|
Donma
::::::::::::::::::::::::
Soğuk ısırığı vücut dokularının donmasıyla oluşan
bir rahatsızlıktır. En sık donan bölgeler eller, ayaklar, kulaklar ve
özellikle burun uçlarıdır. Eller ve ayaklar vücudun uç noktalarıdır ve
özellikle soğuktan dolayı dolaşım kısıtlandığında bu bölgelere giden kan
miktarı iyice azalır. Kulaklar ise ince oldukları için fazla bir
dolaşıma sahip değildirler burun ise genelde soğuktan iyi korunmaz.
Vücudun ana bölgelerindeki ısıyı korumak için diğer bölgelere olan
dolaşım neredeyse durma derecesinde kısıtlanabilir. Soğuk ayrıca
damarları çevreleyen ve plazmanın damarın dışına çıkmasını önleyen
endothelial hücrelere de zarar verir. Plazmanın kayıbı ise kanın damarın
içinde pıhtılaşmasına ve dolaşımı daha da yavaşlatmasına neden olur.
Dolaşım azaldıkça dokular donmaya başlar. Hücreler arasında su
kristalleşmeye başlar ve hücre içindeki suyu emerek büyür. Buna rağmen
donma hücreleri öldürmez. Laboravatuar çalışmalarında hücreler uzun süre
donduktan sonra bile canlı kalmışlardır.
Soğuk ısırığından kaynaklanan asıl zarar endothelial hücrelerin zarar
görmesidir. Dokular tekrar ısındığında bu bölgeye giden kan pıhtılaşır
ve buradaki dolaşımı tamamen durdurur. Bunun sonucunda da o bölgedeki
hücreler ölür.
Önlenmesi
Soğuk ısırığı havanın donma noktasının altında olduğu her sıcaklıkta
olabilir ama genelde hipotermiyle bağlantılı gelişir. Hareketsizlik
dolaşımın yavaşlamasına büyük katkıda bulunur ve dolaşımı engelleyen
giysiler de soğuk ısırığına katkıda bulunur.
Bazı durumlarda soğuk ısırığı metallere ya da sıvı yakıtlara temasla da
ortaya çıkabilir. Soğuk ısırığını önlemek için onu ortaya çıkaran
etkenleri özellikle hipotermiyi ortadan kaldırmak gerekir. Vücudunuzun
merkezini sıcak tutarak dolaşımın azalmasını önleyen giysiler
vücudunuzun uç noktalarını da sıcak tutar. Ayrıca önemli noktalardan
biri de dar ayakkabılar gibi dolaşımı engelleyecek şeyler
giyilmemesidir.
Sigara içmek yüzey dolaşımını azaltır ve bu yüzden lokal donmalara
katkıda bulunur. Dolaşımı devam ettirmek için el ve ayak parmakları
hareket ettirilebilir ve kolları hızla çevirmek dolaşımı hızlandırmak
için iyi bir yöntemdir.
Soğuk ısırığını yüzeysel ve derin olmak üzere ikiye ayırabiliriz.
Yüzeysel donuklarda yüz, burun, kulak, parmaklar gibi ufak dokular
etkilenir. Yüzeysel donuklar derin donuklar kadar önemli olmasa da eğer
gerekli tedbirler alınmazsa derin donuk haline gelebilir. Derin
donuklarda ise eller, ayaklar ve hatta bacak ve kolların bir bölümü gibi
daha büyük dokular etkilenir. Derin donuklarda büyük miktarda doku ya da
bir organın tamamı kaybedilebilir.
Yüzeysel Donuk
Belirtiler Semptomlar
Beyazlaşmış dokular Önceleri acı hissedilir
Üst dokular sert alt dokular daha yumuşak Daha sonra bölge soğuk ve
hissizdir
İlk yardım
En etkin ilk müdahale donmuş organın sıcak bir vücutla temas ettirilerek
ısıtılmasıdır. Bölgenin ovulmaması ve daha fazla donmasının önlenmesi
gereklidir. Bu şekilde ısıtılan bölge kısa sürede bir karıncalanma
hissiyle birlikte eski haline gelecektir.
Derin Donuklar
Belirtiler Semptomlar
Deri beyaz Donma sırasında acı
Deri sert ve alttaki dokular da katı His yok
Eklem hareketi yok ya da kısıtlı Eritme sırasında acı
İlk yardım
Dağda :
- Erimiş bölümü eritmeyin
- Etkilenmemiş dokuların donmasını önleyerek zararın artmasını
engelleyin.
- Eğer doku erimişse tekrar donmasını ve baskı altında kalmasını önleyin
- Kişiye bol sıvı verin
- Hastayı en kısa zamanda hastaneye ulaştırın
Donmuş bir doku eritildiğinde kişi tamamen işe yaramaz hale gelir.
Donmuş bölüm hastaya korkunç bir acı verecektir. Donup erimiş bir organı
kullanmak neredeyse imkansızdır. Eğer donmuş bir organ eriyip tekrar
donarsa bu organın kaybedilme riski büyük ölçüde artacaktır. Eritme
işlemi sadece tekrar donma şansı yoksa ve vücudun eritilmiş bölümü
tamamen steril koşullarda korunabilecekse yapılmalıdır. Bu da doğa
şartlarında neredeyse imkansızdır. Donmuş bir bölümü eritmek için donmuş
organ 38.5°C ile 41°C arasında sıcaklıkta suya sokulmalıdır. Suyun ısısı
sürekli kontrol edilmeli ve gerekirse su ekleyerek aynı sıcaklıkta
tutulmalıdır. Eritme işlemi organ tamamen eriyip pembe bir görünüm
kazanana kadar devam etmelidir. Pembe renk dolaşımın başladığının
göstergesidir. Çok zarar görmüş bir organın dolaşımı geri dönmeyebilir.
Eritme işlemi sırasında ve sonrasında kişinin organı hareket ettirmesini
sağlayın. Eridikten sonra organı steril bir pedle korumalı ve parmaklar
arasına steril pedler koyulmalıdır. Hasta hipotermiye girmişsse önce
hipotermi tedavisi yapılmalıdır. Donmuş bölgeye aşırı ısı uygulamayın
çünkü bu organa zarar verebilir. Enfeksiyon riskini arttırmamak için su
toplamış bölgeleri ellemeyin.
Soğuk ısırığının yakın dönem tedavisinde cerrahinin yeri yoktur. Ne
yazik ki konu hakkında tecrübesiz bazı cerrahlar donmuş ve erimiş
bölgenin görüntüsü yüzünden hemen bir ampütasyon üzerinde israr
edebilirler. Ampütasyonu reddeden bazı hastalar minumum ya da sıfır doku
kayıbıyla olayı atlatmışlardır.
Cerrahi müdahale dokular tamamen ve kesinlikle öldükten sonra
yapılmalıdır. Başlangıçta dolaşımı sağlamak için bazı ufak müdahaleler
olabilir fakat ampütasyon, donma olayının üzerinden uzun bir süre
geçtikten sonra sadece ölü dokuyu ayırmak amacıyla yapılmalıdır. Soğuk
ısırığı yaşamış kişiler soğuğa karşı daha hassastırlar ve daha önce
donmuş bölgelerindeki damarlar kalıcı olarak zarar gördüğü için bu
bölgelerin donma şansı daha yüksektir
Ana Sayfa
|
HASTALIKLAR
AKCİĞER HASTALIKLARI
KARACİĞER HASTALIKLARI
KALP VE DAMAR HASTALIKLARI
MİDE HASTALIKLARI
BEYİN VE SİNİR HASTALIKLARI
KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI
GÖZ HASTALIKLARI
CİLT HASTALIKLARI
AĞIZ VE DİŞ HASTALIKLARI
EKLEM HASTALIKLARI
KADIN DOĞUM HASTALIKLARI
RUH HASTALIKLARI
KEMİK HASTALIKLARI
BAĞIRSAK VE ANÜS HASTALIKLARI
CİNSEL HASTALIKLAR
BESLENME HASTALIKLARI
KAN HASTALIKLARI
SOLUNUM HASTALIKLARI
BULAŞICI HASTALIKLAR
HORMON HASTALIKLARI
ERKEK HASTALIKLARI
KAS HASTALIKLARI
ÇOCUK HASTALIKLARI
BÖBREK VE İDRAR YOLLARI
HASTALIKLARI
İLKYARDIM
|