|
Kalp Kapakçığı Hastalıkları ::::::::::::::::::::::::
Valf bozuklukları doğuştan
veya daha sonra ortaya çıkabilirler. Bu bozukluklara yol açabilecek
en yaygın hastalık, çocukluk veya gençlikte geçirilen kalp
romatizmasıdır. Gelişmiş ülkelerde şimdi azalmış olan hastalık,
eskiden oldukça yaygındı. Günümüzde de başta Ortadoğu ve Asya
ülkeleri olmak üzere dünyanın pek çok yerinde hâlâ görülmektedir.
Bazı durumlarda aylar süren kalp ve eklemlerde yüksek ateşin
getirdiği ağrı ve çoğu kez kaşıntı da yapan bu hastalık, ileride
kalp kapakçıklarında yıllar geçtikçe artan önemli bozukluklara neden
olabilir.
En çok etkilenen valflar,
kalbin sol tarafında olan aortik valf ile mitral valftır. Genellikle
valflar daralır ve aynı zamanda sızıntı yapabilirler. Bunun sonucunda
kalp kası, daralan yerden kanı pompalamak için daha çok çalışmak
veya sızıntı nedeniyle artan kan hacmini yüklenmek zorunda kalır. Bu
durumda kalbin büyümesi şaşılacak bir şey değildir. Bildiğiniz gibi
kalbin kapasitesi çok geniştir. Hareket halinde olan bir insandaki
kalp normalde dinlenme durumunda olan birinden dört veya beş kat
fazla kanı pompalayabilir. Bunun içindir ki, normal olmayan bir
kalp, artan yükünü birçok yıl taşıyabilir. Kalbin bu ağır yükü
kaldırmasına yardımcı olacak ve iyi çalışmasını sağlayacak çeşitli
ilaçlar vardır. Gene de zaman içinde bu mekanik bozukluğa mekanik
bir çözüm, yani kapakçığı onarmak veya yenilemek için ameliyat
gerekebilir.
Son yirmi yıl içinde kalp romatizması sonucu bozulmuş olan kapakçıkları onarmak veya değiştirmek için çeşitli kalp ameliyatı yöntemleri geliştirildi. Sonuç olarak, başka hiçbir yöntemle tedavi edilemeyençok hasta, daha uzun ve daha sağlıklı bir yaşam sürdürebilmişlerdir.
Kalp romatizması
azaldıkça, bu ameliyatlara da gereksinim azaldı. Gene de ameliyat
gerektirebilen başka valf sorunları, özellikle mitral valf
bozuklukları vardır. Koroner atardamar bozuklukları ve yozlaşmaya
neden olan süreçlerde kapakçıkların kan sızdırmasına neden
olabilirler. Onun içindir ki, kapakçık ameliyatlarının sayısı
azalmış olmasına karşın, bu yönteme olan gereksinme henüz ortadan
kalkmış değildir.
Bazı daralmış valfları,
özellikle mitral ve pulmoner valf lan,kalbi açmak gerektirmeyen
basit bir ameliyatla normal çalışma düzeyine ulaştırmak olasıdır.
Bozukluğun nedeni belirsiz ise veya bir valf değiştirmek söz
konusuysa, kalbin inceleme veya değiştirme işlemi için açılması
gerekmektedir.
Normallerinin tersine anormal
valflarda iltihaplanma olasılığı vardır. Valftaki bozukluk önemsiz
olsa bile bu olasılık söz konusudur. Kana ameliyat veya diş
tedavisi sırasında karışan
bakteriler kanın akışıyla valfa gelirler. Genelde sağlıklı
bir bünyede kana karışan bakteriler, kısa sürede vücudun doğal
korunma sistemince yok edilirlerse de normal olmayan bir valfa
yerleşen bakterilerin zararsız hale getirilebilmesi çok zor
olabilir. Bunun içindir ki, valflarında bozukluk olan kişilerin
iltihaba yol açabilecek herhangi bir olaydan hemen önce ve olaydan
birkaç gün sonra antibiyotik almaları gerekir. Bu durum en basit diş
tedavilerinden olan temizleme için bile söz konusudur. Valf
ameliyatından sonra da, valfın çalışması normale dönmüş bile olsa
aynı özen gösterilmelidir. Bu durumlarda önlem almak, tedaviden daha
iyi sonuç verir. İltihap yerleştikten sonra teşhisi çok güç
olabildiği gibi, tedavi edildikten sonra bile kapakçığın ciddi
biçimde bozulmuş olduğunun görülmesi olasıdır.
Sonuç olarak
unutulmamalıdır ki, kapakçık ameliyatından sonra kalp ve
kapakçığın çalışması normale
dönmüş olsa da, kapakçığa hâlâ bozuk gözüyle bakılmalıdır.
Böyle bir ameliyat geçirmiş olan hastaların, çok sık olmasa bile
bir kardiyoloji kliniğinde düzenli kontroller yaptırması
gerekir.
|
|