-
Cilt
Yapısı
-
Epidermis Tabakası
-
Dermis
Tabakası
-
Subkutan Tabaka
|
Cilt Yapısı
Cilt, insanın
canlılığını korumadaki en önemli ve büyük organdır. Vücut
ağırlığının %16'sını oluşturur. Cildin çok sayıda işlevi vardır.
Destek Görevi : Cilt
altındaki dokuları örter ve onlara destek sağlar.
Vucut Isısının Korunması :
Barındırdığı çok geniş damar yapısı ve ter bezleri sayesinde
vücudun ısısının sabit tutulmasında en temel görevi üstlenir.
Salgılama : Ter gibi
salgılarla vücutta bazı artık maddelerin birkmeden dışarı
atılmasını sağlar.
D Vitamini Yapılması :
Fotokimyasal yöntem ile vucudun ihtiyaç duyduğu
D vitaminini yapar.
Duyu Fonksiyonu :
İçinde barındırdığı organeller sayesinde basınç, ısı, ağrı gibi
duyumların alınmasını sağlar.
Pigmentasyon : Cilt
oluşturduğu pigmentler ile ultra viyole (UV) ışınlarının olumsuz
etkilerinden bizi korur.
Engelleme : Epidermis
katmanı ile istenmeyen madde veya zehirli etki gösterebilecek
olan maddelerin emilmesine müsade etmez.
Bağışıklık Sistemimize Yardımı :
Özellikle epidermisin en çok keratinize bölümü
olan Stratum corneum ile yabancı mikroorganizmaların vücudumuza
girmesine engel olur.
Kısacası cilt dış
dünya ile karşı karşıya olan su geçirmez bir bariyer özelliği
taşıyan bir organdır. Tabakalar halindedir ancak homojen bir
yapıda değildir. İçinde bazı organeller bulunur. Bu organeller
sıcağı, basıncı hissedeler ve daha bir çok hizmetler görürler.
Cildin içersinde ter bezleri, kıl kökleri ve organeller bulunur.
Cildin altında genelde gevşek liflerden oluşan kollajen lifleri
(KOLLAJEN TEDAVİSİ), yağ dokusu ve kas dokusundan oluşan cilt
katmanı bulunur.
Cilt yapısı 3 ana
bölümde incelenir
Epidermis Tabakası
5 tabakadan
oluşur:
Stratum Corneum (boynuzsu katman):
Balık pulu gibi birbirlerine sıkıca yapışan ve devamlı olarak
alttan gelen yeni hücrelerce yenilenen bir katmandır. Bu
hücreler bir proteinli madde olan keratini içerir. Bu katmanın
yüzeyi asidik bir madde ile kaplıdır.
Stratum Lucidum (şeffaf katman):
Bu katman küçük ve şeffaf hücrelerden oluşur. Vücutta kıl
olmayan yerlerde bulunur.
Stratum Granulosum
(granüllü katman)
Stratum Spinosum
(dikenli katman)
Stratum Germinativum (temel katman):
Bu katman devamlı olarak yeni hücreler yapar ve üst katmanlara
yollar. Bu katmanda yer alan bir başka önemli hücre tipi
melanositlerdir. Bu hücreler MELANİN adı verilen koyu renkli
pigmentleri yapar. Melanin, dış ortamdan cilde gelen zararlı
ultra viyole ışınlarının daha alt katmanlardaki hassas hücrelere
ulaşmasını engeller. Bu ışınlar, hassas hücreleri yok
edebilirler. Siyah ırk insanlarında bu pigment daha fazla
miktarda bulunur. Yaz aylarında ve karlı ortamlarda güneş
ışınları nedeni ile bu pigment yapımı artar ve cilde daha koyu
bir renk verir.
Epidermis
katmanındaki hücreler doğar, yaşar ve ölürler yani dökülürler.
Yaşlanan hücreler cilt yüzeyinden dökülür. Yeni hücreler temel
katmanda yapılmaya devam eder. Yeni yapılan hücreler gelişir,
yeni hücreler yapmak üzere bölünür ve sonunda 2 haftalık bir
yolculuk ile en üst katmandan dökülen hücrelerin yerini alırlar.
Bu yer değiştirme işlemi yaşam boyunca sürer. Yaşlanma ile
birlikte hücrelerin dökülme ve yerine geçme işlemleride
yavaşlar.
Dermis Tabakası
Bu bölüm, bağ
dokunun ön planda olduğu ve damardan çok zengin bir katmandır.
Çok sayıda kan ve lenf damarı yanı sıra, sinirler, ter bezleri,
yağ bezleri (Sebase Bezler), kıl folikülleri ve bazı yardımcı
yapılar bulunur. Bu katman cilde tatbik edilen maddeleri emen
katmandır. Bu katmanda yapılan yağ (sebase) ve ter cildin asidik
örtüsünü oluşturur. Sebase bezlerin aşırı çalışması sivilce ve
siyah noktaların oluşumuna neden olurlar.
2 tabakadan
oluşur:
Papiller Katman: Çok
önemli cilt yapıları olan KOLLAJEN ve ELASTİN liflerinin bol
bulunduğu bir katmandır. Kollajen ve elastin cilde esnekliğini,
gerginliğini veren protein yapısındaki liflerdir. Her hangi bir
şekil değişikliğinde, cildin tekrar eski şeklini almasını
sağlarlar. Altaki katmanlarda hücre ve damarların gelişmesi için
uygun ortam yaratırlar.
Retiküler Katman: Bu
katman yağ doku hücrelerinin, kan ve lenf damarlarının, yağ
bezlerinin, ter bezlerinin, kıl foliküllerinin ve bu kılların
hareketini sağlayan errector pilli kasların bulunduğu katmandır.
Subkutan Tabaka
Cildin en içte kalan kısmıdır. Besleme, salgılama ve ısı
değişiminin sağlandığı katmandır.
ONARIM ve BAKIM
ÜRÜNLER
-
Giris
-
Testin
Yapılışı
-
Testin
Değerlendirilmesi
-
Elektronik Cihazlar ile Testin Yapılışı
Cilt
Yapısı
Cildinizin tipini bilmeniz, doğru bir cilt bakımı
yapmanız için son derece önemlidir. Çok basit bir test
ile her yerde cildinizin yapısını
değerlendirebilirsiniz. Böyle bir testi yapabilmek için
ihtiyaç duyacağınız malzemeler şunlar. İnce ve emici bir
kağıttan (sigara kağıdı olabilir) hazırlanmış, 2 cm
kadar eninde ve 5-6 cm boyundaki şeritler. |
|
Testin Yapılışı
1. Basamak
Yüzünüzü ılık su ve yumuşak
bir sabun ile bastırmadan ve zorlamadan yıkayınız ve bol
su ile çalkalayınız. Cildinizi kurulayın ancak herhangi
bir krem, losyon veya kozmetik tatbik etmeyiniz.
Cildinizi yıkamak ile, cilt üzerindeki örtüyü kaldırmış
oldunuz. Sağlıklı bir cilt bu örtüyü 1 saat içinde
yeniden oluşturur.
2. Basamak
Hazırlamış olduğunuz kağıt
şeritlere ALIN, BURUN, ÇENE ve YANAK yazınız
3.Basamak
Hazırladığınız kağıt
şeritleri, üzerlerinde yazan yerlere göre alın, burun,
çene ve yanak bölgelerine yapıştıracak gibi sıra ile
tatbik edin ve 10 a kadar sayın.
4. Basamak
Şimdi sıra sonuçları
değerlendirmekte.
|
|
Testin
Değerlendiriesi
EĞER cildiniz Yağlı ise :
Eğer tatbik ettiğiniz
kağıt şeritler alın, burun, çene ve iç yanak bölgelerine
nerde ise yapışıyorsa ve meydana gelen yağ lekesi büyük
ise.
EĞER cildiniz Kuru ve veya
Susuz kalmış ise
Kağıt şeritler hiç bir
yere yapışmayacak ve burun bölgesi dışındaki kağıtlarda
yağ lekesi oluşmayacaktır.
EĞER cildiniz Karışık
Karakterde ise :
Kağıt şeritler alın,
burun, çene bölgelerinde büyük yağ lekelerine sahip iken
diğer bölgelerde kuru kalıyor ise.
|
|
Elektronik Cihazlar ile Testin
Değerlendirilmesi
Yukarda
size son derece basit bir cilt test yöntemi aktardık.
Ancak profesyönel anlamda bu yöntem yeterli değildir.
Bir kişinin cilt yapısını anlamak belirli süreler sonra
tekrar değerlendirmek veya bir kozmetik ürün
kullanımından sonraki farkı göstermek amacı ile bazı
cihazlar geliştirilmiştir. Gelişen teknoloji sizlere bu
konuda da yardımcı olmaktadır. Bu cihazlar cildin yağ
değerleri dışında nem, pH ve sıcaklık gibi daha farklı
özelliklerinide incelemektedir. Kullanımı sonderece
basit olan bu cihazlar hassas sonuçlar vermektedir.
Bu cihazların bazı tipleri, aynı zamanda saç analizi de
yaparak saç konusunda da size uygun ürünler bulmanıza
yardımcı olmaktadır.
|
|
Cilt
Yıpranması
-
Ciltte
Enerji Kullanımı ve Döngü
-
Vitaminler
-
AHA
(Alpha Hyroxy Acid) Türevleri
Cilt
Yıpranması
Bizi dış ortamın zararlı etkilerinden koruyan cildimiz,
kendisini tamir etmek için de zamana ihtiyaç duyar.
Güneşten gelen UV (ultraviyole) ışınlarının etkisi,
yaşlanmak, hava kirliliği , uygunsuz kozmetik ürün
kullanımı ve diğer dış faktörler, cildi yıpratır ve
zorlar. Bütün bu olumsuz etkilere karşı duran ciltte,
bazı değişiklikler ortaya çıkar. Ultraviyole etkisi ile
metabolizması etkilenir ve aşırı oksitleme yeteneğine
sahip bazı kimyasal yapılar ortaya çıkar. Bu maddeler
hücre metabolizmasını bozar. Bu maddelere karşı vücut
antioksidan maddeler ile savaşır. Bilinen en etkin
antioksidan maddelerden birisi de E vitaminidir. Aslında
bu oksidan maddeler sadece UV nedeni ile oluşmazlar, ama
UV özellikle ciltte oluşumunu arttırır. |
|
Ciltte
Enerji Kullanımı ve Döngü
Yapılan çalışmalar cilde bir döngü olduğunu ve cildin
kendisini gece saatlerinde dinlenme sırasında tamir
ettiğini, ortaya koymuştur. İnsanoğlunda gece saatleri,
cildin kendisini onarması, enerji depolaması için
ayrılmıştır. Ciltteki hücre bölünmesi, çoğalmasıda da
geceleri daha fazla yapılır. Geceleri, UV etkisini
azalması ile cildin savunma için daha az enerjiye
ihtiyaç duyması, cildin enerjisini bölünmeye
yönlendirmesine neden olur. Bu nedenle geceleri cildin
daha çok besleyici maddelere ihtiyaç duyduğu düşünülür.
Cilt hücreleri gerek bölünmek için, gereksede enerji
elde etmek için bazı maddelere ihtiyaç duyarlar. Bu
besin maddeleri arasında amino asitler, yağ asitleri,
vitaminler ve mineraller yer alır. Bu besinler cilde kan
yolu ile ulaşır. Cildin, normal yapısını korumak için,
yeterli enerjiye ihtiyacı vardır. Bu enerji oksijenin
yakılması ile elde edilir. Bu kimyasal yanma olayı
ortaya bazı oksidan maddelerin çıkmasına neden olur. Bu
kısa ömürlü maddeler güçlü kimyasal etkileri ile hücre
metabolizmasının bozulmasına neden olur. Hücre içinde
bazı pigment denilen renk maddelerinin birikmesine de
neden olurlar. Yaşlı insanların el ve ciltlerindeki
lekeler bu mekanizma ile oluşur. Cilt sağlığı için
yeterli kan akımının sağlanması temel faktördür. Spor ve
egzersiz, dolaşımımızın korunması ve istenilen seviyede
tutulması için şarttır. Cildin kendisini tamir ettiği
dönemlerde artan hücre metabolizması sonucu da fazla
miktarlarda oksidan maddeler ortaya çıkabilir. |
|
Vitaminler
Bazı uzmanlar vücudun, cilt için E vitamini ve C
vitamini sağlamakta yeterli olamadığını
düşünmektedirler. Bu maddelerin cilde dışardan
uygulanmasının fayda sağlayacağı düşünülmektedir. E
vitaminin anti oksidan özelliği ile özellikle erken
yaşlanmaya ve leke oluşumuna karşı kullanılması
önerilmektedir. C vitamininde kolaylıkla cildin derin
katmanlarına ulaşabileceği ve kollajen üretimini
arttırabileceği düşünülmektedir. Bu vitaminlerin dışında
A vitamininde de retinoik aside çevrilerek, cilt
hücrelerinin bölünmesini kontrol eder ve sağlar. Bu etki
kendisini hücre yenilenmesi şeklinde gösterir. Cilt
tamirinde bir başka maddede Beta Glukan dır. Bu madde de
ciltte bulunan Langerhans hücrelerini uyararak bir
zincirsel işlevini başlatır. T yardımcı hücreler
uyarılır (bağışıklık siteminin hücreleri) bu hücrelerin
bazı salgıları (interlökinler) Fibroblast hücreleri,
endoteliyal hücreleri ve keratinositleri uyarır. Bu
sistem ciltte etkin bir onarım sağlar. |
|
AHA..(
Alpha Hydroxy Acid) Türevleri :
Cilt sağlığı açısından bir başka gurup kozmetikte açık
adı Alpha Hydroxy Acid yada kısaca AHA olan bir asit
ailesidir. Doğal kaynaklardan elde edilen bir gurup
asitten oluşurlar. Meyveler önemli bir kaynaktır.
Günümüzde AHA kozmetik ürünlerde çok yer almaktadır. Bu
ürünlerden beklentiler ise, ciltte bulunan ince çizgi ve
kırışıklıkların giderilmesi, cilt gerginliğinin
sağlanması, porların açılması ve tıkanmalarının
engellenmesi, yağlı ve akneli ciltlede cilt koşullarının
iyleştirilmesi, cilt yüzeyindeki ölü dokuların
uzaklaştırılmasıdır (soyma - peeling). Bu amaçla
kullanılan asidlerin bazıları şunlardır
·
Glycolic acid
·
Lactic acid (süt
asidi)
·
Malic acid
·
Citric acid (limon
tuzu)
·
Glycolic acid
+ammonium glycolate
·
Alpha-hydroxyethanoic
acid + ammonium alpha-hyroxyethanoate
·
Alpha-hydroxyethanoic
acid
·
Alpha-hydroxycaprylic
acid
·
Hydroxycaprylic acid
·
Mixed fruit acids (
karışık meyva asitleri)
·
Tri-alpha hydroxy
fruit acids (Tri-alpha hydroxy meyva asitleri)
·
Triple fruit acids (
Üçlü meyva asitleri)
·
Sugar cane extracts
(şeker kamışı özleri)
·
Alpha hydroxy ve
Botanical complex ( alfa hidroksi ve bitkisel
kompleksler)
·
L-alpha hydroxy acid
·
Three AHAs
Bu asidik
maddelerin orjianla isimlerini ve bazılarının yanlarına
da Türkçe açıklamalarını verdik. Bu asidik maddelerin
çoğu doğadan elde edilen ve çok bildiğimiz maddeler.
Kleopatra’nın süt banyoları meşhurdu. Bir çok meyva veya
sebzenin cilde uygulanmasının cilde iyi geldiği de çok
eski bir bilgi. Burda sizleri bir konuda uyarmak
istiyoruz. Bu kadar kolaylıkla bulunan veya değişik
kozmetik ürünlerde yer alan bu maddeler çok dikkatli
kullanılması gereken maddeler. 1997 yılı Temmuz ayında
FDA ( Amerika Gıda ve İlaç Dairesi) bir yayın yaparak
bazı bilgileri açıkladı. Bu bilgiler içinde AHA nın
cildin derinliklerine kadar inebildiği, cildin güneşe
olan direncini kırdığını, gereken konsantrasyonun
kişiden kişiye değiştiğini ve asitliğin artması ile
etkisinin arttığını, bazı ciltlerde allerjik
reaksiyonlar verebildiği vardı. Bu nedenler ile FDA bu
ürünleri kullanan kişilerin mutlaka güneşten koruyucu
ürünler de kullanması gerektiğini bildiriyor. FDA, AHA
içeren ürünlerin bebeklere de kullanılmamasını istiyor.
AHA ürünleri aslında sadece dermatologlar tarafından
kullanılan maddelerdi. Kozmetik sanayisinin de bu
maddeleri benimsemesi nedeni ile yaygın kullanıma
girmişlerdir. Kötü kullanımlarının ciddi cilt yanıkları,
allerji ve kabarcıklar oluşturması üzerine kozmetik
üreticileri geniş bir çalışma yaparak
Güvenli AHA ürünlerinin %10 veya daha az konsantrasyonda
AHA içerebileceği ve pH değerininde 3.5 ten daha asit
olmaması sonucuna vardılar. AHA
ürünlerinin pH değeri azldıkça ve konsantrasyonları
arttıkça etkileri artmaktadır. Bu tip ürünler konunun
uzmanlarınca uygulanabilirler.
Sizde alacağınız kozmetik ürünlerde bu noktalara dikkat
edin.. Yanlış üründen uzak durun.. AHA ürünleri ciltte
hafif kızarıklık ve hassasiyete neden olabilirler. Bu
ürünleri mutlaka kullanma kılavuzundaki gibi kullanınız
ve bazı kozmetikler ile birlikte de kullanılmamaları
gerektiğini hatırlayınız. Önce küçük bir alanda allerji
için deneyiniz. |
|