|
Kilo Vermenin Sırları
::::::::::::::::::::::::
Yaz
aylarının kabusa dönüşmemesi için kilo verme zamanı geldi de geçiyor
bile. Ancak bahsettiğimiz şok diyetlerle değil, dikkatli olun!
Malum; kıyafetler özgürleşecek, fazlalıklar paltoların ardına
saklanamayacak, kilolar gitmediği taktirde deniz keyfi bir “sendrom”a
dönüşecek...
Hareketsizlik, stres, fast-food ve atıştırma alışkanlığı, uykusuzluk ya
da fazla uyuma, yağlı yiyecekler... Ve maalesef kaçınılmaz bir gerçek
bir gerçek; şişmanlık..
Tüm dünyada gittikçe grafiğini yükselten obezite artık bir hastalık
konumunda. Her beş kişiden birinde mutlaka görülen bu durum, sağlığı bir
hayli tehdit ediyor. Fiziksel aktivitede azalma, beslenme
alışkanlıkları, yaş, cinsiyet (kadın), ırksal faktörler, eğitim düzeyi,
evlilik, doğum sayısı, sigarayı bırakma ve alkol risk faktörleri
arasında.
Dengesiz ya da fazla beslenme beraberinde kalp, tansiyon, damar
tıkanıklığı, kolesterol ve şeker gibi birçok hastalığa davetiye
çıkarıyor.
Kışın alınan kilolar, yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bir anda
verilmek isteniyor ve çare şok diyetlerde bulunuyor. “1 haftada 5 kilo
vermek” gibi bir mucize olarak görülen kısa süreli diyetler, sağlık
açısından ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Sindirim ve sinir
sistemi bozuklukları, kansızlık, yorgunluk, halsizlik, baş dönmeleri,
bulantı ve kusma bunlardan sadece bir kaçı... Bilinçsiz beslenme,
yetersiz besin öğeleri metabolizmayı bir anda çökertiyor. Kilo kayıpları
yağ yerine su ve kastan oluyor. Metabolizmanın yavaşlaması, verilen
kiloların ve hatta daha fazlasının belli bir süre sonra hızla alınmasına
neden oluyor.
UZMANLARDAN TAVSİYELER....
Zayıflamak isteyen bir kişi öncelikle beynini bu koşula hazırlamalı, bir
uzmana başvurmalı ve hedef belirlemelidir. Az, sık ve öz yemelidir. Uzun
vadeli diyetler uygulamalıdır. Kilo almanın temelinde yatan atıştırma ve
hareketsizlik gibi alışkanlıklarından vazgeçmelidir. Günlük alınan
kalori miktarından 500-1000 kalorilik kısmının az alınması haftada
ortalama 1 kilo verilmesini sağlar ve doğru olan da bu ölçüdür.
İstenilen kiloya ulaştıktan sonra mutlaka koruma programına
geçilmelidir.
“İDEAL KİLO VERME”NİN SIRLARI...
- Yaş, kilo, boy, fiziksel aktivite düzeyi ve vücut analizinize göre
uygun bir beslenme programı takip edin.
- Açlık hissettiğinizde bisküvi, kek, börek vb. gıdaların yerine önce
bir bardak su içmek ve meyve, kepekli kraker, yoğurt, beyaz peynir, kuru
erik, 3-4 adet ceviz gibi hafif ve sindirimi kolay yiyecekler atıştırın.
- 3 ara öğün ve 3 ana öğün yemeyi alışkanlık edinin ve asla aç kalmayın.
- Günde ortalama 45 dakika yürüyüş yapın.
- Günde 8-10 bardak su için.
- Kan şekerini hızla yükseltip düşürmeyen, tokluk hissi veren, kepekli
ve lifli yiyecekleri tercih edin. Üç beyazı (şeker-un-tuz) listenizden
çıkartın.
- Kızartmayı sofranızdan uzaklaştırın, onun yerine ızgara, haşlama ve
buğulama türüne yer verin.
- Uyku düzeninizi dengede tutun. Çok uyku kadar uykusuzluk da kilo
aldırır, çünkü az uyku sinir sisteminin dengesini bozar, stres yaratır
ve bu da paralel olarak atıştırma eğilimlerini arttırır.
- Reçeli kendi öz şekeriyle yapın.
- Alkol alımını azaltın.
- Sigara, kahve ve kafeinli içecekler kan şekerini düşürerek şekerli
gıdalara saldırmaya neden olduğu için bunlardan uzak durun.
- Hazır gıdalar ve asitli içecekleri hayatınızdan çıkarın.
- Zayıflama ilaçlarından kaçının. Çünkü bitkisel zayıflama ilaçları;
vücutta B1 vitamini (thiamin) eksikliğine yol açıyor, karbonhidrat
metabolizmasını etkiliyor, istem dışı göz kayması, yürümede dengesizlik
ve sinirlilik gibi sinir sistemi bozuklukları yaratır.
- Tartılmayı alışkanlık haline getirin ve eğer mümkünse yediklerinizi
not edin.
- Kırmızı et tüketimini en aza indirin, onun yerine belirli ölçülerde
tavuk ve balık tüketin.
- Yiyecekleri çok çiğneyin, porsiyonları azaltın, sofradan tıka basa tok
olarak kalkmayın.
- Meyve ve tatlıyı yemekten yarım saat sonra yemeyi tercih edin.
- Sofranızda “Omega 3” ve “Omega 6”ya yer verin. Omega 3; ceviz, fındık,
soya fasulyesi, lahana, ıspanak, brokoli, marul, kanola bitkisi, soğuk
su balıkları, balık yağı ve Omega 6 da ayçiçeği, mısır, soya ve tahıl
ürünlerinde bulunur.
- Eğer kabızlık sorunu ile karşı karşıyaysanız; bol sebze ve salata
yiyin, spor yapın ve bol su için.
- Ekmek sepetini sofranızda bulundurmayın ve asla televizyon karşısında
yemek yemeyin.
- Katı yağ yerine sıvı yağ kullanın ve et yemeklerine yağ katmayın.
- Mutlaka bir endokrinoloji uzmanına başvurun. Çünkü hormon bozukluğu da
hızlı kilo alma ve gayret gösterilse de kilo verememe gibi sorunlar
yaratır.
O yüzden aşağıdaki hormon değerlerini kontrol ettirin.
Tiroit hormonu: Tiroit bezi T4 ve T3 adlı iki tip hormon salgılar.
Tiroit hormonu azlığı metabolizmayı yavaşlatarak daha fazla kilo
verilmesini önler.
İnsülin hormonu: Bu hormon kanda çok yüksekse kan şekeri düşer. Bu da
şekerli gıdaları daha çok tükemeye neden olur.
Ghrelin hormonu: Mideden salgılanan bu hormon, kilo vermeye başladıkça
kanda artmaya başlar ve kişiyi yemek yemeye yöneltir.
Oreksin: Beyinden salgılanan bu hormon da zayıfladıkça yemek yemeyi
artırır.
Leptin: Yağ dokusundan salgılanan bu hormondaki değişiklikler de kilo
vermeyi önler. Yağ kaybettikçe veya kilo verdikçe kandaki leptin hormonu
düşer. Düşük leptin düzeyleri beyni uyararak yemek yemeyi artırır
Ana Sayfa
evde bakım
hastalıklar
cinsel pozisyonlar
klasik müzik
ishal
şizofren
varis
astigmat
bulaşıcı hastalıklar
gebelik belirtileri
gebelikte beslenme
gebelikte cinsellik
evlilikte cinsellik
Hemşire Forma
Türkü Dinle
Cinsel Sorunlar
Estetik Ameliyatlar
Selülit
Solaryum
Botoks
Varis
Parfüm
Makyaj
Cilt bakımı
Becayiş
sağlık personeli
sağlık
kalori cetveli
hamilelik
ilkler
|
|