Diş Eti Hastalıklarında Tanı ve İlkyardım

::::::::::::::::::::::::

 

Bu kısa betimleme diş hekimine zorunlu gidişi asla engellememelidir. Bazı insanlar gerçekten hasta mıdırlar yoksa salt bir kırgınlık mıdır yakındıkları bilmezler. Çoğu insanın hastalığın oluşumuna ilişkin kendilerine özgü görüşleri vardır. Her şeyden önce bir ağrıyla vücutta bir şeyin yolunda olmadığına dikkatleri çekilir. Dişlerde uyarıcı nitelikte üç tip ağrı ayırt edilir: Delici, çekici ve sıkıştırıcı ağrı. Kişi bu ağrılardan birini duyunca elinde olmadan aynaya bakar ve bir yerde bir kızartı görür. Kırmızılık, sıcaklık, şişlik ve ağrı bir iltihabı belirtir. Belki, dişinde bir renk değişikliğini de ayırt eder. Salt diş yüzeyindeki durumlar ya da yüzey altındaki yıkım sürecini gösteren yarısaydam bir renkleşme, başkadeyişle diş çürümesi söz konusuysa; bunu dıştan seçmek de olasıdır. Mine tabakası önceden yitirilmişse renk değişikliği tümüyle ortaya çıkar.. Diş taşları hem dişeti kenarının üstünde hem de görülmeyecek biçimde dişeti kenarının altında oluşabilir. Sert bir halka gibi dişi çepeçevre kuşatır ve mukozanın iltihabına neden olur ki, bu çoğu zaman dişetinin çekilmesiyle ilişkilidir. Çoğu hasta kötü ağız kokusundan yakındıklarının bilincindedir; oysa bazıları bundan habersizdir ve ancak çevrelerinin dikkatini çeker. Çoğu zaman çevrelerindeki insanlar gücendirebilecekleri korkusuyla gerçeği söylemekten çekinirler. Kötü bir ağız kokusu her zaman dişlerden kaynaklanmaz, başka hastalıkların da buna neden olması olasıdır. Tüm budurumlarda ancak diş hekimi, herhangi bir dişin tedavisinin gerekip gerekmediğine karar verme durumundadır. Pazar günleri ya da bayramlarda, özellikle kırsal kesimde ve küçük kentlerde hemen bir diş hekimine ulaşmak olanaksız olabilir ve sözkonusu kişinin böylesi olasılıklara karşı kendine nasıl yardım edebileceğine ilişkin bir iki öğüdü burada vermek isterim. Bu ilk yardım etkili olup ağrıya ve şişe engel olsa da, ağrısızlığın sağlığın bir simgesi olmadığını unutmayınız. Hastanın bir an önce diş hekiminin muayenehanesine gitmesi gerekir. Kendi kendine tedavi çoğu zaman tehlikelidir ve diş hekimleri de dişlerinde herhangi bir hastalığı sezdiklerinde, meslektaşlarına başvurmak zorunda kalırlar. Kendi kendine yardım etmeyi deneyen ve bu yüzden ölen bir diş hekimini bilirim. Çoğu hasta yüzlerini sıcak iyi gelir umuduyla kalın tülbentlerle sarar; oysa bu yanılgıdır. Bunun sonucu olarak iltihap daha da kötüleşir; tersine soğuk uygulamasıyla iltihaplanmanın iyileşmesi olasıdır. Isıtmayla hastalık mikropları tüm organizmaya da sürüklenebilir ve böylece genel bir kan zehirlenmesine neden olabilir. Soğuk su uygulaması mikropları yerelleştirir ve bu durumda uygulanacak en iyi ilk tedavi şeklidir. Tülbentleri soğuk suyla ıslatarak iltihaplı ya da şişmiş yerin üstüne koymak öğüde değer. Bazı durumlarda ağrı da azalır; ancak her zaman durum bu olmayabilir. Ağrıya karşı, piyasada bulunan pek çok ağrı kesicilerden biri alınır. Eğer evde yoksa, kişiye yakın bir arkadaşı ya da akrabası yardımcı olur. Diş ağrılarının ne denli şiddetli olabileceğini herkes bildiği için, bu durumda yardımcı olduklarına sevinirler. Ancak bazı insanlar ilaç içerken «çok çokça yardım eder» diye düşündüklerinden dikkatli olmak gerekir. Yalnız tek bir tablet alınmalıdır ve yeterince etkili olmadıysa, bir sonrakini almadan önce en az üç dört saat geçmelidir. Diş ağrıları genellikle geceleyin şiddetlenir. Çoğu insan yaştık içindeki tüylerin buna neden olduğunu düşünür. Kuşkusuz tüylerin ısıtması ağrıyı artırabilir; ancak ana neden, kanın yüz organlarına akın ettiği, yatay durumdaki yatıştır. Bu nedenle daha iyisi, yarı oturur durumda yatmak ve uyumaya çalışmaktır ya da olabildiğince sık hasta, kısım üzerine soğuk kompres yapmaktır. Vücut ısısıyla ısınıp artık etkisiz kalacağından, kompresler, her iki-üç dakikada bir değiştirilmelidir. Bu su deriden de emilir ve diğer vücut sıvılarına karışarak geçici bir yatıştırma sağlanır. İleri zararın önlenebilmesi için, hemen ertesi gün diş hekimine gidilmesi gerektiğini bir kez daha söylenebilir.

 

 

 

 

 

Ana Sayfa

 

 

HASTALIKLAR

AKCİĞER HASTALIKLARI

KARACİĞER HASTALIKLARI

KALP VE DAMAR HASTALIKLARI

MİDE HASTALIKLARI

BEYİN VE SİNİR HASTALIKLARI

KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI

GÖZ HASTALIKLARI

CİLT HASTALIKLARI

AĞIZ VE DİŞ HASTALIKLARI

EKLEM HASTALIKLARI

KADIN DOĞUM HASTALIKLARI

RUH HASTALIKLARI

KEMİK HASTALIKLARI

BAĞIRSAK VE ANÜS HASTALIKLARI

CİNSEL HASTALIKLAR

BESLENME HASTALIKLARI

KAN HASTALIKLARI

SOLUNUM  HASTALIKLARI 

HORMON HASTALIKLARI

ERKEK HASTALIKLARI

KAS HASTALIKLARI

ÇOCUK HASTALIKLARI

BÖBREK VE İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI

İLKYARDIM

 

 

Sağlık ve Tıp