Bulaşıcı
ve öldürücü bir hastalıktır. veba mikrobunu taşıyan farelerin
pireleri tarafından insanlara geçer. Nedeni, pisliktir. Pis ve güneş
girmeyen yerler veba için en uygun ortamlardır. Hastalık,
mikrop kapıldıktan sonra gelen 2-8 gün içinde kendini gösterir.
Hastada, aniden başlayan baş ve sırt ağrıları, ateş, titreme, kusma,
nefes darlığı, halsizlik, deri lekeleri, burun kanaması, kan
tükürme, kasık ağrıları ve devamlı dalgınlık görülür. Dili de
kahverengi ve kurudur. Yapılacak ilk iş hastayı tecrit etmektir.
Çevresindeki sağlıklı kimselerin de koruyucu aşı olması gerekir.
Bugün için önemi kalmayan ve eski devirlerde olduğu kadar çok
görülmeyen bu hastalığın tedavisi için geç kalmadan sağlık
kuruluşlarına haber vermek gerekir.
Eskiden milyonlarca insanın ölümüne
sebep olan bulaşıcı bir hastalık. Kara ölüm, kıran, peste veya
plague da denen vebânın etkeni Pasteurella Pestis’dir.Mikrop ilk defa 1884’teHong Kong’da tespit edilmiştir. Veba mikrobunu taşıyan farelerinpireleri
tarafından insanlara geçer. Nedeni, pisliktir. Pis ve güneşgirmeyen
yerler veba için en uygun ortamlardır.
Hastalık, mikrop kapıldıktan sonra gelen 2-8 gün içinde
kendinigösterir. Hastada, aniden başlayan baş ve sırt ağrıları,
ateş, titreme,kusma, nefes darlığı, halsizlik, deri lekeleri, burun
kanaması, kantükürme, kasık ağrıları ve devamlı dalgınlık görülür.
Dili dekahverengi ve kurudur.
Yapılacak ilk iş hastayı tecrit etmektir. Çevresindeki
sağlıklıkimselerin de koruyucu aşı olması gerekir. Bugün için önemi
kalmayan veeski devirlerde olduğu kadar çok görülmeyen bu hastalığın
tedavisi içingeç kalmadan sağlık kuruluşlarına haber vermek gerekir.
Genellikle kemiriciler arasında salgınlar yapar. İnsana, uygun çevre
şartlarında, pirelerden geçer. İnsanlar arasında damlacık yoluyla da
yayılabilir. Mikrop 1,5-2 mikron boyunda, 0,5-0,7 mikron eninde,
gram negatif bir basildir. Hastalık M.Ö. 9 ve 10. yüzyıldan beri
bilinmekte olup, zaman zaman salgınlar yaparak milyonlarca insanın
ölümüne sebep olmuştur (Bkz. Salgın). 1347’deki Avrupa salgınında
25.000.000 insan ölmüştür. Birçok memleketten on binlerce insanın
öldüğü veba salgınları bildirilmiştir. İstanbul’da Justinien
zamanında (565)’te çıkan veba salgınında günde 8-10.000 kişinin
öldüğü tarihî kayıtlara geçmiştir. Türkiye’de 1919’da 13 kişilik,
1947’de 32 kişilik iki vak’a rapor edilmiştir.
Bakterinin derideki giriş yerinde içi renksiz sıvı veya iltihap dolu
kabarcıklar veya kanlı lekeler meydana gelir. Komşu lenf bezlerinde
iltihaplanma ve hücre ölümünden sonra bakteri kana geçerek
karaciğer, dalak ve kemik iliği de tutulur.
Veba aslında kemirci hayvanların bir hastalığıdır. Pire, vebalı
insanın kanını emerken mikropları alır. Basil pirenin yutağında
çoğalır. Pire başka birisini ısırdığında önce hortumunu dolduran
basilleri kusar ve bundan sonra kan emebilir. Pirenin dışkısıyla da
bulaşma olabilir. Veba mikrobu ölü hayvanların üzerinde birgün canlı
kalabilmektedir. Hasta bakımı çok önemli olup, günümüzde salgınların
azalması ve tedavide tesirli antibiyotiklerin kafi doz ve sürede
uygulanmasıdır.
Pirenin ısırmasından 2-5 gün sonra giriş yerinde bir kabarcık
meydana gelir. Hastalık üç şekilde seyredebilir:
Lenf bezi vebasında (hıyarcık, bubonik) ısırdıktan 1-2 gün sonra
titremeyle ateş yükselir. Isırığın üst tarafındaki lenf bezleri
şişer ve ağrılıdır. Lenf bezleri cerahatlanıp, akabilir. Nabız
artar. Hastanın genel durumu kötüdür. Mikrop kan yoluyla akciğer,
karaciğer, dalak ve beyine yerleşebilir.
Deri vebasındaysa ısırık yerinde noktacık şeklinde kanama, ülserler
(yaralar) ve ölü dokuların bulunduğu görünümler olabilir.
Akciğer vebası kan yoluyla veya damlacık yoluyla mikropların
akciğere gelmesi neticesinde meydana gelir. Başağrısı, yüksek ateş,
öksürük ve nefes zorluğu vardır. Hastanın kan basıncı düşer, rengi
morlaşır; balgamı kanlıdır. Bronşit gibi başlar, sonra zatürre
şekline döner. Karaciğer bozukluğu da olaya eklenerek 2-3 günde
ölümle neticelenir.
Ateşli dönemde alınan kan kültürü veya hayvan deneyleri de teşhiste
yardımcıdır. Serolojik testler yapılabilirse faydalı olur. Ayrıca
teşhiste akciğer vebasında zatürre ve Q humması, lenf bezi vebasında
lenfogranuloma inguihale, frengi ve tularemi düşünülmelidir.
Hıyarcık vebasında ölüm oranı % 30-90 iken akciğer vebasında %
70-100’e varmaktadır. Veba geçirende 6-12 ay süren bir bağışıklık
meydana gelir.
Tedavisinde sulfamid ve beraberinde streptomisin, kloramfenikol veya
tetrasiklin grubu bir antibiyotik yüksek dozda devamlı
kullanılmalıdır.