|
Sağlık Cezalarına AB Uyumu
TBMM’de görüşülerek kabul edilen
Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda, Temel Ceza
Kanunlarında ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun’la sağlıkta sahtecilikle ilgili önemli düzenlemeler yapıldı.
Ayrıca yatan hastalardan fazla ücret alan özel hastanelerin
işletmecilerine 10 bin Türk lirası idari para cezası verilecek
Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda, Temel Ceza
Kanunlarında ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı TBMM’de görüşülerek kabul edildi. Tasarının kabulüyle birlikte
sağlık çalışanlarını da yakından ilgilendiren değişiklikler yapıldı.
Sahte hekimlerin beş yıla kadar hapisle cezalandırılabilmesine olanak
tanıyan kanun değişikliğinin yanı sıra, sahte diş hekimlerine verilen
cezalar da yükseltilmiş oldu. Sahte diş hekimlerine verilen cezalar üç
yıldan beş yıla kadar olmak üzere düzenlendi. Sahte ilaçla ilgili
düzenlemelerde “Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle
imal edilen müstahzarları bilerek satan, satışa arz eden veya
sattıranlara, müstahzar imaline salahiyet sahibi oldukları takdirde, 5
yüz Türk lirasından 10 bin Türk lirasına kadar; müstahzar imaline
salahiyet sahibi olmadıkları takdirde, 1500 Türk lirasından 20 bin Türk
lirasına kadar idari para cezası verilir” hükmüne yer verildi.
11.04.1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı
İcrasına Dair Kanun’da yapılan değişikliklerle sahte hekimlere üç yıldan
beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası getirildi.
Diploması olmadığı halde, menfaat sağlamak amacıyla olmasa bile, hasta
tedavi eden veya tabip unvanını takınan kişilere bu cezalar uygulanacak.
Kanun’da yapılan değişiklikte hekimlik yapma yetkisi olmayan veya
herhangi bir nedenle yasaklı bulunan bir tabip sanatını icra ederse, 500
Türk lirasından 5 bin Türk lirasına kadar idari para cezası alacak.
Hekimlik mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde
belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı
beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar,
Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya
karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun
sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas,
ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından
hapis cezasına mahkum olmamak gerekiyor.
Tabipler, diş tabipleri ve dişçilerin yapacakları her nevi ameliyat için
hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin onayını
alması gerektiği de değişiklikte yer aldı. Büyük cerrahi ameliyatlar
için bu onayın yazılı olması gerektiğinin de belirtildiği Kanun’da “Veli
veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı veya üzerinde ameliye yapılacak
şahıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde muvafakat şart değildir.
Hilafında hareket edenlere 250 Türk lirası idari para cezası verilir”
denildi. Ayrıca protokol defterlerinde tahrifat yapan ve gerçeğe aykırı
bilgi kaydeden hekim, diş hekimi, dişçi ve ebeler, Türk Ceza Kanunu’nun
belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılacak.
Sahte diş hekimine beş yıl hapis
Sahte diş hekimlerine verilen cezaların düşürülmesi endişesinin ardından
Kanun değişikliği ile sahte diş hekimlerinin alacakları cezalar da beş
yıla kadar hapis cezasına dönüştürüldü. Değişiklik Kanun metninde
“Kişisel çıkar amacı olmasa bile diplomasız olarak diş hekimliği
mesleğine ilişkin herhangi bir muayene veya müdahale yapan, diş
hekimliği klinik hizmetleri ile ilgili işyeri açanların meslek icraları
durdurulur. Bu kimseler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin
güne kadar adli para cezasına hükmolunur” ifadeleri ile yer aldı. Sanatı
icra etmeye yetkisi bulunmayan veya herhangi bir sebeple yasaklı bulunan
tabip, diş tabibi ya da dişçilerin sanatı icra etmesi durumunda 500 Türk
lirasından 5 bin Türk lirasına kadar idari para cezası ile
cezalandırılması karara bağlandı.
Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’da yapılan
değişiklikte “İcrayı sanata mani ve gayri kabili şifa bir marazı akli
ile malul olduğu bilmuayene tebeyyün eden diş tabibi ve dişçiler, Sağlık
Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu
kararıyla icrayı sanattan menolunur ve diploma veya ruhsatnameleri geri
alınır” ifadelerine yer verildi.
3224 sayılı Türk Dişhekimleri Birliği Kanunu’nda gerçekleştirilen
değişikliklerle oda ve Türk Dişhekimleri Birliği organlarına
seçilemeyecek olanlarla ilgili hükmün (e) bendi “Türk Ceza Kanunu’nun
53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen
bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin
güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı
suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,
sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat
karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız
mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olanlar” olarak yeniden
düzenlendi. Düzenlemeyle “Hastalar ile diş hekimleri arasında herhangi
bir menfaat karşılığında aracılık yapanlar veya bu kişileri aracı olarak
kullanan diş hekimleri üç aydan bir yıla kadar hapis ve adli para cezası
ile cezalandırılır” hükmü de getirildi.
Sahtecilerin cezaları
Diploma veya belgesi olmadığı halde ebelik yapanlara fiilleri suç
oluşturmadığı takdirde 250 Türk lirası, geçici olarak men edilmiş
oldukları halde ebelik yapanlara ise 100 Türk lirası idari para cezası
verilmesi hükme bağlandı. Değişiklikle sahte sünnetçilere altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası getirilirken, yetkisi olmadığı halde
hastabakıcılık yapan ve bu unvanı takınanlara 100 Türk lirası para
cezası verilmesine ve diploması veya meslek belgesi olmaksızın diş
protez teknisyenliği yapanlar hakkında da bir yıldan üç yıla kadar hapis
ve bin güne kadar adli para cezasına hükmolunduğu belirtildi.
992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller
Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanunu’nda
yapılan değişiklikle “Uzman olup da izinsiz laboratuvar açanın
laboratuvarının, Kanun’da yazılı usul uyarınca izin alınıncaya kadar
mahalli mülki amir tarafından kapatılacağı hükme bağlandı. Uzman olmayıp
da bu çeşit laboratuvar açanlara veya izinle açmış oldukları
laboratuvarlarını uzman olmayanlara terk edenlere bin Türk lirasından 5
bin Türk lirasına kadar idari para cezası verileceği ve ayrıca
laboratuvarın kapatılacağı belirtildi. Ayrıca Kanun’a “Fenne uygun
tahliller yerine getirilmediği ve beyannamesinde belirtilen hükümlere
uymadığı veya bu Kanun’un 7’nci maddesi uyarınca düzenlenen yönetmeliğe
aykırı hareket ettiği belirlenenlere mahalli mülki amir tarafından bin
Türk lirasından 3 bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.
Ayrıca, şartlar yerine getirilinceye kadar laboratuvar kapatılır”
ifadeleri eklendi.
Fazla ücret alana 10 bin TL ceza
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la birlikte 2219
sayılı Hususi Hastaneler Kanunu’nda da değişiklikler yapıldı. Buna göre
yatan hastalardan fazla ücret alan özel hastanelerin işletmecilerine 10
bin Türk lirası idari para cezası verilecek ve fazla tahsil edilen ücret
ilgiliye iade edilecek.
2219 sayılı Kanun’da yapılan diğer bir değişiklikle karın, göğüs ve
beyin ameliyatlarıyla diğer önemli ameliyatlarda gerekli tetkikleri
yapmadan ameliyatı gerçekleştiren hekimlere 5 bin Türk lirası idari para
cezası verileceği de hükme bağlandı. Tedavisini üstüne aldığı hastaları,
yerine vekil bırakmadan izinsiz olarak kendi arzularıyla terk ederek bu
hastaların tedavisiz kalmalarına sebep olan, mütehassıs tabiplere de 2
bin Türk lirası idari para cezası verilecek. Kayıt, malzeme, alet, eşya
ve binaların sıhhi şartlarında ve hastane hizmetlerindeki eksikliklerle
diğer eksiklikleri uyarıya rağmen zamanında yapmayan özel hastanelerin
işletenlerine de, 5 bin YTL idari para cezası verilecek. Yatan
hastalardan, fazla ücret alan özel hastanelere 10 bin YTL idari para
cezası uygulanacak. Özel hastanelerde, gerekli laboratuvar tetkiklerini
yapmadan, karın, göğüs ve beyin ameliyatları yapan doktorlara 5 bin YTL
idari para cezası verilecek. Tedavisini üstlendiği hastaları, yerine
vekil bırakmadan izinsiz terk eden uzman doktorlar, 2 bin YTL idari para
cezasına çarptırılacak.
Sahte ilaç
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 1262 sayılı
İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nda da değişiklikler yapıldı.
Müstahzarların içinde bulunan maddelerin saf olmadığı veya ruhsat almak
için verilmiş olan formüle uymadığı veya müstahzarın tedavi vasıflarını
azaltacak veya kaybedecek surette imal edilmiş olduğu anlaşılırsa, fiil
suç oluşturmadığı takdirde, ruhsat sahibi ve müstahzarların bu şekilde
imal edildiğini bilerek satan, satışa arz eden veya sattıranlara bin
Türk lirasından 25 bin Türk lirasına kadar idari para cezası verileceği
ve ayrıca ruhsatnamenin geri alınacağı hükme bağlandı. Kanun’la ilgili
diğer değişiklikler de şu şekilde yer buldu:
“Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle imal edilen
müstahzarları bilerek satan, satışa arz eden veya sattıranlara,
müstahzar imaline salahiyet sahibi oldukları takdirde, 5 yüz Türk
lirasından 10 bin Türk lirasına kadar; müstahzar imaline salahiyet
sahibi olmadıkları takdirde, 1500 Türk lirasından 20 bin Türk lirasına
kadar idari para cezası verilir. Bu müstahzarlar kendilerine atfedilen
tedavi vasıflarını haiz olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya
kaybedecek şekilde veya saf olmayan maddelerden imal edildiği
anlaşıldığı takdirde 18’inci maddede yazılı ceza tatbik olunur.
Memleket dışında yapılmış müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret
amacıyla ithal etmek veya bunların özelliklerini bilerek satmak veya
satışa arz etmek veya sattırmak kaçakçılıktır. Bu fıkrada yazılı suçları
işleyenler hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri tatbik
olunur.”
Kanun değişikliklerinde sahte ilaçlarla ilgili olarak “Müstahzarları
taklit ederek bunların tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek ya
da kullananların sıhhatine az veya çok zarar verecek surette imal
edenler veya bu suretle imal edildiğini bilerek satan, satışa arz eden
veya sattıranlar, Türk Ceza Kanunu veya diğer ilgili kanun hükümlerine
göre cezalandırılır” ifadeleri de kullanıldı.
Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’da yapılan düzenlemelerle
ruhsatname almadan eczane açanların üç aydan bir seneye kadar hapis ve
yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılması ve bu
suç eczacı olmayanlar tarafından işlenirse verilecek cezaların yarı
oranında arttırılması da hükme bağlandı.
Eczanelerde ambalajsız veya ambalajı açılmış olarak bozuk veya zamanı
geçmiş ilaç bulunduran kişiye, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre ceza
sorumluluğunu gerektirmediği takdirde, 500 yüz Türk lirası idari para
cezası verilecek. Ayrıca, bu ilaç ve ecza maddelerine el konularak imha
edilecek.
Değişiklikte “Bu Kanun’un 1’inci maddesinde sayılan yerlerde ilaç
halinde ihzar, imal veya tertip edilmemiş olan bozuk veya mağşuş ecza ve
kimyevi maddeler bulunduğu takdirde, bunlara el konulup usulüne uygun
şekilde yok edilmekle beraber bu yerleri bizzat idare eden eczacı ile bu
Kanun’da yazılı sebeplerle eczacının bulunmaması halinde bu yerlerde
mesul müdürlük yapanlara bin Türk lirasından 3 bin Türk lirasına kadar
idari para cezası verilir” hükmü de yer aldı.
Veteriner hekimlik ile ilgili düzenlemeler
Kanun’da veteriner hekimlik ile ilgili düzenlemelere de yer verildi.
6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner
Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere
Dair Kanun’da yapılan değişikliklerle veteriner hekimlik mesleğinin
icrasına engel teşkil edecek durumlar şu şekilde belirlendi:
* Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa
bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle
ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin
işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına
karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet,
irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye
kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat
karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya
kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmak.
* Bu Kanun ile teşekkül eden Haysiyet veya Yüksek Haysiyet Divanı
kararları ile mesleğini icradan men olunmak.
* Yüksek Haysiyet Divanınca haklarında diplomalarının istirdadı kararı
ittihaz edilmek. Düzenlemelerle belirlenmiş vasıfları haiz olmayıp da
veteriner hekimlik yapan ve hayvan hastalıklarını tedavi yolunda
bulunanların, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla
cezalandırılması hükme bağlandı.
Radyolojistler ve optisyenler
5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle optisyen
unvanını haiz olmadığı halde optisyenlik yapanlar veya optisyen olduğunu
ilan edenlere 35 bin Türk lirası idari para cezası verilecek ve
müessesesi kapatılacak.
Düzenlemelerle muhtevasında hiç bulunmaması gereken maddeler içeren
kozmetik ürünleri piyasaya arz eden üreticiye 20 bin Türk lirası,
muhtevasında belirli limit ve şartların dışında maddeler içeren kozmetik
ürünleri piyasaya arz eden üreticiye 15 bin Türk lirası idari para
cezası Sağlık Bakanlığınca verilecek.
Kanunda 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer
Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’da da değişiklik yapılarak
mütehassıs olduğu halde Kanun’da yazılı müesseseler için izin almayan
kişilere 3 bin, bu müesseseleri açan ve mütehassıs olmayanlara ise, 5
bin Türk lirası idari para cezası verileceğine hükmolundu.
Sağlık, satın alınan bir mala dönüştü
Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Mecliste görüşülerek kabul edildi. Yasa
görüşmelerinde sağlık alanındaki sorunlara değinen milletvekilleri,
sahte diş hekimleri, sağlık sistemi, yatan hasta reçeteleri gibi
konuları gündeme taşıdılar.
MHP Grubu adına konuşan Karaman Milletvekili Hasan Çalış, Yasa ile
ilgili doğru bilgilendirme yapılmadığı için hekimlere haksızlık
yapıldığını ifade etti. Yasa’nın gündeme gelişinden itibaren medyada
“Sahte hekimlere, diş hekimlerine büyük cezalar geliyor” şeklinde yer
aldığını ancak Türk Dişhekimleri Birliğinin “Hayır, işler böyle değil,
bilakis cezalar düşürülüyor” dediğini söyledi.
Çalış, özel sağlık kuruluşlarının hekimlerin diplomalarını
kiraladıklarını da söyleyerek “Son zamanlarda poliklinikler, özel
poliklinikler, tıp merkezleri, eczaneler, diş tedavi merkezleri
çoğaldıkça yeterli eleman ihtiyacını karşılamak için, gerçekte hizmet
vermeyen meslektaşların diplomalarını kiralıyorlar. Buna el koymak
gerekiyor. Bunun da en kestirme yolu ehliyetli ve yeterli insanlarca en
iyi şekilde denetimdir” dedi.
“Sağlık bir rant kapısı olarak gösterilmek isteniyor”
Milletvekilleri görüşmeler sırasında Temel Ceza Kanunlarına Uyum
Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da
kullanılan dili de eleştirdiler. CHP Grubu adına konuşan İstanbul
Milletvekili Sacid Yıldız, “40’ıncı maddede ‘dişçiler’ deniyor, dişçi
diye bir meslek grubu yok, diş hekimi var. Bazı yerlerde de ‘tabip’ diye
geçiyor. Tabip diye de bir şey yok, hekim var” dedi. Sacid Yıldız
şunları söyledi:
“Hükümetin sağlık alanında yapmaya çalıştığı düzenlemeler, sağlığı
doğuştan kazanılmış bir hak olmaktan çıkarmış, parayla satın alınan bir
mala dönüştürmüştür. Her alanda bir para geçerlidir.
Sağlık bir rant kapısı, hekimler ise giderek değerleri hiçe sayılan bir
mesleğin mensupları olarak gösterilmek istenmektedir. Hükümetin, hekim
saygınlığını yok etmeye çalıştığı politikaları, uygulamalardaki
adaletsizlikleri, katı performans uygulamalarını doğru bulmadığımı
buradan belirtmek istiyorum.”
Hekimlere yönelik saldırılara da değinen Yıldız, sağlık sisteminin tüm
bozukluklarından hekimlerin sorumlu tutulduğunu ifade etti. Hekimlere
saygının, saygınlığın artırılması için bu konudan programlar yapılması
gerektiğinin altını çizen Yıldız, “Eğer her konudan hekim eğer sorumlu
tutulursa bununla başa çıkamayız” dedi.
İlaçta reklam
Sacid Yıldız yatan hasta reçetelerini hastanelerin karşılaması konusuna
da şöyle değindi:
“Yaklaşık olarak yılbaşından bugüne kadar büyük bir karmaşa var.
Hastaneler yeterli ihaleleri yapamadılar. Hastalar tedavi olamama
durumunda. Bunu ben hekim olduğum için ve Sağlık Komisyonunda olduğum
için direkt söylediler. Sizler de herhalde biliyorsunuz, sizlere de
-hekim arkadaşlara- yansımıştır. Bir karmaşa var. Bu konuda, tedaviler
aksamaktadır.
Aynı zamanda, birinci derecede sağlık hizmeti veren üniversite
hastaneleri zor durumda bırakılmış, fatura bedellerini zamanında
alamamışlardır. Üniversite hastanelerinin yanı sıra hastalar da büyük
ölçüde mağdur edilmişlerdir.” Hasta ve hekim hakları konusunda yasal
boşluklar bulunduğuna vurgu yapan Yıldız şöyle konuştu:
“Hekimlerin meslek uygulamaları sırasında karşılaşacakları risklerden
korunma hakları olmalıdır. Bunların başında enfeksiyon ve radyasyon
gelmektedir. Diş hekimleri HIV pozitif hastalarla temas ediyor. Diğer
hekimler de temas ediyor. Radyasyon konusunda kazanılmış birtakım haklar
geri alındı. Bu konuda hekimlere belirli haklar verilmelidir.
Değinmek istediğim bir diğer konu da reçetesiz ilaçlar. Reçetesiz
satılacak ilaçlar ve ilaçta reklam yakında hayata geçirilmek
istenmektedir, son zamanlarda bu konu işlenmektedir. Yani, raf üstü olan
ilaçlar, OTC denilen ilaçlar reçetesiz satılacak. İlaç sektörünün amacı,
ürünlerde daha çok kâr etmektir. Kâr için daha çok satış, satış için ise
talep gerekmektedir. Talebi yaratmak için de reklam kaçınılmazdır.
Reçetesiz ilaçların reklamını serbest şekilde yapmak devlet tarafından
sağlanacaktır. RTÜK, reçetesiz ilaç reklamlarının yapılabileceğine dair
açıklama yapmıştır. Bu, korkunç bir şey bana göre. Burada, hükümet, halk
sağlını koruma görevini göz ardı etmektedir. İnsan sağlığı ve ilaç
üzerinden haksız kazancın yolu, yerli ve yabancı büyük sermaye
sahiplerine açılmaktadır. Türkiye’de 24, 25 bin eczacı vardır. Bu
satıldığı takdirde, 24 bin, 25 bin eczacı -çalışanlarıyla birlikte 80
bin civarında- mağdur edilmiş olacak. İlaç, sadece ihtiyaç olduğunda
zorunlu olarak kullanılan bir ürün olduğundan reklama gerek yoktur. Yani
zorunlu, kullanacak, bunun reklamına gerek yok değerli arkadaşlar.
Reklam ile ilaç tüketiminin artırılması hedeflenmektedir.”
“İşin ticari boyutu öne çıkmıştır”
MHP Grubu adına söz alan Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil, sahte
diş hekimleri sorununa değindi. “Diş hekimliği eğitimi almamış, icra
ettiği sanatın öneminin, kamu sağlığına oluşturduğu tehdidin farkında
olmayan birinin topluma vereceği zararlardan AIDS ve Hepatit B’nin çok
önemli sorunlar olduğunu dile getiren Asil şöyle konuştu:
“Bir meslek icrası meslek sahibi tarafından icra edilmiyorsa işin ticari
boyutu ön plana çıkmış demektir. Müşteri çekebilmesi için meslek
erbabının talep ettiği ücretin çok altında bir ücretle iş yapmayı talep
edecektir. Çok düşük ücretlerle bu işi yapmayı talep eden sahte diş
hekimlerinin yukarıda sadece birkaçını saydığım tehlikelerden insanları
koruyacak hijyenik koşulları sağlayabileceklerini düşünebilir miyiz?
Ülkemize çeşitli yollarla sokulan sağlıksız, miadı dolmuş ürünleri
kullanmakla ağız ve diş sağlığına vereceği zararları hesaplayabilir
miyiz? Hepimizin vergileriyle oluşturulmuş devlet bütçesine birkaç 100
bin yeni Türk lirasına, yine ailelerin kıt kaynaklarından özveriyle
ayırdıkları binlerce yeni Türk lirasına mal olarak yetişen diploma
sahibi diş hekimleri yerine, hiçbir eğitimi olmayan sahte diş hekimliği
eğitimli toplum anlayışıyla nasıl bağdaştırılabilir?
|
|