|
Sezeryanla Doğum
::::::::::::::::::::::::
Sezaryen kararı verilebilmesi için bazı zorunlu
durumlar olduğunu daha önce açıklamıştık. Bu karar gebelik sırasında
verilebildiği gibi, doğumun başlatılma girişimlerinin başarısız olması
sonunda ve doğum başladıktan sonra da verilebilir.
Doğumun Başlatılma Girişimlerinin Başarısız Olması Durumunda;
Beklenen doğum eyleminin başlamadığı yada doğum eyleminin tıbbi
nedenlerle başlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda anne adayına rahim
ağzını olgunlaştıran ilaçlar ve suni sancı verilir.
Suni sancı uygulaması doğum eylemini başlatma da başarısız olduğunda
doğum sezaryenle gerçekleştirilir.
Suni sancı en sık miyat geçmesinde uygulanır. Anne hayatının yada bebek
hayatının tehlikede olduğu durumlar da (ağır preeklampsi ve bebeğin
sıkıntıda olduğu durumlar gibi) bebek miyadında olmasa bile suni sancı
ile doğum eylemi başlatılmaya çalışılır.
Doğum Eylemi Başladıktan Sonra Sezaryen Kararı Verdiren Durumlar;
Düzenli olarak doktor kontrollerine giden anne adaylarında anlatılan
durumlar söz konusu olduğunda doğum eyleminin başlaması beklenmez ve
sezaryen ile doğum gerçekleşir. Halbuki anne adaylarının büyük kısmında
yukarıdaki anlatılan durumlar söz konusu değildir ve bu anne adaylarının
doğum olarak doğum eylemine girmeleri beklenir.
Ancak doğum eylemi esnasında aşağıda anlatılan beklenmeyen durumlar söz
konusu olduğunda doğum eylemi yarıda kesilerek sezaryen ile doğum kararı
verilir.
Doğum eyleminin birinci evresinde sezaryen kararı verdiren durumlar:
Düzenli olarak gebelik muayenelerine gittiniz ve hiçbir problem
saptanmadı. Doğum eylemi başladı.Henüz rahim ağzında açılma tam değil,
sancılar devam ediyor.
Şu durumlarda sezaryen gereklidir;
Doğum kanalına girişte sorun olursa;
Bebek doğum kanalına artkafa bölgesinin kılavuzluğunda girer. Böyle bir
giriş başın en ufak çevresinin doğum kanalına girmesini sağladığından
kanal içinde en rahat şekilde ilerlemeyi garantiler. Ancak ender
durumlarda bebeğin başının kanala giren ilk kısmı artkafa dışında bir
bölge olur. Bu tür durumlarda kanala giren kısmın çevresi artkafa ile
girişten daha büyük olur ve doğum kanalında ilerleme zorlaşır veya
imkansız hale gelir.
Bebek yüz bölgesinin kılavuzluğunda doğum kanalına girdiğinde doğum
eylemi yavaş da olsa ilerler ve bu şekilde yüz gelişiyle doğum mümkün
olabilir.
Yüz gelişi dışında kalan şekillerde doğum eylemi ya çok yavaş seyreder
yada vajinal yoldan doğum imkansız hale gelir.
Doğumu imkansız kılan geliş şekillerinden en sık görülenler alın girişi
ve yüksekte düz duruş adı verilenlerdir. Doğum kanalına ilk olarak alın
bölgesini sokmaya çalışan bir bebeğin bu haliyle doğum kanalına
ilerlemesi mümkün değildir zira bu girişle doğum kanalına başın en büyük
çevresi sokulmaya çalışılmaktadır.
Yüksekte düz duruş adı verilen durumda da bebek doğum kanalına girmeye
niyetli değildir, herhangi bir nedenle doğum kanalına giriş
gerçekleşememiştir.
Doğum kanalına giren kılavuz nokta genellikle doğum eylemi başladığında
yapılan ilk muayenede belirlenir. Bu muayenede doğum eyleminin
ilerlemesine engel olacak bir geliş şekli saptandığında ilerlemeyecek
bir doğum eylemini sürdürmek yerine doktor doğumu sezaryenle
gerçekleştirme yönünde karar verir.
Birinci evrenin uzaması
Rahim ağzındaki açıklık uygun şekilde ilerlemediğinde durum
değerlendirmesi yapılır. Rahim kasılmaları zayıflamışsa yada
düzensizleşmişse ve bunun için bir neden bulunmuyorsa anne adayına
durumu gidermek amacıyla damardan rahim kasılmalarını düzene sokmak
amacıyla oksitosin hormonu verilir.
Yeterli dozda oksitosine rağmen kasılmalar düzene girmiyorsa ve rahim
ağzı açıklığı ilerlemiyorsa sezaryene karar verilir.Bu durumlarda rahim
kasının bir zayıflığı söz konusudur ve uyarıcı ilaca cevap
verememektedir.
Kasılmalar düzenli olmasına hatta normalden daha kuvvetli olmasına
rağmen rahim ağzındaki açıklığın ilerlememesi bebeğin doğum kanalına
uygun olmayan bir şekilde girmeye çalışmasına bağlı olabilir. Yine anne
adayının çatı yapısının bebeğe göre nispeten dar” olduğu durumlarda da
düzenli kasılmalara rağmen açıklık ilerlemez. Bu durum doğumhaneye ilk
girişte yapılan ilk muayenede genellikle teşhis edilebilmesine karşın,
bazı durumlarda doğum eyleminin ilerlememesiyle kendini gösterebilir.
Hangi nedene bağlı olursa olsun doğum eyleminin başladıktan sonra
ilerlemesi ve durumu gidermeye yinelik yapılan girişimlerin
başarısızlıkla sonuçlanması sezaryen ile doğum için bir neden teşkil
eder.
Bebekte sıkıntı ortaya çıkması
Birinci evrede bebeğin kalp sesleri düzenli olarak dinlenir. Herhangi
bir aşamada bebeğin kalp seslerinde bozulma saptandığında öncelikle bu
durum anne adayı sol yanına yatırılarak, oksijen ve sıvı verilerek
giderilmeye çalışılır.
Bebekte saptanan sıkıntı normal vajina doğumu beklemeyecek kadar ağırsa
ve önlemlerle düzelmiyorsa doğum sezaryenle gerçekleştirilir.
Kordon sarkması
Makat ile doğumda daha sık rastlanan bir durumdur. Bazen de baş
gelişinde su kesesinin kendiliğinden açıldığı durumlarda yada doktor
tarafından açılması durumunda kordon vajinadan dışarı sarkarak etraf
dokular tarafından baskıya uğrayabilir.
Kordon sarkması, bebeğe giden oksijenin azalmasına neden olan bir durum
olduğundan doğumun dakikalar içerisinde gerçekleştirilmesi gerektiği
ender durumlardan biridir. Acil sezaryen uygulanır.
Plasentanın erken ayrılmasına bağlı aşırı kanama ve/veya bebeğin bu
duruma bağlı olarak sıkıntıya girmesi;
Plasenta erken ayrıldığında ayrılmanın şiddetine göre anne adayında
vajinal kanama ve/veya bebekte sıkıntı bulguları ortaya çıkar. Anne
hayatı kanama nedeniyle, bebek hayatı da girdiği sıkıntı nedeniyle
tehlikeye girdiğinde doğum sezaryen ile gerçekleştirilir.
Doğum eyleminin ikinci evresinde sezaryen kararı verdiren durumlar;
Bebeğin doğum kanalında sıkışması
Bebek başının doğum kanalının tam ortasında yer alan dikensi çıkıntıları
aşmak için ön-arka doğrultuda olması gerekir. Bu dönüşü başaramaz ve baş
yatay konumunda bu dikensi çıkıntılara ulaşırsa burayı aşması oldukça
zor olur. Derinde yatay duruşu adı verilen bu nadir durumda sezaryen ile
doğum gerçekleştirilir.
Vakum/forseps uygulamasının başarısız olması
İkinci evrede bazı durumlarda vakum uygulamak gerekebilir. Vakum
uygulaması ile doğum gerçekleştirilemediğinde sezaryen uygulanır. Acil
sezaryen demek, bebeğin yada anne hayatının tehlike altında olması
nedeniyle kısa süre içinde bebeğin doğurtulması demektir. Bu süre kordon
sarkması gibi çok acil durumlarda dakikalarla ifade edilebilir. Bu
durumlarda ameliyat ekibinin hızla toparlanması, anestezinin hızla
verilmesi ve bebeğin hızla doğurtulması gerekir. Anestezi ve ameliyata
ilgili istenmeyen durumların en sık oluştuğu durumlar bu acil
durumlardır. Diğer acil sezaryen şekillerinde ise sezaryene bağlı
istenmeyen durumlar engellemek için yeterli süre genellikle vardır.
Sezaryen operasyonunun kendisinden ve anesteziden kaynaklanan istenmeyen
durumlar ise planlı olarak uygulanan operasyonlardır. Ancak günümüzde
anestezi teknolojisi ve ameliyat ekibinin tecrübesiyle en acil
ameliyatlar bile başarılı bir şekilde sonuçlanmaktadır
Ana Sayfa
|
HASTALIKLAR
AKCİĞER HASTALIKLARI
KARACİĞER HASTALIKLARI
KALP VE DAMAR HASTALIKLARI
MİDE HASTALIKLARI
BEYİN VE SİNİR HASTALIKLARI
KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI
GÖZ HASTALIKLARI
CİLT HASTALIKLARI
AĞIZ VE DİŞ HASTALIKLARI
EKLEM HASTALIKLARI
KADIN DOĞUM HASTALIKLARI
RUH HASTALIKLARI
KEMİK HASTALIKLARI
BAĞIRSAK VE ANÜS HASTALIKLARI
CİNSEL HASTALIKLAR
BESLENME HASTALIKLARI
KAN HASTALIKLARI
SOLUNUM HASTALIKLARI
BULAŞICI HASTALIKLAR
HORMON HASTALIKLARI
ERKEK HASTALIKLARI
KAS HASTALIKLARI
ÇOCUK HASTALIKLARI
BÖBREK VE İDRAR YOLLARI
HASTALIKLARI
İLKYARDIM
|