|
MEME KANSERİ
VE TEDAVİSİ
Rahim kanserinden sonra, en sık görülen kanserdir; 30-60 yaş arasındaki kadınlarda rastlanır. Erkeklerde daha ender, 20 yaşından küçük kadınlarda kuraldışı bir durumdur. Erken teşhis sayesinde geleceği düzeltilebilir. NEDENLER Meme kanserinin nedeni bilinmemektedir. Özellikle, hiç evlenmemiş ve az çocuğu olan ya da hiç çocuğu olmayan kadınlarda görülür. Kalıtım etmeninin önemi bilinmektedir; gerçekten, kız kardeşinde kanser bulunan bir kadının, hastalığa yakalanma olasılığı 5-6 kez daha çoktur. A.B.D'ne göç etmiş Çin'li ya da Japon kadınların, orada, doğdukları ülkeye oranla meme kanserine daha çok yakalanmaları, çevre etmeninin rolünü gösteren iyi bir örnektir. Östrojenler, meme kanserini ciddileştirici rol oynarlar, ama başlatıcı etkileri yoktur; özellikle, östrojenler ile progesteron arasındaki dengesizliğin meme kanserine neden olduğu sanılmaktadır. Doğum kontrol haplarının, olayda herhangi bir rolü olduğu kanıtlanmamıştır; hattâ bazı hekimler, bu haplarla yaşdönümüne yakın kadınlardaki progesteron yetersizliğinin düzeltilmesiyle, bu kanserden korunulabileceğini ileri sürmektedirler. Memedeki iyicil hastalıklar da (süreğen kistli meme hastalığı, tek kist, v.b.) meme kanserine neden olabilirler. TEŞHİS Eskiden, hekime başvuran hastalarda, kanser ilerlemiş olduğu için, teşhis genellikle kolaydı: Ur göğsün biçimini bozar, meme başını yukarı doğru çeker, yaygın olarak deriye yapışır, bazen de yara açılırdı; lenf düğümlerindeki büyümeler, meme urunun kanser niteliğinde olduğunu kanıtlardı. Günümüzde çok sayıda hasta, göğüslerindeki şişlik, klinik özellikleri belirgin olmayan bir «yuvarlak» nedeniyle doktora başvurmaktadır. Ayrıca, günden güne yaygınlaşan uygulamalarla memelerin sistemli incelenmesi (özellikle, «doğum kontrol hapı» yazılan hastalarda), urların klinik öncesi dönemde ortaya çıkarılmasını kolaylaştırmaktadır; erken teşhisi kolaylaştıran bu etmenlere, kadınlara memelerini kendilerinin «muayene» etmesinin öğretilmesi de eklenmelidir. Klinik belirtiler Genellikle, hasta hekime ağrısız, küçük bir «yumru» nedeniyle başvurur; bu ur, acı vermekten çok, onu kuşkulandırmaktadır. Hastanın sorgusunda şunlar araştırılır — yaşı; — çocuk sayısı, kısır olup olmadığı, ileri yaşta gebe kalıp kalmadığı; — emzirme sayısı, olası ihtilatlar (özellikle apseler); — âdetlerin özelliği ya da yaşdönümüne girme tarihi; — urun ortaya çıkış tarihi; — urun büyüme biçimi : Hızlı büyüme, yalnızca kuşkulandırıcı bir belirti olmayıp, aynı zamanda büyük bir gelişme yeteneğini de kanıtlar; — daha önceden östrojen, östrojen-progesteron ya da androjenle horman tedavisi görüp görmediği, doğum kontrol hapı kullanıp kullanmadığı. Klinik muayene Klinik muayene, hastaların yüzde 99,5'unda teşhisi sağlar. Bu hastaların yüzde 92'sinde, gözle muayenede deriye anormal yapışıklıklar bulunduğundan, teşhis kesindir. Klinik muayenede kesin sonuç elde edilemezse (hastaların yüzde 5'inden azında), tamamlayıcı muayeneler teşhisi sağlar. Hasta, gövdesi çıplak olarak, art arda aşağıdaki çeşitli duruşlarda muayene edilmelidir: — oturur durumda, kollar sarkık, kaslar gevşemiş halde; — oturur durumda, kollar kalkık, öne doğru iyice eğilmiş halde; — sırtüstü yatar durumda, kollar beden boyunca uzatılmış ya da kaldırılmış halde. Gözle muayene Deriye yapışıklıklar görülebilir olduğundan ve fotoğrafı çekilebileceğinden, kötücüllük belirtilerinin araştırılması, özellikle gözle muayeneye dayanır. Başlangıç halindeki yüzeysel bir ur, önemlice bir çıkıntı oluşturur ve yandan gelen ışıkta, memenin bu bölgesinin düzgün bir tepeden değil de, girintili-çıkıntılı bir yüzeyden oluştuğu fark edilir. Urun, meme bezinin komşu bölümleriyle arasındaki yapışıklıklar, biçim bozukluklarına yol açabilir : Meme başı, ur tarafına doğru çekilir ve göğüs, karşı taraftakine göre, hafifçe yukarı kalkar. Memedeki bu eğrilme ve yukarı kalkma, son derece niteleyici belirtilerdir ve çoğunlukla, erken dönemde ortaya çıkarlar. Ur daha çok geliştiğinde, gözle muayenede, meme başında düzelmeyen bir çekilme, deriye önemli ölçüde yapışıklık, urun önünde ya da çevresinde ödem (buna, «portakal kabuğu görünümü» denir ve ciddi bir yayılmanın belirtisidir) görülür. Deriye yayılma, hem urun gelişebilme yeteneğine, hem de dokuların komşuluğuna bağlıdır. Ayrıca, bazen urun çevresinde kanserin yaygınlığının kanıtı olan belirgin deri yumruları gözlenir; bu tür urların geleceği, her zaman ciddidir. Elle muayene Gözle muayenenin tersine, elle muayenede elde edilen bulguların hiç biri tartışmasızca kabul edilebilecek kadar güvenilir değildir. • Urun elle muayenesi Urun muayenesi, el ayasıyla ve parmak uçlarıyla, fazla bastırmadan yapılmalıdır. Bu muayene, tahta sertliğinde, düzensiz, yamru .yumru, bazen göğüs içine uzantılar gönderiyor gibi görünen küçük bir kütlenin bulunmasını sağlar. Sınırları iyi belirli değildir ve ağrısızdır. Başlangıçta deriye, kasa ya da göğüs çeperine yapışıklık bulunmaz. Muayene, öteki göğsün incelenmesiyle bitirilir. • Lenf düğümlerinin muayenesi Bölgesel lenf düğümlerinin muayenesi, sistemli ve iki yanlı olarak yapılmalıdır. Lenf düğümü büyümeleri, ancak ileri dönemlerde ortaya çıkar; sert, serbest, düz, ağrısız bir lenf düğümünün ,ele gelmesi, hastalıktan kuşkulandırmalıdır. • Yayılmaların araştırılması Az gelişmiş meme kanserlerinde bile, yayılmaların (metastazlar) araştırılmasıyla muayene tamamlanır. Kanser başka yerlere yayılma yapmışsa, zayıflama, ağrılar (sırtta, belde, bacaklarda) ve soluma güçlüğü vardır.
Meme filmi Meme filmi, tipik durumlarda dolaylı (derinin kalınlaşması, ur çevresinde ödem halkası) ve dolaysız belirtiler ortaya koyar. Bu belirtilerin başlıcaları şunlardır: — sınırları az ya da çok belirsiz, düzensiz, dikensi çıkıntıları olan, değişken, ama her zaman elle muayenede algılanandan daha düşük boyutlarda, yıldız biçimi bir saydamsızlık; — yerleri iyice belirgin, pek çok sayıda, görülebilirlik sınırında, ur içi doku ölümü odaklarına uyan küçük kireçlenme noktaları. Ama, her zaman niteleyici, tam bir kanser görünümüyle karşılaşılacağı sanılmamalıdır; en belirgin özellik, çok hafif ve yerel bile olsa, kenarlardaki düzensizliktir. Hücre incelemesi Ur yakınlarında, deriye yapışıklık belirtileri bulunmadığı zaman uygulanabilir. Meme başı akıntısında ya da iğneyle alınan doku içinde, kanser hücreleri aranır. Meme sıcaklığının incelenmesi Yaygın olarak kullanılmayan bu yeni yöntemde, memedeki ısı değişikliklerinin kaydedilmesi (kanser dokusunun sıcaklığı, çevresindeki normal meme dokusundan fazladır) yoluyla teşhis kolaylaşabilir. Girişim sırasında doku incelemesi Genel anestezi altında, ur genişçe çıkarılarak, cerrah tarafından dokubilim uzmanına teslim edilir. O da parçayı hemen inceleyerek, kanser teşhisini doğrulayan ve tipini belirleyen sonuçları verir; elde edilen veriler göz önünde tutularak, girişim sürdürülür. EVRİM Hastalığın evrimi, son derece değişkendir; gelişme nöbetleriyle kesilmiştir. Bazı kanserler, yerel-bölgesel bir gelişme gösterir: Ur büyür, giderek daha yaygın olarak komşu dokulara ve alttaki tabakalara yapışır, sonra deriye yayılarak yaralaşabilir. Bazı kanserlerde, akciğerler, kemikler, karaciğer, beyin, yumurtalıklar düzeyinde uzak yayılmalarla evrim gösterirler.
HASTALIĞIN ÖTEKİ BİÇİMLERİ
Beyin yapısı görünümlü kanser Beyaz ya da pembe renkli, yumuşak kıvamlı, büyük bir ur söz konusudur; deriye yayılarak hızla yaralaşır ve beyin dokusu görünümünde artıklar açığa çıkarır; genç kadınlarda ortaya çıkar ve geleceği kötüdür. Akut iltihaplı kanser Bu hastalık, emzirmekte olan kadınlarda görülür. Bütün memeyi etkileyecek iltihap belirtileri verir, hızla ilerler ve genel durumu ciddi biçimde bozar.
Paget hastalığı Çok ender rastlanan bu hastalığın, 2 biçimi vardır : Meme başında, yalın bir yarayla gelişen yüzeysel biçim; meme başı ardında, gerçek bir ur olarak ele gelen derin biçim. Yerleşimlerine göre biçimler İki taraflı ya da çift kanserlere rastlanır. Kanserler, normal yerinin dışındaki bir meme bezinde, koltukaltı uzantısı üstünde ya da meme altı oluğunda gelişebilirler. İç ya da alt kadran kanserleri de gözlenir. Başlangıçlarına göre biçimler Kanser, bir lenf düğümü büyümesi, bir yayılma, akut bir nöbetle kendini gösterebilir. Süt akıtıcı kanalların içinde yerleşen biçim, başlangıçta meme başından kanlı bir akıntıyla kendini belli eder; süt kanallarının filminin çekilmesi (galaktografi), hasta lobun yerini belirtir ve bazen, urun yerleştiği süt kanalını gösterir. Bu ur çıkarılarak, niteliği konusunda kesin sonucu belirtecek olan dokubilim uzmanına verilir.
Yerleştikleri kişiye göre biçimler Genç kadınlarda evrim hızlıdır; süreğen kistli meme hastalığı (mastoz), kanserin ortaya çıkışını kolaylaştırabilir. Gebelik, kanserin evrimini kamçılar; ama, gebeliğin sona erdirilmesiyle, kanserin geleceğinde önemli bir düzelme görülmez. Erkeklerde meme kanserine çok ender rastlanır; ama, hızla göğüs çeperine yayılır. Meme filmi de her zaman çekilemediğinden, teşhis başlangıçta güçtür. Hücre yapısına göre biçimler Urlar, meme bezini büzen kanserlerdir. Başlıcaları şunlardır: — yaşlı kadınlarda görülen, yavaş gelişen, körelmeli, büyük bir bölümü yağ dokusundan yapılmış olan sert kanser (skirö kanser); — kalın ve sert tek bir tabaka halinde, memeyi göğüs çeperine bastıran ve çoğunlukla, meme bölgesi dışına taşan «zırh biçiminde» sert kanser (evrimi hızlıdır); — sert düğümler biçiminde, deri tabakası içinde, asıl urdan uzakta yayılmış düğümlü sert kanser. Meme sarkomuna ender rastlanır; ama, çok tehlikelidir. Hızlı evrimiyle ve erken dönemde, uzak organ yayılmalarıyla nitelenir. Meme kanserlerinin yüzde 90'ı, süt kanallarından çıkar, çok az bir bölümü (yüzde 9) de bezlerden kaynaklanır. Mikrop incelemesinde tipi adenokarsinomdur.
AYIRICI TEŞHİS Deriye yapışmış ya da deriye yayılarak yaralaşmış büyük kanserlerin teşhisinde hiç bir güçlük çekilmez. Bu biçimleri, genç kızlarda görülen fibroadenomla ya da yalın bir meme kistiyle karıştırmak olanaksızdır. Yaşdönümüne girmiş bir kadında, meme dokusundaki bir şişlik, her zaman kuşku uyandırmalıdır. 40 yaşını aşmış, ama henüz yaşdönümüne girmemiş bir kadında, âdet kanamalarından sonra yitmeyen bir meme dokusu şişliği de kuşkulandırıcı bir durumdur. Çoğunlukla, bozunun tümünün inceleneceği araştırıcı bir cerrahi girişime başvurmak gerekir. Teşhiste, en çok yanlışa yol açan bozunlar şunlardır : — kistli meme hastalığı; — çoğunlukla, daha derin bir kanseri gizleyen yağ urları; --- genellikle, bir travma sonucunda ortaya çıkan, hücre ve yağ dokusu ölümüne bağlı şişlikler; — göğsün bütün kütlesiyle yukarı kalktığı, göğüs çeperi soğuk apsesi; — enfeksiyon kökenli lenf yolları iltihabı ve meme apsesi (çünkü çoğunlukla, antibiyotik tedavisinden sonra, bu iltihaplar, yavaş bir evrim gösterir ve kansere benzerler); — kansere bağlı olmayan meme başı akıntıları; — meme veremi, aktinomikoz ve frengi. TEDAVİ Teşhis, ne kadar erken konursa, organdan o kadar az bir bölüm çıkarılacaktır. — kanser teşhisi kesinse, genellikle, ameliyat öncesi bir ışınlama, geniş ya da geniş olmayan bir cerrahi girişim ve ameliyat sonrası bir ışınlama (kısırlaştırmayla birlikte ya da değil) uygulanır; — kanser teşhisi kesin değilse, bazı hekimler, girişim sırasında doku incelemesinden sonra, az ya da geniş bir cerrahi girişim ve ameliyat sonrasında kobalt tedavisi uygularlar; bazı hekimlerse, bunlara ancak, ur lenf düğümlerine yayılmışsa başvururlar. Yaşdönümüne girmemiş kadınlarda, çoğunlukla, cerrahi kısırlaştırma da uygulanır.
|
KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI BÖBREK VE İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI
|