BAŞTAN ÇIKARTMAK
Birini cinsel ilişkide bulunmaya
ikna etmeye çalışmak.
BEKARET
Bakir veya bakire olma durumu.
BESTIALITY
Bir insanın bir hayvanla cinsel
ilişkide bulunması.
BİSEKSÜEL
Hem kadınlarla hem de erkeklerle
cinsel ilişkide bulunma isteği olan.
Hem erkek hem de kadınla cinsel
ilişkide bulunan.
BULÛĞ ÇAĞI
İnsanın gelişme safhasında
çocukluktan yetişkinliğe girdiği dönem.
CİNSEL ÇEKİCİLİK
Fiziksel güzellik veya kişinin
karakterinin bir başka kişiyi cinsel açıdan uyarması.
CİNSEL İLİŞKİ
Kadın ve erkek, erkek ve erkek veya
kadın ve kadın arasındaki cinsel birleşim.
CİNSEL KİMLİK
Cinsel kimlik ya dişi ya da
erkek'tir, ve tamamen yaratılış özelliğidir (insanların beynine
kazınmıştır). (Nilgün B. Bugüner)
CİNSEL ROL
Ne kadar kadınsı ya da ne kadar
erkeksi olduğunuzla ilgilidir, yani başkalarının sizi nasıl gördüğü ile
ilgilidir, bu sonradan kazanılan - öğrenilen - bir özelliktir. (Nilgün
B. Bugüner)
CİNSEL TACİZ
İstek dışı, itici, cinselliğe
dayalı davranışlar veya sözler.
Karşı cinsi küçük düşürücü,
aşağılayıcı, rahatsız edici davranışlar veya sözler.
CİNSEL TERCİH
Cinsel tercih ise cinselliğinizi
yaşarken hangi objeye yöneldiğinizle ilgilidir. Kimi kendi cinsini
tercih eder kimi karşı cinsi tercih eder, kimi sadece kendini tercih
eder. Kimi cansız objelerse yönelir, kimi hayvanlara yönelir daha ötesi
zarar vermeye ve dolayısıyla cinsel sapmalara kadar gider. (Nilgün B.
Bugüner)
CİNSELLİK
İnsanların belli fiziksel
özelliklerinden dolayı erkek veya kadın olarak ikiye ayrılmaları.
Cinsel kimlik veya cinsel güç.
CUNNİLİNGUS
Ağızla vajinayı yalamak.
DİLDO
Cinsel ilişki esnasında kullanılan
yapay penis.
DİYAFRAM
Kubbe şeklinde, plastikten oluşur.
Cinsel ilişki esnasında rahim boynunu kapatıp spermlerin rahime
girmelerini önler.
DÖLÜT
İnsanlarda, gebe kalındıktan sonra
sekiz haftadan, doğmadan önceki döneme kadar anne karnında olan bebeğe
verilen ad.
DÜRTÜ
Tabiatta bulunan, doğuştan gelen
davranış özelliği olup çevreden gelen uyarıcılara tepki göstermek.
OİDİPUS KOMPLEKSİ
Psikanaliz teorisinde, özellikle
erkek çocuğun annesine duyduğu cinsel istek ve aynı zamanda babasına,
annesine duyduğu duygulardan dolayı, düşman kesilmesi.
ELLE İLİŞKİ
Bir eşin cinsel organlarına öbür
eşin elle temas etmesi.
EMBRİYON
Erken gelişme safhasında olan ve
özellikleri belli olmayan bir organizma.
ENSEST
İki kişinin, yakınlık derecesinden
dolayı, evlenmeleri kanunen yasak olup, bu iki kişinin cinsel ilişkide
bulunması.
EPİDİM
Meni üreten tüpçük ya da
borucuklarda devamlı oluşan sperm hücreleri.
EREKSİYON
Yumuşak olan bir bölgenin
etrafındaki dokuların kan ile dolması sonucu sertleşmesi. Özellikle
penis ve klitoris durumu için kullanılır.
ERGENLİK
İnsanın gelişme safhasında
çocukluktan yetişkinliğe girdiği dönem.
EROS
Yaşama içgüdüsü.
Tüm cinsel dürtüleri ve istekleri
kapsayan.
EROTİK
Cinsel istekliliği uyandırıcı.
Cinsel aşkın egemenliği.
EŞCİNSEL
Hemcinsine cinsel arzu duyan.
Hemcinsinle cinsel ilişkiye giren.
FAHİŞELİK
Para karşılığı erkek veya kadının
karşısındakine cinsel ilişkide veya cinsel lütufta bulunması.
FANTAZİ
Herhangi bir isteğin veya
psikolojik ihtiyacın karşılanabilmesi için kurulan düşler veya bir dizi
zihinsel görüntülerin hayal edilmesi.
FELLATİO
Penisi ağız ile yalamak.
FETİŞİZM
Herhangi bir cansız objeden veya
vücuttaki cinsel organlar haricinde herhangi bir bölümden tahrik olmak
ve bazen de bunsuz cinsel hazza ulaşamamak.
FROTTAGE
Bir erkeğin, eşinin vücuduna karşın
kendi vücudunu ovması.
GERANTOFİLİYA
Bir erkeğin, yaşlı bir kadınla
cinsel ilişkiye girmeyi tercih etmesi.
GOWPER BEZİ
Cinsel coşku veya orgazm öncesi,
erkeklerde, saydam alkalin bir sıvı salgılayan bez.
HERMOPHRODITIC
Hem kadın hem de erkek cinsel
organları olan.
HİMEN
Rahim ağzını kapayan deri.
Kızlık zarı.
İKTİDARSIZ
Cinsel ilişkide bulunamama. Çoğu
zaman ereksiyona ulaşılamamasından ortaya çıkan bir durum.
JENİTAL İLİŞKİ
Bir eşin cinsel organlarının, öbür
eşin cinsel organlarıyla temas etmesi.
KISIRLIK
Gebe bırakamama veya gebe kalamama
durumu.
KLİTORİS
Kadının en hassas dış cinsel
organı, vulvanın üst bölümünde.
LABİA
Kadının tenasül uzvunda dudak
şeklinde kısım, dudak.
LEZBİYEN
Eşcinsel kadın.
MASTÜRBASYON
Kişinin kendisini cinsel tatmine
ulaştırması.
MAZOŞİST
Fiziksel veya duygusal açıdan
hakaret edildikçe cinsel tatmine ulaşabilen.
Fiziksel veya duygusal açıdan
hakaret edilmekten hoşlanan ve bu hakaretleri edebilecek kişileri
arayan.
NEKROFİLİYA
Ölüm ve cesetlere saplantı halinde
ilgisi olan.
Cesetlerle cinsel ilişkide
bulunmak.
ORGAZM
Cinsel ilişkide ulaşılabilinecek en
üst düzey heyecanlılık.
Cinsel ilişkinin doruk noktası.
OTOEROTİZM
Bir erkeğin kendiyle sevişmeyi
tercih etmesi.
PEDOFİLİYA
Bir erkeğin, sevişmek için
çocukları seçmesi durumuna verilen ad.
PİGMALİONİZM
Bir erkeğin, heykelle sevişmeyi
tercih etmesi.
PORNO
Cinsel ilişkiyi genelde güç ve
şiddetle bağdaştıran yazılı, görsel malzemeler.
REGL
Hamile olmayan kadınlarda, ergenlik
çağından menopoza kadar ayda bir rahimden gelen kan.
PREZERVATİF
İnce lateks, plastik veya hayvan
derisinden yapılan, cinsel ilişki esnasında penisin üzerine giyilen
madde. Amaç, hem hamile kalma olasılığını önlemek, hem de cinsel ilişki
yoluyla bulaşabilecek hastalıkları.
SADİST
Fiziksel veya duygusal açıdan bir
başkasına hakaret ederek/acı vererek cinsel tatmine ulaşabilen.
Fiziksel veya duygusal açıdan bir
başkasına hakaret etmekten/acı çektirmekten hoşlanan.
SADİZM
Sadist olma durumunu anlatan.
SEKS
Cinsel arzunun veya isteğin
davranışlarla gösterilmesi.
SİBER SEKS
Bilgisayarla iletişim esnasında
cinsel aktiviteler veya cinsel dürtü.
SODOMY
Eşcinsel ilişki, aynı zamanda anal
seks demek.
SPERMA BANKASI
Spermanın hassasiyetle korunduğu
yerler.
SPERMİSAL
Herhangi bir döllenme olasılığını
kaldırmak için sperm öldürücü olarak kullanılan kimyasal maddelere
verilen isim.
SÜBYANCI
Erişkin insanın çocuğa cinsel
tacizde bulunması.
Erişkin insanın çocukla cinsel
ilişkide bulunması.
SÜNNET
Penisin uçundaki deriyi ameliyatla
almak.
TACİZ
Bir kişiyi sürekli olarak rahatsız
edip, ızdırap çektirmek.
TECAVÜZ
Bir başka kişiyi zorlayarak cinsel
ilişkide bulunma suçu.
TRANSSEKSÜEL
Cinsel tercihini karşı cinsiyetten
oluşturan.
Cinsel kimliği ile cinsel organları
uyumsuz olarak doğmuş insan. (Cinsel organları cinsel kimliğine
uydurulana dek kişi ne erkek ne de dişidir. Transseksüeldir. Cinsel
organları cinsel kimliğine uydurulan kişi artık transseksüel değil ya
erkek ya da dişidir.)
Tıbbi müdahale ile cinsiyet
değiştiren.
TRAVESTİ
Karşı cinsin giyisilerini
kullanarak ve cinsel rolünü üstlenerek cinsel hazza ulaşan kişi.
Cinsel tercihini karşı cinsin
giysilerini kullanarak ve cinsel rölünü üstlenerek oluşturan kişi.
TROLİZM
Bir erkeğin cinsel beraberlik için
iki veya daha fazla kadını seçmesi.
UROLOGNİA
Eşinin veya kendinin sidiğiyle
oynamak.
VİBRATOR
Elektrikli suni penis.
VULVA
Kadının dış cinsel organına verilen
ad.
|
|