|
SELÜLİT
Selüloit yada kısaltılmış
şekli ile selülit, derinin alt tabakasında, yağ dokusunun hemen
çevresinde oluşan ve derinin üst bölümünde pütür pütür görüntü bırakan
bir hastalıktır.
Selüloit üç elemandan
oluşur:
Selüloit ağrılı olabilir.
Ağrının şiddeti Selüloitin sinir liflerinin üzerine yapmış olduğu basınç
derecesiyle orantılıdır. Hormonal nedenler: Hiper folikülin, yani kadınlarda yumurtalardan salgılanan folikülin hormonunun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma özelliği nedeniyle Selüloite zemin hazırlar.
Soya çekim: Anne
selüloitli ise çocuğunda da görülebilir. Kabızlık, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğerin kötü fonksiyonu ve sinirsel düzensizlik...
TEDAVİ Dolaşım masajları: Kan ve lenfatik dolaşıma yöneliktir. Bu masaj deri altı kan dolaşımını aktive ederek, dokunun canlanmasını sağlar.
Lenf drenajı masajları: Bu masajlar özellikle
lenf dolaşımı üzerinde etkilidir. Masajın, hem elle, hem de aletle
uygulanan şekilleri vardır. Elle olan daha yüzeysel olurken, aletli
masajın derinlemesine bir etkisi vardır. Her iki masaj sonunda hücrelere
bolca oksijen gider ve toksinlerin vücuttan atılması kolaylaşır. Akupunktur: Organizmanın değişik fonksiyonlarının hepsinin kumandasının kulakta bulunduğu savı ile tedavi edilir. Akupunktur ile bu fonksiyonlar harekete geçirilir. Bu fonksiyonların arasında su birikmesine neden olanlar da aktive edilir. Ozon terapi - Ozon banyosu: Ozon terapi, hücre oksijenlenmesini baz alarak, başarılı bir şekilde selüloit tedavisinde de uygulanır. Artıklarla dolu olan selüloit hücrelerini oksijen ile temizlemeye yönelik bir programdır. Ozon terapi bir kabın içerisinde gerçekleşir. Bu sırada ozon buharın epiderm tabakaya kadar girip o bölgenin oksijen ile dolmasını sağlayarak, dokusal kan dolaşımını aktive eder. Lazer terapi: Lazer terapi ikiye ayrılır; soğuk lazer ve sıcak lazer. Soğuk lazer, helyum neon lazer olarak da anılır. Selüloitli bölgedeki hücreler üzerine uygulanır. Lazer, burada hücreleri geçerek değişimleri hızlandırıp, o bölgede su tutulmasını engeller. Sıcak lazer, selüloitin oluştuğu hareketsiz bölgeye uygulanarak, orada bulunan dokuların dolaşımını sağlar. Ultrason: Fark edilemeyecek kadar küçük yağları bile derinliğine yakalayıp, parçalamayı başarır. Daha fazla yağlanmanın olduğu bölgelerde de daha derine gidilerek lenfleri uyarır. Basınç terapisi: Bu metotta bacaklar sarılır. Hava basıncı ile çalışan bir odaya girilir. Çok dikkatlice yavaş yavaş, hava basıncı azaltılır. Bununla da lenfatik dolaşım ve kan dolaşımı harekete geçer. Tabi burada önemli olan kişiye özel bir programlama yaparak, herkesin ihtiyaçlarına uygun bir tedavi uygulamaktır. Mezoterapi: Bu yöntemde, sıvı haldeki ilaçların şırınga darbeleriyle uygulanması esastır. Daha yeni bir versiyonu da homeopati yöntemini kullanarak, tahmin sistemini çalıştırmak ve öngörüden yararlanarak uygulama yapmaktır. Hiç yan etkisi olmayan naturel maddelerden faydalanılmalıdır. Lipoelektro: Bu, uzun iğnelerden yararlanmak suretiyle yapılan bir yöntemdir. Uzun, çok ince uçlu ve keskin iğnelerle uygulanır. Elektro ile yağlı bölge arasında bir bağlantı kurulur. Çok düşük düzeyde çalıştırılarak, Selüloitli bölge üzerinde çalışılır. Bu bölge üzerinde, düzenli ve sık aralıklarla işlem yapılır. İğne, Selüloitli bölgedeki yağları parçalar ve yağları ortaya çıkartır ve aşırıya kaçmadan bunlar boşaltılır.
Günümüzün yeni antiselüloit kremleri deriye hemen giriyor ve doğrudan doğruya yağ hücrelerini etkiliyor. Etkili maddelerin bazıları yağ depoes"> biri de kafeindir. Kafein yağı ayrıştıran enzimleri harekete geçirir ve bununla birlikte lenf akışını kolaylaştırır. Su en iyi temizleyici maddedir. Bol su içmek dokuları zehirli ve atık maddelerden temizler. Ayrıca kalsiyum, potasyum, demir ve magnezyum gibi maddeler dokuları sıkılaştırırlar. Bunların etkisini dışarıdan kullanılan antiselüloit ürünleri kuvvetlendirir. Aynı zamanda vücudun atıklardan temizlenmesinde de etkili olur.
Yüksek topuklar, yanlış
yürüme hareketleri, kambur oturma... Selüloit üç aşamada gelişir. Birinci aşaması dolaşım bozukluğudur, damarlardan çıkan su dokulara dolar. Dokular acılı ve duyarlıdırlar. Ödemli denilen bu devrede başarılı bir şekilde tedavi yapılabilir. Bu devrede tedavi yöntemi mezoterapidir. İkinci aşamada, ödem daha da fazlalaşır. Bu aşamada selüloiti buradan atmak oldukça güç olmasına karşın, tıpta mezoterapi ile başarılı bir tedavi mümkün olabilir. Üçüncü aşamada, bu dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma tarafından kullanılamaz ve selüloit yerleşir. Rejim, su açısından zengin, tuz açısından zayıf olmalıdır. Selüloit tedavisinde tuzu asgari düzeye indirmek gerekir. Balık, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanı ve yumurta yenilerek protein açısından zengin bir beslenme uygulanır. Şekerlemeler, hamur işleri, bakliyat kaldırılmalı, alkolden uzak durulmalıdır. Zira alkol kanda yağa dönüşür ve vücutta birikir.
Tedavinin asıl amacı
selüloiti oluşturan süreci tersine çevirmek ve yağ hücreleri düzeyinde
lipolizi (yağ yıkımı)tekrar harekete geçirmektir. Yani, birikimi ortadan
kaldırmak, lenf ve kan dolaşımını rahatlatmak, lipoliz mekanizmasını
tekrar harekete geçirmektir.
KORUNMA
Sert sporlar, vücudun belirli bir kısmını
çalıştıran ve düzensiz yapılan sporlar hiçbir işe yaramaz. Selüloite
karşı en etkili sporlar tempolu yürüme ve yüzmedir. Fakat tıbbi olarak,
bütün sporlar içinde en iyisi jimnastiktir.
Cilt Bakımı ile İlgili Diğer Başlıklar
Solaryum
Botoks
Estetik Ameliyatlar
Varis
Parfüm
Makyaj
Selülit
|
|