Kalp Ameliyatları

::::::::::::::::::::::::

 

Kalp hastalıklarından üçü cerrahi yöntemlerle giderilebilir. Doğuştan olan bozukluklar, kapakçık hastalıkları ve koroner bozukluklar. (Ritm bozuklukları da ameliyatla tedavi edilebilir ve bu tedavi pil kullanımını içerir). Çoğu kalp ameliyatları, kalbi durdurarak ve genellikle açarak yapılır. Bu yöntem yapay bir pompanın yanı sıra yapay akciğerler de gerektirdiğin denkalp-akciğer makinesinden yararlanılır. Bu tekniğin bilimsel adının "kardiyopulmoner bypass" olmasına karşın genelde açık kalp ameliyatı olarak bilinir ve doğal olarak önemli bir ameliyattır. Daha önemsiz ameliyatlar kardiyopulmoner bypass kullanılmadan gerçekleştirilebilir; bunlara "kapalı kalp ameliyatları" denir.

 

Kardiyopulmoner by-pass

Doğuştan olan kalp hastalıklarının onarılması

Doğuştan olan kalp hastalıklarından bir bölümü atriyayı veya ventrikülleri ayıran septum bölgesinde görülürler. Başka bir çeşit de ductus arteriyozdur. Bunda ana rahmindeki çocukta pulmoner atardamardan aortaya kan taşıyan damar doğumdan sonra kapanması gerektiği halde kapanmaz. Bütün bu hastalıklar ameliyatla iyileştirilebilir. Tehlikeler oldukça azdır ve ameliyat çocuklukta kolayca yapılabilir. Ufak bozukluklar çocuklukta oldukları gibi bırakılabilirlerse de, daha önemlileri ilerde sorun yaratabilir ve hayatı kısaltabilirler.
Daha önce değinilen ventriküler septal bozukluk ile pulmoner valf stenozu karışımı ve trasspozisyon da tedavi edilebilirler. Genelde sorun akciğerlere az kan gitmesidir. Bu durumlarda kapalı kalp ameliyatı yapılarak sol kalpten akciğerlere bir miktar kan gitmesi sağlanır. Bu bozuklukların tam anlamıyla düzeltilmesi çok karmaşık bir tedavi ve açık kalp ameliyatı gerektirir. Bu ameliyatlar pek seyrek olarak hastayı tam anlamıyla iyileştirirler.

Valf onarımı ve değiştirilmesi

Pulmoner ve mitral valflardaki daralma (stenoz) bazı durumlarda valf değiştirilmesine gerek kalmadan tedavi edilebilir ve kapalı kalp ameliyatı yapılarak daralan yergenişletilebilir. Kalbin kapakçıklarından herhangi biri (özellikle aortik ve mitral valflar) açık kalp ameliyatlarıyla değiştirilerek yerlerine yenisi takılır. Protezlerin (insan yapımı) yanı sıra kadavra veya hayvanlardan alınan biyolojik valf, eskisiyle değiştirilebilir. Her birinin kendine göre sakıncası ve yararı vardır. Protezleri takmak ve işletmek kolay olmasına karşın, gürültü çıkarırlar ve üstlerinde pıhtılaşmayı önlemek için antikoagülan ilaçlar kullanmak gerekir. Biyolojik valflar daha zor takılırlar ama işleyişleri sessizdir ve çoğunlukla antikoagülan kullanımını gerektirmezler. Tüm valfların günümüzde oldukça güvenilir olmalarına karşın, biyolojik olanlarının aniden bozulması olasılığı daha düşüktür. Biyolojik valflar hastaya takılmadan kimyasal işlemlerle hastanın vücudunun onları reddetmesi sorunu ortadan kaldırılır. Protezler ise insan vücudunun tepki göstermeyeceği maddelerden yapılır.

Koroner damar ameliyatları

Koroner damar hastalıklarında kalpteki damarlar daralırlar. Kalp cerrahlarının en çok zamanını alan so­run budur. Günümüzdeki koroner damar bypass değiştirme tekniğinde bacaktan alınan damar parçalarından yararlanılır. Bu damarın bir ucu aortik valfın üzerinde aortaya, öbür ucu da daralma olan yerin ötesinde koroner damara bağlanır. Çok zor olmamasına karşın bu teknik, uzmanlık gerektirir. Ancak bu ameliyattan sonra hastaların yüzde 80-85'i anjinden tüm veya önemli ölçüde kurtulurlar. Bu ameliyat anjinden ilaç tedavisi ile kurtulamayan ve hayatları bu yüzden önemli ölçüde etkilenen hastalara uygulanır; anjinin hastayı ne kadar etkilediği, hastanın yaşına ve yaşama biçimine bağlıdır. Bu ameliyatın koroner tıkanma ve miyokardiyal enfarktüsü engelleyerek hayatı uzatıp uzatmadığı tam belli değildir. Ameliyatın kesin olarak yararlı olduğu durumlar, kalpteki her üç ana damarda aşırı daralma görüldüğü veya sol ana koroner damarda tıkanıklık olduğu hallerdir. Bunun içindir ki, 50 yaşının altındaki koroner hastalarının, (kalp krizi geçirmişlerse) belirtileri olmasa da koroner ameliyat olasılığı göz önünde tutularak koronerateriyografi yaptırmaları önerilir

Kalp nakli ameliyatları

Kısaca belirtmek gerekirse, birçok kalp hastası önceden değindiğimiz cerrahi yöntemlerin hiçbiriyle iyileştirilemez. Bunlar kalp kaslarında aşırı derece bozukluk olan kişiler, örneğin birçok kalp krizi sonucunda kalp kaslarının zarar görmüş olduğu kardiyomiyopati veya koroner hastalarıdır.
Bu durumlarda kası, yani kalbin kendisini değiştirmekten başka çare olmayabilir. Cerrahi açıdan pek zor olmayan bu ameliyattaki bir sakınca, vücudun kendi bağışıklık sisteminin tepkisi engellenmezse, takılan kalbi reddedeceğidir.

 

Ana Sayfa

 

 

HASTALIKLAR

 

AKCİĞER HASTALIKLARI

KARACİĞER HASTALIKLARI

KALP VE DAMAR HASTALIKLARI

MİDE HASTALIKLARI

BEYİN VE SİNİR HASTALIKLARI

KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI

GÖZ HASTALIKLARI

CİLT HASTALIKLARI

AĞIZ VE DİŞ HASTALIKLARI

EKLEM HASTALIKLARI

KADIN DOĞUM HASTALIKLARI

RUH HASTALIKLARI

KEMİK HASTALIKLARI

BAĞIRSAK VE ANÜS HASTALIKLARI

CİNSEL HASTALIKLAR

BESLENME HASTALIKLARI

KAN HASTALIKLARI

SOLUNUM  HASTALIKLARI

BULAŞICI HASTALIKLAR

HORMON HASTALIKLARI

ERKEK HASTALIKLARI

KAS HASTALIKLARI

ÇOCUK HASTALIKLARI

BÖBREK VE İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI

İLKYARDIM

Sağlık ve Tıp