|
Erkeklerin Cinsel Organı
::::::::::::::::::::::::
Cinsel açıdan erkeğin
üremedeki rolü kadına göre daha basittir. Erkek sperm üretir ve
döllenmenin gerçekleşebilmesi için bu spermleri kadının dölyoluna (
vajina ) boşaltır. Erkeğin cinsel organları bu işlevi yerine getirecek
biçimde oluşmuşlardır. Sperm üretme sistemi iki erbezinden (testis )
oluşur. Bu bezler aynı zamanda ergenlikte çeşitli bedensel
değişikliklere yol açan hormonları da üretirler. Spermi kadının
dölyatağına ( uterus ) ulaştıran organa penis denir. Penis aynı zamanda
idrarın boşaltılmasını sağlar. Spermi erbezlerinden penise taşıyan bir
kanal sistemi vardır. Bu sistem depolama bölgeleri içerir. Bu yüzden
erbezleri, yalnızca spermin boşaltıldığı orgazm anında değil, sürekli
olarak sperm üretebilir. Erkeğin cinsel organlarında spermlerin içinde
yaşadıkları ve yüzdükleri sıvıyı üreten bir dizi salgı bezi daha vardır.
Bütün bu organların üreme için en önemlileri erbezleridir. Erbezleri,
gövdenin dışında derisi kırışık bir torbanın içinde yer alır. Erbezleri
önce gövdenin içinde oluşur, daha sonra doğumdan kısa bir süre önce
torbanın içine inerler. Eğer bu gerçekleşmez ve zamanında tıbbi müdahale
yapılmazsa erkek yaşamı boyunca kısır kalabilir.
Hayvan türlerinin önemli bir bölümünde, erbezleri, insanlarınkinden
farklı olarak gövdenin içindedir. Sadece memelilerin bazı türlerinde
erbezleri doğumdan belli bir süre önce, başlangıçta bulunduğu böbrekler
yakınındaki bölgeden gövdenin dışına, erbezi torbalarının içine iner.
Bazı türlerde erbezleri yine aşağıya iner ama gövdenin dışına çıkmaz,
karın boşluğunun alt kısmında kalır. Bazılarındaysa daha değişik bir
düzen görülür: erbezleri mevsimlerle birlikte yer değiştirirler.
Çiftleşme döneminde gövdenin dışına çıkarlar, dönemin kapanmasıyla da
yine karın boşluğunun içine çekilirler. Bu mevsimlik hareket de
göstermektedir ki, canlıların çoğunda erbezlerinin etkinliği, gövdenin
dışına çıkmalarıyla sağlanmaktadır. Başka bir deyişle insanlarda olduğu
gibi hayvanların çoğunda da sperm üretimi ancak gövdenin dışında bulunan
ve dolayısıyla sıcaklığı gövde sıcaklığının biraz altında kalan
erbezleri tarafindan gerçeleştirilebilmektedir. Erbezi torbaları yün
kumaşla sarmalanan erkek farelerin kısırlaştığı deneylerle saptanmıştır.
Buna karşılık ancak vücut sıcaklığındaki bir erbezinde sperm üretebilen
türlerin sayısı da çoktur. Üstelik, bunlar, erbezleri gövde dışında
kalan türlere çok benzeyen, akraba türlerdir. Birbirine çok yakın
türlerin oldukça farklı ısı düzeylerinde üreme faaliyetini
yürütebilmelerinin nedeni henüz anlaşılmış değildir.
Erbezi torbasına sahip türlerde bu organın yeri de oldukça değişiktir.
İnsanlarda torbalar penisin arkasındadır; buna karşılık bazı keseli
hayvanlarda penisin önünde ve şebeklerde de penisin yanında bulunur.
Torba, birer erbezi içeren iki bölüme ayrılır. Torbanın dışındaki ince
çizgi bu ayrılma sınırını gösterir. Erkeklerin çoğunda sol erbezi
sağdakine göre biraz daha aşağıdadır. Ancak her ikisi de küçük kaslar
sistemiyle yukarı ve aşağı doğru hareket ederler. Torbanın derisine
bağlı olan bu kaslara dartos, erbezlerine bağlı olan kaslara ise
kremaster denir. Soğukta bu kaslar erbezlerini gövdeye doğru çeker.
Sıcakta ise kaslar gevşer ve erbezleri aşağıya sarkar.
Bu karmaşık düzen gereklilikten doğmuştur. Çünkü erbezleri yeterli
ölçüde spermi, gövde sıcaklığının biraz altında, 35 °C'de üretirler.
Eğer sıcaklık yüksekse sperm üretilemez, hatta baba olma yeteneği
bütünüyle ortadan kalkabilir. Uzun süre bisiklet sürmenin, sıkı
kilotlann sperm üretimi üzerinde olumsuz etki yaptığı söylenmektedir.
Buna karşılık İskoçya türü etekliğin verimliliği artırdığı öne
sürülmektedir.
Her bir erbezi 250 kadar bölmeden oluşur. Bu küçük, sıkı sıkıya
birbirine geçmiş borular ersuyu üreten kanalcıklardır. 800 kadar
kanalcıkta her gün yüzmilyonlarca sperm üretilir. Kanalcıklar
birbirlerine bağlıdırlar ve hepsi birden daha geniş bir toplama kanalına
açılırlar. Erbezinin üstünde sarılmış biçimde bulunan bu toplama
kanalına "epididimis" adı verilir. Yaklaşık 6 metre uzunluğundaki
epididimis içinde spermler hareket etmeye alışırlar.
Kanalcıklarda yeni spermaların üretilmesiyle birlikte daha önceden
üretilmiş spermler, epididimis'e itilir. Eski spermler burada bir süre
beklerler. Boşaltım için on-on beş gün kadar bekleyen spermler boşaltım
olmazsa ölürler. Epididimis, "vas deferens" (sperm kanalı) adı verilen
ve kalın kas duvarlarıyla çevrili bir başka kanalla bağıntılıdır. Kan
damarları ve sinirlerle birlikte bu kanal sperma kordonunu oluşturur.
Her bir erbezinden çıkan sperma kordonu bir kavis çizerek penisin
tabanına kadar gelir. Kasık kemiğinin ön ve üst tarafindan dolanan
kordon böbreklerden idrar torbasına giden idrar yolunu çevreler, döner
ve sonunda, idrar torbasının arkasından aşağıya doğru iner.
İki sperm kanalının son bölümleri diğer bölümlere göre daha geniştir.
Buralarda spermler depolanır. sperm keseleri adı verilen iki küçük
bezden gelen kanalları birleştiren sperm kanalı ; prostat bezinin
çevresine ulaşır. Burada iki kanal birleşir ve idrar yoluna girerler.
İdrar kanalı, penis boyunca idrar torbasında uzayan kanaldır. Prostatın
altında bazı bezler idrar yoluna salgı yapar. Bunlara Cowper ve Littre
bezleri adı verilir.
Bu bezler cinsel birleşme sırasında penisin ucunun ıslanmasını
sağlarlar; ayrıca spermin içinde yüzdüğü sıvıyı da salgılarlar. Bu sıvı
sperm için gerekli olan oksijen ve besini verir. Sıvının içinde bir
pervane görevini yapan kuyruk hareketleri yoluyla yüzen spermler bu
sıvılarla birlikte meniyi oluşturur. Bezlerden gelen salgıların kimyasal
bileşimleri o kadar belirgindir ki, giysilere bulaşmış olan meni
üzerinde yapılan kimyasal deneyler, tecavüz suçlarında kanıt olarak
gösterilebilmektedir.
Prostat bezinin ürettiği kimyasal maddeler arasında bulunan bir dizi
maddeye prostaglandinler denir. Bu maddeler kadının dölyatağında
birleşme sırasında görülen kasılmaları kolaylaştırır ve spermin kadının
üreme organlarına doğru yol almasına yardımcı olabilir.Penis idrarın
dışarıya atılmasını sağlar..İdrarın boşaltılması sırasında penisin inik
ve yumuşak olması en uygunudur. Ama yumuşak bir penis spermleri kadının
dölyatağının derinlerine taşımak açısından hiç elverişli değildir. Bu
yüzden bir erkek cinsel açıdan uyarıldığında penisi de sertleşir ve
dikleşir. Bu yolla cinsel ilişki daha kolaylaşır.
Peniste gözenekli dokulardan oluşan üç sütun yer alır. Üstte ve yanlarda
iki Korpora kavernoza bulunur. Bu tabakalar tabanda kasık kemiğine
bağlıdırlar. Alt tarafta ise
daha küçük olan Korpus spongiozum tabakası yer alır. Bu tabaka penis
başındaki dokuları da oluşturur. Her üç sütuna da kan damarları
bağlıdır. Bir erkek cinsel açıdan uyarıldığında kan hızla bu dokulara
dolar. Mantar biçimindeki dokular kanı çabucak emerler ve şişerler.
Penisin sertleşme olayı da buna bağlıdır. Sertleşme omurilikten gelen
sinirsel uyarılar aracılığıyla meydana gelen otomatik bir olaydır.
Sertleşmeye pekçok şey yol açabilir. Karşı cinse hiç dokunulmaksızın bir
koklama ya da görme de penisin sertleşmesini sağlayabilir. Öte yandan,
beyinden gelen mesajlar sertleşmeyi engelleyebilir. Penisin başında çok
duygun sinirler vardır. Dölyatağının içindeki penisin sürtünmesi
sonucunda baştaki sinirlerin uyarıcı etkileri erkekte orgazmı sağlar.
Hayvanlarının çoğunun penisinde, os penis adı verilen bir kemik (veya
kıkırdak) bulunmasına rağmen, insanda böyle bir şeye rastlanmaz.
Hayvanlarda bu kemiğin işlevi, penisin sertliğini sağlamaktır. Bütün
etoburlar (köpekler, kediler, fokbalıkları, ayılar), yarasalar ve
maymunlarda bir os penis vardır. Buna karşılık toynaklılarda(at ve inek
gibi hayvanlar), kanguru gibi keseli hayvanlarda ve balinalarda böyle
bir kemik yoktur. İnsanda koni biçiminde olan penis başı ( glans ) da
çeşitli hayvan türlerinde çok farklı biçimler almıştır. Bazı keselilerde
olduğu gibi iki parçalı veya çatallaşmış da olabilir, bütün diğer
memelilerdeki gibi tek parçalı da olabilir. Bazı maymun türlerinde penis
başı çok küçüktür. Buna karşılık insanda oldukça büyüktür ; penisin
toplam uzunluğunun dörtte biri kadardır ve penisin en duyarlı kısmıdır.
Orgazm aşamasına ulaşılmadan önce Cowper ve Littre Bezleri'nden belirli
ölçüde sıvı salgılanır. Bu sıvı penisin başını ıslatır ve uyarıcı
etkileri artırır. Sıvının bir başka önemli görevi de idrar yolunda
spermlere zararı dokunacak maddeleri işe yaramaz hale sokarak spermin
idrar yolundan geçişini sağlamaktır. Bundan sonra, sinirsel uyarılar
meni kanalı, meni bezleri ve prostat bezi çevresindeki kasları harekete
geçirirler. Bu hareketler bir pompa işlevini görerek spermlerin ve öteki
bezlerden gelen sıvıların idrar yoluna boşalmasını sağlar. Penisin
süngerimsi dokularının çevresindeki bir dizi kasın kasılmasıyla birlikte
meni idrar yolunda ilerler ve dışarıya atılır. Bu arada kaslar idrar
torbasına giden kanalı kapatırlar. Böylece idrarın meniye karışması
önlenmiş olur.
Sünnet, yani penisin başındaki derinin alınması dünyanın en eski
adetlerinden birisidir. Özellikle müslüman ülkelerde uygulanan sünnet
sağlık açısından yararlı bir işlemdir. Çünkü sünnetsiz kişilerin sürekli
yıkanmamaları durumunda, baş derisinin altında smegma adı verilen bir
salgı birikebilir. Görülen bir başka durumda sünnetli kişilerde ya da
eşlerinde penis ve rahim kanserlerine çok az rastlanmasıdır. Bu
elverişli durumların bir sonucu olarak sünnet çeşitli ülkelerde giderek
yaygınlaşan bir olay haline gelmektedir. Sünnetli erkeklerin cinsel
açıdan doyuma daha çok ulaştıkları inancı ise yanlıştır. Bir görüş,
açıkta kalan penis başının bütün gün pantolona sürtünmesinin cinsel
duyarlığı azalttığı yolundadır. Bu yüzden erkekler orgazma ulaşmak için
uzun sürelere gereksinim duymaktadırlar. Ne var ki yapılan araştırmalar
sünnetli ve sünnetsiz kimseler arasında orgazma ulaşma açısından bir
fark olmadığını ortaya koymuştur.
Penisin boyutları üzerine pekçok yanlış kanı yaygındır. Kimi erkekler
penislerinin kısalığından dolayı çeşitli karmaşık ruhsal durumlara
girmektedirler. Oysa penisin büyüklüğü ya da küçüklüğüyle cinsel
ilişkide başarı arasında bir ilişki yoktur. Penisin büyük olması kişinin
"daha erkek" olmasını gerektirmez. Cinsel ilişkide doyuma ulaşma penisin
büyüklüğü ya da küçüklüğüyle değil, cinsel teknikle ve esas olarak da
psikolojik uyumla ilgilidir.
Erkeğin sertleşme ve sperm üretme yeteneği, kadının menapoz dönemini
tamamlamasından çok sonra da devam eder.
ABD'de yapılmış bir araştırmaya göre, erkeklerin %90'ı ; 50 yaşına
geldiğinde sertleşme yeteneğini korumaktadır. Altmış yaşındayken
sertleşme yaşayabilenlerin oranı yüzde 80'in biraz üzerinde, yetmiş
yaşındakilerin oranı yüzde 70 ve seksen yaşındayken sertleşme
yeteneklerini sürdürenlerin oranı da yüzde 25'tir. Ancak bu oranların
orgazm yeteneğiyle doğrudan bir ilişkisi yoktur. Kinsey ve çalışma
arkadaşları tarafından yapılmış bu araştırmaya göre, elli yaşındaki
ABD'li erkekler ortalama haftada iki kez, yetmiş yaşındakiler de bir kez
orgazm yaşamaktadırlar.
Adet Görme
Ağrılı Cinsel İlişki
Aids
Aile planlaması
Akraba Evliliği
Andropoz
Bel Soğukluğu
Boşalma Güçlüğü
Birleşmenin Uzatılması
Bayanlara Öneri ve Uyarılar
Birlikte Orgazm
Biseksüalite
Cinsel Roller
Cinsel Çekicilik
Cinsel Hayatta Riskler
Cinsel Terapi
Cinsel Oyunlar
Cinsel Uyarıcı Maddeler
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar
Çıplaklık
Cinsel Anlaşma
Cinsellik ve Beyin
Cinsel Birleşmeden kaçma
Cinsel Birleşmede Ortam
Cinsel Birleşmenin Yeri
Cinsel Birleşmenin Zamanı
Cinsiyet Nasıl Belirlenir
Çocuklarda Cinsel Gelişim
Cinsel işlev Bozukluklarının Tedavisi
Cinsel Uyarılma Cinsel
İlişki Çeşitleri
Cinsellik ve Gen
Cinsel Organlarda Yara
Cinsel Şakalar
Cinsel Şiddet Cinsellikte
Heyecan
Cinsel İletişimsizlik
Cinselliğin Safhaları
Cinselliği Etkileyen Faktörler
Cinsel Oyuncaklar
Cinsel Birleşme Olmuyorsa
Cinsel Doyum
Cinsel İsteksizlik
Cinselliğin Yöneticisi Erkek midir?
Cinsellik Ve Olumsuz Önyargılar
Cinsel Tedavi
Cinsel Dönemler
Cinsel Özgürlük
Cinsel Eylem
Cinsel Zevk Sınırları
Cinsel Doyumsuzluk
Cinsellikte Çiftlerde Sorun
Çocuklara Cinsellikle İlgili Bilgi Verme
Doğum Kontrol Hapları
Eşlerde
Cinsel Uyumsuzluk
Ergenlik
Erkekte Orgazm
Empotans (Sertleşme Bozukluğu)
Evlilik Öncesi Cinsellik
Erkeklerde Cinsellik Sorunları
Erkeklerin Cinsel Organı
Erken Boşalma
Ereksiyon Sorunu
Eşcinsellik
Frengi
Güçlü Seks İçin Beslenme
Gebeliği Önleme Hapları
Göğüsler
Gebeliği Koruyucu İğneler
Geç boşalma
Homoseksüellik
İktidarsızlık ve Cinsel Terapi
İktidarsızlığa Testesteron Kremi
İlk Cinsel İlişki
İktidarsızlık Bahane
İyi
Seksin Zamanı
Sabah Sekiz
İlk
Gece
Kısırlık
Kadın Orgazmı
Kadınlarda İlişkiye Girememe
Kızlık
Zarı-Hyman
Kadınlarda Cinsel Sorunlar
Kalçalar
Kondom Klamidyoz
Kama Sutra
Kısırlık Nedenleri
Koku Ve Seks
Kadında Cinsel Sorunlar
Kadının Cinsel Organları Ve İşlevleri
Kadınlarda Orgazm Sorunları
Mastürbasyon
Mastürbasyon Ve Sağlık
Mastürbasyon Ve Cinsel Gelişim
Minihap Nedir?
Mesir Macunu
Menapoz Sonrası
Nasıl sevişilir? Sevişme Önerileri
Orgazm
Uykuda Orgazm
Öpüşme
Özürlülerde Cinsel Yaşam
Ön Sevişme
Penis Eğriliği
Penis Ağrısı-Şişmesi
Penis Büyüklüğü
Spiral
Spermisit Nedir?
Sperm
Alerjisi
Şehvet
Sex
Tavsiyeleri
Sevgi
Ve Cinsellik
Temel
Cinsiyet Özellikleri
Cinsel Temas
Tüp Ligasyonu Ne Demek
Uyarılma Bölgeleri
Üreyememe Sorunu
Vazektomi
Viagra
Yaşlılık Ve Cinsellik
Yanlış Cinsel İnanışlar
Evlilikte Cinsellik
Gebelikte Cinsellik
Cinsellik Haberleri
Cinsel Sözlük
cinsellik
Ana Sayfa
sağlık
|
|