|
Yılan ve Akrep sokması
::::::::::::::::::::::::
Birleşik Devletlerde yaklaşık 115 yılan türünden 19
tanesinin zehiri vardır .Her yıl yaklaşık 45000 yılan sokması oluyor,
8000 tanesini zehirli yılan oluşturuyor.Çoğu sokma sıcak yaz aylarında
yılan ve kişi aktifken olur. Eskiden zehirli yılan sokmalannın
mortalitesi %25 ti, günümüzde antivenom olması ve ileri acil bakımdan
dolayı mortalite oranı %0.5'in altına inmiştir. Yılda yaklaşık 5-10 ölüm
olur.
Hendek yılanı veya mercan yılanını içeren Kuzey Amerika Zehirli yılan
sokması önemlidir. Yabancı türlerden kaynaklanan önemli yılan sokması
nadirdir,ama hayvanat bahçesi personelinde görülebilir. Bölgesel
zehirlenme merkezinden antivenom,yılanın tanınması ve toksisite bigileri
alınabilir.
Engerek yılanı hendek yılanı olarakta adlandırılır ,orta hatta göz ve
burun seviyesinin altında yerleşmiş çukur vardır. Çukur kan ısisına
karşı sıcaklık reseptörü olarak yol göstericidir. Engerek yılanının
ağzında 2 dişi vardır, mercan yılanının kısa, sabit ve dik dişleri
vardır.
Patofizyoloji: Hendek yılanı venomu komplex enzim karışımıdır. Lokal
doku zedelenmesi, sistemik vasküler hasar, hemoliz, fibrinoliz ve
nöromuskuler disfonksiyon yapar. Lokal ve sistemik etkilerin
kombinasyonuyla sonuçlanır. Hendek yılanı venomu hızlıca kan
damarlarının permeabilitesini değiştirerek plazma ve kanın çevreleyen
dokuya sızmasına ve hipovolemiye yol açar. Fibrinojen ve trombositleri
tüketir ve koagülopati oluşturur. Bazı türler nöromuskuler iletiyi
bozarak ptozis, solunum yetmezliği ve diğer nörolojik etkileri
oluşturur.
Klinik: Hendek yılanı sokmalarının %25'i kurudur, venom etkileri
gelişmez. Zehirlenme belirtilerinin görülmesi için venom ve kişinin
komplex etkileşimi gerekir. Yılanın türüne ve büyüklüğüne kişinin yaşına
ve büyüklüğüne, sokmadan sonra geçen zamana, sokmanın
karakteristiklerine (yeri, sayısı, derinliği) bağlı olarak klinik
değişir. Hendek yılanı sokması lokal ve sistemik hasarın derecesine
bağlı olarak genellikle hafif orta ve şiddetli olarak sınıflanır.
Çukur Yılanı Zehirlenmesinin Derecelendirilmesi.:
Hafif Zehirlenme:
Isırma alanında sınırlı şişlik, kızarıklık ve ekimoz
Sistemik bulgular ve semptomlar yoktur veya azdır
Koagülasyon parametreleri normaldir. Diğer önemli lab.bulguları
normaldir.
Orta Zehirlenme:
Şişlik, kızarıklık ve ekimoz sokulan extremitenin büyük kısmını içerir
Sistemik semptom ve bulgular vardır. Ancak hayatı tehdit etmezler.
Bunlar: Bulantı, kusma, ağızda uyuşma veya olağandışı tat, hafif
hipotansiyon (SB>80mmHg), hafif taşikardi ve taşipneyi içerir.
Koagülasyon parametreleri anormaldir. Klinik olarak önemli olmayan
kanama vardır. Diğer lab. testlerinde şiddetli bozukluk yoktur.
Şiddetli Zehirlenme
Şişlik,ekimoz giriş extremitesini içerir ve hızla ilerler.
Sistemik semptom ve bulgular belirgindir. Şiddetli mental durum
değişmesi,bulantı ve kusma, hipotansiyon (SB<8OmmHg), şiddetli
taşikardi, taşipne ve diğer solunum bozuklukları görülür.
Koagülasyon parametreleri anormaldir. Ciddi kanamalar görülür.
Protrombin zamanı ölçülemez, PTT ölçülemez, tombositler<20000,
fibrinojen ölçülemez. Diğer lab. değerlerinde şiddetli anormallik
vardır.
Hendek yılanı sokmasının ana görünümü: Bir veya daha çok diş izi
görülmesi, lokalize ağri ve Sokma yerinden yayılan ilerleyici ödemdir.
Diğer erken semptom ve bulgular; bulantı, kusma, güçsüzlük, ağızda
uyuşrna, taşikardi, baş dönmesi, hematüri, hematemez, trombositopeni ve
fasikülasyonlardır. Şişlik genellikle 15-30 dk. sonra ortaya çıkar.
Şiddetli vakalarda şişlik ilerler. Şiddeti daha az zehirlenmelerde ödem
1-2 günlük peryotta gelişir. Ödem havayoluna yakınsa veya kasları
tutmuşsa hayati tehdit edebilir veya sistemik etkilere yol açabilir.
ilerleyen ekimoz subkutan dokuya kanın sızmasına bağlıdır. Ekimoz sokma
bölgesinde dk'lar veya saatler içinde gelişir. Hemokonsantrasyon
subkutan dokuya suyun kaybındandır. Takiben Hb azalır, kan kaybına bağlı
koagülopati gelişir.
Tanı: Tanıda diş izlerinin görülmesi ve hikaye temeldir. Klinikte
zedelenme 3 yolda olabilir
1)Lokal zedelenme: ödem, ağrı, ekimoz
2)Koagülopati: trombositopeni, artmiş protrombin zamanı,
hipofibrinojenemi
3)Sistemik etkiler: Ağızda ödem veya parastezi, ağızda metalik veya
kauçuk tadı, hipotansiyon, taşikardi
Tedavi:
İlk Yardım:
ilk yardım tedbirleri kesin tıbbi bakımı ve antivenom verilmesini
geciktirmemelidir. Hendek yılanı sokması olan tüm hastalar uygun sağlık
bakımı almalıdır. Tavsiye edilen ilk yardım tedbirleri şunlardır;
Hareket venom emilimini artırdığı için hasta sakin kalmalıdır. Extremite
nötral pozisyonda, kalp seviyesinin altında sabit tutulmalıdır. Fiziksel
aktivite kısıtlanmalıdır. Sokulan kişi çabucak tıbbi bakımın yapılacağı
yere götürülmelidir.
Bazı ilk yardım ürünleri satılmaktadır. Sawyer Extractör Emme pompası
kullanılır. Insizyon olmaksızın zehri uzaklaştırır. Diğer faydasız ve
tehlikeli teknikler elektrik şoku ve buz uygulanmasıdır. Sokma alanına
tek basma elektrik soka uygulanması kullanılmamalıdır. Buzlu su
uygulanması yaralanmayı kötüleştirir. Turnike kontrendikedir. Çünkü
arteryel akımı tıkar ve iskemiye yol açar. Konstriktör bandlar bazen
faydalı olabilir. Özellikle erken tıbbi bakım sağlanamıyorsa faydahdır.
Konstriktör band venomun emilimini geciktirir, doku. zedelenmesini
artırır ama sistemik etkilerin şiddetim azaltır.
ACİL YÖNETİMİ: Hastane öncesi fazda personel extremiteyi hareketsiz
tutmalı, diğer extremiteden i.v. yol açılmalı, oksijen verilmeli,
sokulan kişi tıbbi bakımın yapılacağı yere taşınmalıdır.
Yılan sokmasının başlangıç yönetimi ileri yaşam desteğini içerir. Hasta
hipotansifse i.v, izotonik verilmelidir. Diğer destekleyici tedbirler
extremite inmobilizasyonu ve venom absorpsiyonunun azaltılmasını içerir.
Zehirli yılan sokmasında tedavide esas Antivenin verilmesidir.İlerieyen
semptom ve bulguları olan tüm hendek yılanı sokmalarında acilen
antivenom verilmelidir. Ancak at serumundan elde edilen Antivenin
infüzyonu sırasında allerjik reaksiyon gelişebilir. Antivenin verilmeden
önce deri testi yapılmalıdır. Ancak antivenom verilirken yarar/zarar
oranı hesaplanmalıdır. Antivenom. 15-45dk içinde solüsyon içinde
verilir. Hendek yılanı sokmalarında başlangıçta en azından 10 vial
antivenom verilir. Hızlı ilerleyen veya hemodinamik olarak stabil
olmayan vakalarda başlangıçta 20 vial antivenom verilmesi tavsiye
edilir. Agresif destek bakım yapılır. Su yılanı zehirlenmesinde
genellikle daha az antivenom dozları gerektirir. Antivenomun im.
enjeksiyonu tavsiye edilmez. Antivenom 250-500ml kristaloid içinde dilüe
edilip yavaş infüze edilmelidir. İnfüzyon l saat içinde tamamlanır.
İnfüzyon hekim denetiminde yapılmalıdır. Akut allerjik reaksiyon
görülürse infüzyon kesilir, hemen antihistaminikler verilir. Epinefrin
reaksiyonun şiddetine bağlı olarak kullanılabilir.
Antivenom tedavisinde son nokta ilerlemenin durması veya klinik
bulguların düzelmesidir. 10-20 viallik bir infüzyon sıklıkla yeterlidir.
Extremitenin çevresi ısırılmanın altından ve üstünden ölçülür. 30-60
dk'da bir ölçüm yapılır. Ödem ilerlerse antivenom verilir. Lab.
tetkikleri 4 saatte bir veya antivenom verilmesinden sonra tekrarlanır.
Ek antivenom tedavisi hastanın durumu kötüleştiğinde yapılr. Destek
tedavide hipotansiyon için i.v. izotoniği takiben vazopressör ajanlar
kullanılır. Antivenom koagülopati tedavisinde iyidir ama aktif kanama
varsa kan komponentleri gerekebilir. Yılan sokmasında diğer bir
komplikasyon kompartman sendromudur. Şiddetli ağrı vardır. Ağrı narkotik
analjeziklere dirençlidir. Fasciotomi faydalıdır.
Yara sahası temizlenmeli ve tetanoz profilaksisi yapılmalıdır.
Hastalar ödem çözülünce, koagülopati düzelince ve hasta geziyorsa
taburcu edilir. Hasta en azından 8 saat gözlem altında tutulmalıdır.
Şiddetli veya hayatı tehdit eden sokması olan hastalar ve antivenom alan
hastalar yoğun bakıma alınmalıdır. Hafif ve orta şiddette zehirlenmesi
olan vakalar uygun koğuşlara alınır ve bunlara antivenom verilmesi
gerekmez.
Hastada kuru sokma varsa en az 8 saat gözlenip gönderilir. Ağrı, ödem ve
kanama olursa geri gelmelidir.
MERCAN YILANI ISIRIKLARI:
Yılda 20-25 vaka görülür. Tüm mercan yılanlarının parlak siyah, kırmızı
veya sarı renkli halkaları vardır. Siyah renk halkası olan yılanlar
zehirsizdir. Mercan yılanı zehiri nörotoksik komponentlerden oluşur.
Mercan yılanı ısırması öncelikle nörolojik etkiler oluşturur. Tremor,
salivasyon, disartri, diplopi, bulbar paralizi, ptozis, fix ve kontrakte
pupiller, disfaji, dispne ve nöbet görülür. Solunum kaslarının
paralizisi ölüme yol açar. Hasta 24-48 saat hastanede gözlenmelidir.
Mercan yılanı venomunun etkileri ısırmadan sonra saatler içinde gelişir.
Sokulan kişiye 3 vial antivenom verilmesi önerilir. Solunum yetmezliği
varsa yoğun bakım gerekebilir.
AVUSTRALYA MERCAN YILANLARI
Avustralyada her yıl 3000 kişiyi yılan ısırır, bunların 200'üne
antivenom verilir. Avustralya yılan ısırıklarına bağlı ölümlerin
yarısından kahverengi yılan sorumludur. Avustralya zehirli yılanları
Elapidea ailesinin üyesidir, kobra üyelerden biridir. Avutralya yılanı
venomu birkaç önemli komponentten oluşur. Nörotoksin; nöromuskuler
bileşkeye etki eder ve paralizi yapar. Semptomlar ısırmadan 2-4 saat
sonra ortaya çıkar. Ptozis, diplopi, disartri, fasial izlerin kaybı,hava
yolu kontrolünün kaybı, şiddetli vakalarda solunum paralizisi
görülebilir.
Myolizin rabdomyolize neden olur. Kas ağnsı, güçsüzlük, myoglobinüri,
renal yetmezlik ve hiperkalemi yapar. Prokoagülan toksin; koagülopati
yapar. İntrakraniel kanama beklenen komplıkasyondur. Renal yetmezlik
gelişebilir. Lokal doku yıkımı yaygın değildir. Hafif ve orta ekimoz ve
şişlik görülür. Kahverengi yılan sokması hızla kollaps ve ölüme yol
açar.
KLİNİK; Bulantı, kusma, baş ağrısı, diplopi, disfoni, ilerleyici kas
güçsüzlüğü, boyun sertliği, bayılma görülür.
İlk Yardım: Amaç antivenom verilene kadar zehrin emiliminin
geciktirilmesidir. Basınç uygulanması ve inmobilizasyon metodu
kullanılır. Isırılan extremiteye hemen elastik bandaj sarılır. Extremite
atellenir ve hareketsiz tutulur. Tumike kontrendikedir.
Yönetim: Anlamlı yılan sokması hikayesi olduğunda ilk yardıma ve
araştırmaya başlanmalıdır. Basınçlı bandaj antivenom verilene kadar
uygulanabilir.
Yılan zehri arştırma kiti ile idrarda ve ısırma yerinde venom aranır.
Test pozitifse antivenom ve-
rilir. Sistemik bulgular varsa antivenom verilir. Klinik ve lab.
bulguları yoksa elastik bandaj uygulanır ve hasta 12 saat gözlenir.
Hamilelikte antivenom verilmesi kontrendike değildir. Antivenom
verilmeden önce rutin olarak deri testi yapılması önerilmemektedir.
Avustralya antivenom tedavisinin komplikasyonu olarak nadiren anafilaksi
gelişebilir. Premedikasyonda 1/1000'lik epinefrin adultlarda 0.3ml,
çocuklarda 0.1 ml uygulanır. Bazı otörler antihistaminikleri tavsiye
eder. Kortikosteroidler serum hastalığını önlemede ve premedikasyonda
kullanılabilir. Antivenom büyük dozlarda verildiyse serum hastalığı
insidansmı azaltmak için prednizolon 5 gün süreyle kullanılır.
AKREP ISIRIKLARI
Güney Amerika’da birkaç akrep türü bulunur. Tümü genellikle gece sokması
şeklindedir. Lokalize ağrıyı takiben Hymenoptera bulgusu görülür. Kuzey
Amerika akrep serumu sitotoksite ve inflamasyonu önler. Yalnizca
Cetruroides exilicauda veya kabuk akrep'i tüm Arizona, New Mexico, Texas
ve California'nın bazı kısımlarında bulunur. Sahip olduğu venom sistemik
toksisite sebebidir. Centruroides exilicauda venomu nöronlardaki Na
kanallarım açar ve axonlarm aşın uyarılmasiyla motor, duysal ve otonomik
liflerde anormal aktiviteye yol açar. Sistemik semptomlar akrep
ısırmasınl takiben belirir ve değişkendir. Extremitede ağrı ve
parestezinin hızla ortaya çıkması sık görülür ve jeneralize bir hal
alır. Şiddetli vakalarda kraniel sinir, somatik-motor disfonksiyon
gelişebilir. Anormal gezici göz hareketleri, bulanık görme, faringeal
kaslarda koordinasyon bozukluğu ve solunum uyumsuzluğu görülür. Aşırı
motor aktivite extremitelerde kontrolsüz ani hareketlere veya
hareketsizliğe yol açar, nöbet benzeri aktivite olabilir. Semptomlar
genelde 24-48 saat devam eder. Kardiak disfonksiyon, pulmoner ödem,
pankreatit, kanama bozukluğu, deri nekrozu ve bazen ölüm Asya ve Afrika
akrep sokmasında görülebilir. Ancak Amerika akrep sokmasında bunlar
bildirilmemiştir.
Akrep sokmasının tanısı kliniktir. Bulgular başlangıçta belirsiz
olabilir. Özellikle çocuklar lokal ağrı ile gelebilir. Sendrom
ilerlediğinde, şiddetli vakalarda otonomik ve motor bulgular tanının
konmasını kolaylaştırır. Destek tedavi yapılır. Analjezik ve sedatifler
kullanılır. Centruroideus için antivenom vardir. keçi sütünden
üretilmiştir. Centruroideus antivenomu verilmesini takiben erken ve geç
allerjik reaksiyon ve serum hastalığı gelişebileceği için yalnızca
şiddetli vakalarda verilmelidir. Semptomlarm gerilemesi için 1-2 vial
yeterlidir. Antivenom verilmeden önce deri testi yapılmalıdır.
Ana Sayfa
|
HASTALIKLAR
AKCİĞER HASTALIKLARI
KARACİĞER HASTALIKLARI
KALP VE DAMAR HASTALIKLARI
MİDE HASTALIKLARI
BEYİN VE SİNİR HASTALIKLARI
KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI
GÖZ HASTALIKLARI
CİLT HASTALIKLARI
AĞIZ VE DİŞ HASTALIKLARI
EKLEM HASTALIKLARI
KADIN DOĞUM HASTALIKLARI
RUH HASTALIKLARI
KEMİK HASTALIKLARI
BAĞIRSAK VE ANÜS HASTALIKLARI
CİNSEL HASTALIKLAR
BESLENME HASTALIKLARI
KAN HASTALIKLARI
SOLUNUM HASTALIKLARI
BULAŞICI HASTALIKLAR
HORMON HASTALIKLARI
ERKEK HASTALIKLARI
KAS HASTALIKLARI
ÇOCUK HASTALIKLARI
BÖBREK VE İDRAR YOLLARI
HASTALIKLARI
İLKYARDIM
|