|
Kırıklar
::::::::::::::::::::::::
Dıştan
veya içten etki eden kuvvetlerle kemik dokusunda oluşan ayrılmaya veya
bu sebeplerle kemiğin anatomik bütünlüğünün ve devamlılığının
bozulmasına “Kırık” denir. Kemikteki kırılma etki eden
kuvvetlerin derecesine ve kemiğin şoku abzorbe edebilme yeteneğine göre
ufak bir çatlaktan (Fissür), bir veya bir çok kemiğin kırılmasına ;
hatta komşu eklemlerde çıkık eşlik etmesine (Kırıklı-çıkık) kadar
değişiklik gösterebilir. Kırığı oluşturan kuvvet sadece kemiği kırmayıp
, beraberinde kemiğin etrafındaki deri, kaslar , tendonlar , ligamentler,
damarlar, sinirler ve komşuluğundaki organları da yaralayabilir.
Kırığı
oluşturan sebepler ile kırık lokalizasyonları yaşlara göre farklılıklar
gösterir. Yeni doğan döneminde doğum travmaları, çocuklarda düşme,
dövülme ve trafik kazaları, gençlerde spor ve trafik kazaları, orta
yaşlarda trafik ve iş kazaları ve ileri yaşlarda düşmeler ve tümöral
olaylar kırık yapan başlıca nedenlerdir. Yeni doğanlarda doğum
travmasına bağlı olarak en çok klavikula, femur cismi , humerus kırılır.
Çocuklarda humerus suprakondiler kırıkları başta olmak üzere dirsek
çevresi ve önkol kemikleri ile femur cismi en çok kırılır. Genç ve orta
yaşlarda tibia, femur ve radius distali en çok kırılan bölgelerdendir.
İleri yaşlarda femur boynu, trokanterik bölge, humerus proksimali ve
radius distali en çok kırık görülen bölgelerdendir.
KIRIK TURLERI
Kapalı ve açık kırıklar arasında ayrım yapmak büyük önem taşır. Açık
kırıkta deri ile derialtındaki yumuşak dokuların bütünlüğü bozulmuştur
ve kırık hattı, dış ortam ile ilişkidedir. Kemik dokusunun iltihaba
karşı direnci daha düşük olduğundan, açık kırıklarda kemik iltihabı
tehlikesi çok yüksektir. Kapalı kırıkta ise kırığı kaplayan ve dış
ortamdan ayıran dokuların bütünlüğü bozulmamıştır. Her iki kırık türünde
de sinirlerde, kan ve lenf damarlarında ve çevredeki yumuşak dokularda
çeşitli derecelerde lezyonlar oluşabilir. Kırıklar her zaman kolay fark
edilmez. Ama hastanın yanlış taşınması bazen çok ağır zararlar
getirdiğinden, tanıda hata payını en aza indirmek gerekir. Bir kınğı yok
saymak ise yanlış tanımlamaktan daha tehlikelidir. Örneğin, bir omur
kırığı fark edilmez ya da kırık kuşkusu önemsenmezse, hastanın dikkatsiz
ve yanlış taşınması omurilikte hasara, sonuçta da felce neden olabilir.
Tam kırıklarda belirtiler çoğu zaman dikkat çekicidir. Bunlar, kırık
bölgesinde ağrı ve acı, şişlik, anormal hareketlilik, kemik gıcırtısı
gibi ayırt edici sesler, biçim bozukluğu ve işlev kaybı ya da
zayıflığıdır.
Kırık
Çeşitleri;
Kırığı tanımada genel ölçütler ve kırık karşısında davranışın temel
kuralları önceki maddede açıklanmıştır. Bu maddede ise kırıklarda
uygulanacak önlemler yer almaktadır.
KOL KIRIKLARI
Kol kırığı söz konusu olduğunda, dirseğin altında kalan bölümü (önkol)
göğüs üzerine kıvrıp bir eşarp ile bağlamak, üst bölümü ise gövdeye
doğru, önden ve arkadan birer tahta parçası (ya da katlanarak
sertleştirilmiş gazete, dergi vb) arasına alarak sabitleştirip gövdeye
bağlamak gerekir. Özellikle çocuklarda sık rastlanan dirsek
kırıklarında, koltukaltından parmaklara kadar kolun tümü, tahta
parçaları yardımıyla bulunduğu konumda sıkmadan sabitleştirilmelidir.
Bilek ve önkol kırıklarını da, kumaşa sarılmış sopalarla sıkmadan hemen
sabitleştirmek, elin ayasını aşağı doğru tutarak hastayı bir an önce
hastaneye götürmek gerekir. Köprücük kemiği kırığında önkol gövdeye
doğru kıvrılır ve boynun arkasından bağlanan üçgen biçimli bir bezle
buraya tutturulur. Önkol ile göğsün arasına yumuşak bir madde konur.
Kırık bulunan kol, sağlıklı kolun koltukaltından bağlanan bir şeritle
sabitleştirilir.
BACAK KIRIKLARI
Uyluk kemiği kırığı söz konusu olduğunda, omuzdan ayaklara kadar
uzanabilen ve yaklaşık 15 cm genişliğinde bir tahta parçası bulmak
gerekir. Tahta parçası, teması yumuşatmak amacıyla bir çarşaf, örtti ya
da benzeri bir kumaşla kaplanır. Daha sonra hastanın altına hasar görmüş
tarafa yerleştirilip şeritlerle sıkmadan bağlanır; böylece tüm bacak,
kalça kemiği ve omurilik sabitleştirilir. Uygun bir tahta bulunamayan
durumlarda, hastanın bacakları arasına kıvrılmış bir çarşaf
yerleştirilir. Kalçadan ayak bileklerine kadar iki bacak, birbirine
şeritlerle (kravat, havlu vb) bağlanır. Dizkapağı kırığında, bacağı
kalçadan ayağa kadar olanak varsa kumaşa sanlmış bir tahta parçası ya da
sert bir destekle sabitleştirmelidir. Dizden ayağa kadar olan bacak
kırıklarında da bacağı kalçadan ayak ucuna uzanan iki tahta parçası
arasında sabitleştirmek gerekir. Bu arada bir elle ayağın ucunu.
öbürüyle de topuğu tutup yavaşça çekerek bacağı düzeltmek yararlı olur.
Ayak kemiği ya da parmaklannda kınk olduğunda ayakkabı çıkarılmalı,
aşırı ağrı ya da başka bir nedenle çıkanlamıyorsa kesilmelidir. Daha
sonra kalın kompresler uygulanır ve ayak, sıkılmadan bağlanır.Böylece
kırık görece hareketsiz hale getirildikten sonra hasta en yakın
hastaneye götürülür.
YÜZ KEMİKLERINDEKİ KIRIKLAR
Yüzdeki kırıkların en yaygın nedeni trafik kazalarıdır. En çok çeşitli
travmalar sonucu oluşabilen burun kırıklarına rastlanır. Çoğu kez burun
kırığı fark edilmez. Özellikle çocuklarda, travma sonrası uygun biçimde
tedavi edilmeyen kırık bir burnun, bozuk biçimde iyileşerek, estetik
sorunların yanı sıra hava geçişinde zorluklar yaratabileceği
unutulmamalıdır. Böyle biçim bozukluklarının yetişkin yaşta cerrahi
yolla onarılması güçtür.
Altçene kırığına özellikle trafik kazalarında ve sporcularda oldukça sık
rastlanır. Bu kemikteki kırıklar, oluşan biçim bozukluğundan ötürü kolay
fark edilir. Ama bazen kemik uçlarındaki oynama çok hafif olduğundan
kırık anlaşılamayabilir.Hastanın ağzını kapatamaması ve tükürüğün kanla
kanşık olması altçene kınğının belirtilerindendir. Altçenenin tüm
hareketleri acı verir. Çoğunlukla dişlerde de kınlma vardır.Bu durumda
yapılacak ilkyardım çeneyi hafifçe kaldırarak ağzı üst ve alt dişler iç
içe oturana değin kapatmaktır. Daha sonra çene, iki şeritle başın
üstünden ve enseden bağlanarak sabitleştirilir.Hastada kusma varsa, bağı
çözmek gerekecektir. Çene nazikçe desteklenerek kusma bitinceye değin
baş bir yana çevrilir.
OMURGA KIRIKLARI
Omurga kırığı, ilkyardımda en çok sorun oluşturan türdür. Yanlış bir
hareket, omurga içinden hareket sinirlerine ve duyulara giden sinir
köklerini ya da omuriliği örseleyerek felce neden olabilir. Boyun
omurlarındaki kırıklarla öteki omurga kırıklarını ayırt etmek gerekir.
Boyun omurlarındaki kırıklarda hastayı hareketsiz tutmak çok önemlidir.
Hastanın taşınması için en az 4 kişi gereklidir. Hastayı sedyeye ya da
kumaş kaplı tahta bir levhaya (en az iki metre uzunluğunda olmalıdır)
taşırken
bir kişi başı vücut doğrultusunda tutmalı, biri omuzlan, biri kalçaları,
öteki de bacakları tutarak kaldırmalıdır. Bu koşullar sağlanamıyorsa, en
iyisi cankurtaranı beklemektir. Olanak varsa hasta, sedyeye
koyulabilecek kadar kaldırılıp sık aralıklı şeritlerle bağlanır. Başın
altına hiçbir şey koyulmamalı, ama hastaneye gidene değin hareketsiz
kalmasını sağlamak için kenarlarına sert ya da yarı sert nesneler
(gazete, katlanmış giysiler vb) yerleştirilmelidir. Sırt ve bel
kınklarında da aynı önlemler alınmalıdır. Hasta bulunduğunda sırtüstü
durumdaysa, döndürmeden önce tahta levhayı uygulayarak omurgada oluşacak
kıvnlmalar önlenmelidir. Bu dummda da doğm hareket etmek olanaksızsa, en
iyisi cankurtaranı beklemektir.
Osteoporoz (OP) sözcük anlamı olarak “gözenekli kemik” demektir. Halk
arasında “kemik erimesi” olarak bilinen hastalıkta aslında kemiğin erimesi
söz konusu değildir.OP düşük kemik kütlesi ve kemiğin mikro yapısında
bozulma ve bunun sonucunda kemik kırık riskinin arttığı sistemik bir
iskelet hastalıktır. Yani kemik kütlesi azalması, kemik kalitesi
bozulması, kemiğin içindeki destek dokusunun zayıflaması sonucu kırık
riski artar.
Ana Sayfa
Benzer Sayfalar
Abse
Alerji
Apandisit
Yüksek Ateş
Topuk Ağrısı
Ayak Şişmesi
Ayak Terlemesi
Baş Ağrısı
Baş Dönmesi
Bayılma
Bel Ağrısı
Boyun Tutulması
Boyun Ağrısı
Burun Tıkanıklığı ve Akıntısı
Diş Ağrısı
Dolama
Aşırı Terleme
Fıtık
Fil Hastalığı
Fistül
Halsizlik
Havale
Hıçkırık
İştahsızlık
Kan Tükürmek
Kanser
Karın Ağrısı
Kaşıntı
Kırıklar
Kulunç
Kusma
Kıl Dönmesi
Ödem
Sık İdrara Çıkma
Şarbon
Tifüs
Yanık
Organ Bağışı
|
HASTALIKLAR
AKCİĞER HASTALIKLARI
KARACİĞER HASTALIKLARI
KALP VE DAMAR HASTALIKLARI
MİDE HASTALIKLARI
BEYİN VE SİNİR HASTALIKLARI
KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI
GÖZ HASTALIKLARI
CİLT HASTALIKLARI
AĞIZ VE DİŞ HASTALIKLARI
EKLEM HASTALIKLARI
KADIN DOĞUM HASTALIKLARI
RUH HASTALIKLARI
KEMİK HASTALIKLARI
BAĞIRSAK VE ANÜS HASTALIKLARI
CİNSEL HASTALIKLAR
BESLENME HASTALIKLARI
KAN HASTALIKLARI
SOLUNUM HASTALIKLARI
HORMON HASTALIKLARI
ERKEK HASTALIKLARI
KAS HASTALIKLARI
ÇOCUK HASTALIKLARI
BÖBREK VE İDRAR YOLLARI
HASTALIKLARI
İLKYARDIM
|