Hekimin İktidarı
Hemşirenin Mağduriyeti
::::::::::::::::::::::
T.C Sağlık
Bakanlığı İstatistik Yıllığına göre, Türkiye’de 70 bin hemşire vardır. DPT
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Plânına göre 200 bin hemşireye ihtiyaç vardır.
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Rüstem Zeydan’ ın 11 şubat 2005
günü yaptığı açıklamaya göre, 16 bin 500
Sağlık Meslek Lisesi mezunu
hemşire
işsizdir.
Hemşirelerin bir bölümü Vakıf işçisi statüsünde ya da temizlik firmalarının
taşeronluğunda 100 milyon ile 350 milyon TL karşılığı güvenceden yoksun
koşullarda çalışmak zorunda kalmaktadır. Hemşireler park-bahçe bakımı,
otomasyona geçen hastanelerde doktor istemini kendi şifreleriyle bilgisayara
kaydetme vb. gibi doğrudan “insan bakımı” dışında işler yapmak üzere
görevlendirilmektedir.
Türkiye’ de kendisinden hemşirelik hizmeti vermesi istenilen insan gücü
aşağıda bildirilen alt yapılara sahiptir:
1- Beş yıllık ilk okul eğitimi üzerine iki yıl okuduktan sonra “hemşire
yardımcısı” diploması alanlar. Bu insan gücü 1954 tarih ve 6283 sayılı
Hemşirelik Kanunu’ na göre hemşire yardımcısı olarak tanımlanmışlarsa da,
alanda hemşire görev ve yetkileriyle çalıştırılmışlardır. Örneğin, 1994
yılında Ankara’ daki bir büyük hastanenin baş hemşire yardımcılarından
birisi, bu nitelikte bir insan gücüydü. Durumun, adı geçen kanuna aykırı
olduğu dönemin başhekimine bildirilmiş “liyakat” ileri sürülerek kişi
görevine devam etmişti. Bu nitelikte insan gücü yetiştiren okullar 1975’te
kapanmıştır. Saha da az da olsa çalışan halen vardır.
2- Sağlık Meslek Liseleri Hemşirelik Programlarından (Hemşirelik Koleji
olarak adlandırıldığı zamanlar da oldu) mezun olup “hemşire” unvanı alanlar.
Bu insan gücü, 8 yıl temel eğitim üzerine 4 yıl süreli eğitimden geçmektedir.
Dört yılın % 60’ı meslek derslerine, % 40’ı lise derslerine ayrılmıştır.
Diğer bir deyişle bu programlardan mezun olanlar 2 yıldan biraz fazla bir
süre “hemşirelik” okuyarak meslek unvanını almışlardır. Türkiye’ de bugün
itibariyle hemşirelikte ağırlıklı sayıyı bu nitelikteki insan gücü
oluşturmaktadır. Önemli bir bölümü Açık Öğretim Fakültesi Hemşirelikte Ön
Lisans Programından mezundur ve talebi aynı yolla lisans tamamlamaktadır.
Meslek Lisesi Hemşirelik ve Hemşireliğe eşdeğer olan Sağlık Memurluğu
Programlarına 1995 yılı 185 sayılı Yüksek Sağlık Şurası’nda alınan tarihsel
bir kararla öğrenci alınmamış ve eğitim lise üzerine dört yıl süreli olmak
üzere YÖK’e devredilmiştir.YÖK ve Bakanlıkarasında yapılan protokolün 12.
Maddesi Sağlık Bakanlığı’nın 1996 yılından itibaren meslek liseleri
hemşirelik programlarına öğrenci almayacağına yöneliktir.
Ancak Sağlık Bakanlığı, aradan henüz 4 yıl geçmeden, 2000 yılı Ekim ayında,
YÖK’ ün yeteri sayı ve özellikte hemşire yetiştiremediği gerekçesiyle, 1995
Şura kararını ve Protokolü tek taraflı olarak iptâl etmiş, 2001 yılından
itibaren meslek liselerine öğrenci almaya başlamıştır.
Bakanlığın bu kararı alırken ileri sürdüğü resmi gerekçelerden birisi de
kendi ifadeleriyle “insana hizmet etme nosyonu küçük yaşlarda kazandırılır.
Hemşirelik daha ziyade beceriye dayalı bir meslektir. Bu nedenle, meslek
lisesi düzey eğitim, en uygun eğitimdir.”
Bakanlığın protokolü tek taraflı iptal etmesi ve meslek liselerine öğrenci
alması üzerine YÖK, yargıya başvurmuş ve davayı 2002’ de kazanmıştır.
Bakanlık, yargı kararına rağmen öğrenci alımına devam etmiş, Haziran 2004’
de ise meslek liselerini bir protokol ile Milli Eğitim Bakanlığı’na
devretmiştir. Söz konusu protokolde, yargı konusu olan protokol ve onun 12.
Maddesine yönelik hüküm bulunmaması ilginçtir. Nitekim, 2004 Eylül ayında
Milli Eğitim Bakanlığı da bu programlara öğrenci almıştır.
28 Mart 2005 tarihli Radikal gazetesinin haberine göre ise, Bakanlık bu
programlara öğrenci almayacak, programı “sağlık lisesine” dönüştürecek,
burada okuyan öğrenciler sağlık lisesinden mezun olduktan sonra 2 yıl süreli
hemşirelik eğitimiyle “hemşire” unvanı kazanacaklar...
3-Açık Öğretim Fakültesi Hemşirelik Programına, programın açık olduğu
dönemde büyük bir özensizlik nedeniyle, mezun olduklarında Sağlık Memuru
Kadrolarına atanan Sağlık Meslek Liselerinin Çevre Sağlığı, Röntgen,
Laboratuar mezunları da devam ederek Hemşirelikte Ön Lisans Diploması
almışlardır. Şimdi onlar da açık öğretim yoluyla hemşirelikte lisans
tamamlama talebi içindedirler.
4-Sağlık Meslek Liselerinden bir dönem, her iki mesleğin de sorumluluk ve
yetkilerini üstlenmek üzere 4 yıl süreli eğitim içerisinde hemşire-ebe
unvanı verilmek üzere insan gücü yetiştirilmiş ve elde hangi kadro varsa ona
atanmıştır. Bu nitelikte eleman sahada halen vardır.
5- Lise eğitimi üzerine önce 6 ay, yoğun itirazlar üzerine 18 aya çıkartılan
eğitimle de 1986-1992 yılları arasında hemşire yetiştirilmiştir. (LİMME
PROGRAMI)
6- Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarında mezun olup “hemşire” unvanı
alanlar. 1986 da açılan bu programlara adaylar üniversite giriş sınavından
geçerek girmiş ve iki yıl süreyle okuduktan sonra bu unvanı almıştır.
Özellikle sağlık alanında yer alan birçok mesleğin bu düzeyde eğitimden
geçen insan gücü o mesleğin “teknikeri” olarak unvan almaktadır. Örmeğin,
röntgen teknikeri gibi. Bu okullardan mezun 5 bin civarında hemşire alanda
çalışmaktadır. Program 1997’de kapatılmıştır.
7- Lise üzerine 4 yıl süreli hemşirelikte lisans programları. Sağlık
Yüksekokulları Hemşirelik programları ile Hemşirelik Yüksekokullarındaki
programlar bu nitelikte programlardır. İlk kez 1958’ de açılan bu okulların
sayısı bu gün itibariyle 76’dır.
8- Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarının 2 yıl süreli Acil Tıp
Teknikerliği ile Sağlık Meslek Liselerinin Acil Tıp Teknisyenliği
bölümlerinden mezun olan insan gücü, hemşirelikle hiçbir alâkası yokken,
hemşire kadrolarında istidam edilmekte ve hemşire görev, sorumluluk ve
yetkisiyle çalışmaktadır.
9-Sağlık Meslek Liselerinin Ebelik programından mezun olduktan sonra “ebe”
unvanı alanlar da hemşirelerin çalışması gereken yerlerde, örneğin, yoğun
bakım ünitelerinde, ebeliği ilgilendirmemesi gereken diğer kimliklerde
hemşire görev, sorumluluk ve yetkisiyle çalışmaktadır.
BU TABLO, TÜRKİYE’DE İNSAN SAĞLIĞINA VERİLEN DEĞERİ GÖSTEREN BİR
BELGEDİR.
BU TABLO, TÜRKİYE’DE “HEMŞİRELİĞİN” NASIL YOK EDİLDİĞİNİN BELGESİDİR.
VE
BU TABLO, HEM BU TABLOYU YARATIP HEM DE HEMŞİRELERE “GÜLÜMSEYİN” TALİMATI
VERENLERİN DİKKATİNE SUNULUR...
OYSA HEMŞİRELİK;
“BAKIM” OLARAK ADLANDIRILAN ÇOK DEĞERLİ, ÇOK HASSAS BİR SÜREÇTE EN ETKİN
OLMASI BEKLENEN İNSAN GÜCÜNDEN BİR BÖLÜMÜNÜ TEMSİL ETMESİ GEREKEN BİR
MESLEKTİR.
VE
BU İNSAN GÜCÜ “İNSAN” GİBİ KARMAŞIK BİR BÜTÜNE BİLİNÇLE,
BİLGİYLE,DUYARLILIKLA YAKLAŞABİLECEK BİR ALT YAPIYA SAHİP OLMALIDIR.
ÖRNEĞİN, YAPTIĞI VE ÇOK BASİT GİBİ GÖRÜNEN İLAÇ UYGULAMALARINDA, ÜSTLENMESİ
GEREKEN YIĞINLA SAORUMLULUĞU OLMASI GEREKTİĞİNİN BİLİNCİNDE OLABİLMELİDİR.
BU İNSAN GÜCÜNÜN OLDUĞU YERDE, ÖRNEĞİN YATAĞA BAĞIMLI BİRHASTADA
GELİŞEBİLECEK YATAK YARASI, EKLEM DONMASI, BESLENME BOZUKLUĞU, UYARAN
YOKSUNLUĞU GİBİ SORUNLARIN HİÇBİR ŞEKİLDE (ÖNLENEMEZ DURUMLAR DIŞINDA)
YAŞANMAMASI GEREKİR.
BU İNSAN GÜCÜNÜN OLDUĞU YERDE, HER YÖNÜYLE FARKLI BİR SOSYAL ORTAM OLAN
HASTANEDE “BİREYİN” KENDİSİNİ TERK EDİLMİŞ, ZİHNİNDE YIĞINLARLA SORU, KAYGI
VE KEDER İÇERİSİNDE HİSSETMEMESİ GEREKİR.
BU İNSAN GÜCÜNÜN OLDUĞU YERDE, “BİREY” KENDİSİNE SAHİP ÇIKILDIĞININ
HAKLARININ VE GÜVENLİĞİNİN TEMİNAT ALTINDA OLDUĞUNUN HUZURU İÇERİSİNDE
OLABİLMELİDİR. HER ÜLKEDE OLDUĞU GİBİ BU ÜLKEDE DE İNSANLARIN BU NİTELİKTE
İNSAN GÜCÜNE GEREKSİNİMİ VAR. BU NİTELİK, TEK BAŞINA DEĞİLSE DE ÖNCELİKLE,
ERİŞKİN YAŞTA VE DÜNYANIN GELİŞMİŞ HATTA GELİŞMEKTE OLAN PEK ÇOK ÜLKESİNDE
OLDUĞU GİBİ, LİSE ÜZERİNE 4 YIL SÜRELİ LİSANS EĞİTİMİ İLE KAZANDIRILABİLECEK
BİR NİTELİKTİR.
OYSA BU ÜLKEDE
Temel eğitiminde, mezuniyet sonrası eğitiminde, kendi hizmetlerinin
yönetiminde,mesleğini düzenleyen yasa ve yönetmeliklerde çok ciddi sorunları
olan, mesleki deontoloji tüzüğü olmayan, kısacası kendi kendini denetleme ve
geliştirme mekanizmalarının neredeyse tümünden yoksun bir meslek
hemşirelik...
Yetkililerin nerede boşluk varsa orada kullandığı bir mesleğin mensubu
hemşire...
Belirli çevrelerin iktidar oluşturabilmeleri ya da var olan iktidarlarını
sürdürebilmeleri için bir kaynak hemşirelik... bu ülkede bir yandan,
toplumsal yaşamın dayatmalarıyla birey olarak baş etmeye çalışırken, öte
yandan mesleki kimliksizliğin neden olduğu derin çelişki ve bunalımların
öznesi hemşirelik...
BÖYLESİ BİR TABLOYA SEYİRCİ KALINAMAZ !
BİZ MÜCADELEYE BU BİLİNÇLE, İNANDIĞIMIZ İLKELER DOĞRULTUSUNDA DEVAM EDECEĞİZ.
|